Ahmet Acaroğlu
DARAĞAÇLARINDA HÜZÜN ÇİÇEKLERİ  
Yayın Tarihi: 14 Eylül 2022, Çarşamba
Diğer Yazıları

Hüzünlü ağıtlarla gelir Eylüller. Sararıp solan yapraklar değildir sadece içimizi burkan. Düşen ilk yağmurlarla birlikte üşüten bir rüzgar ürpertir içimizi. İlkbahar ne kadar dinginse bütün renkleriyle, sonbahar bir o kadar yorgun, bir o kadar bedbindir. Sonbahar ayrılıkların mevsimidir. Her ayrılık bir vuslata gebedir aslında. Belki bu nedenle, en vurucu güfteler, en damar şarkılar Eylül patentlidir. Ressamların mevsimidir sonbahar. İstersen sen de aç şövaleni, al karşına tuvalini, gözyaşlarıyla karıştır paletindeki duyguları. İster Evren’e lanetini yükle fırçana, istersen gel beraber ağlayalım için için. 

Sabrına, metanetine güvenebiliyorsan sen deneyebilirsin bunu. Ama beni mecalsiz bırakıyor Eylüller. Darağaçlarından  yükselen ve arşı titreten sessiz çığlıklar kuşatıyor tüm benliğimi. Beyaz kanatlı kuşların öptüğü ve dualarla yıkanmış sabah ezanlarının şehadetlerine ağıtlar yaktığı o gencecik yiğitler geliyor rüyalarıma. Karanlık adamların, kara kalemleriyle kararttıkları ve çürüttükleri hayatların, o gül yüzlülerin mahşerdeki intikamının tanığı olsun bu yazı. Bu gençleri yakanların, ocaklarına ateş düşüren kararları verenlerin de ahiretleri zindan olsun. 

12 Eylül tarihimizde bir kara lekedir, demokrasiye vurulmuş bir darbedir. Emperyalistlerin amacı; kardeşi kardeşe düşürerek bir iç savaş çıkarmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini parçalayarak Türkleri Anadolu’dan söküp atmaktı.  Sağ sol, ülkücü devrimci, Alevi Sünni.. Herkes birbirine düşman edilmiş, hedef gözetmeden herkes birbirine ateş ediyor, herkes karşı taraftakini vatan hainliği ile suçluyordu. Binlerce insan, faili meçhul pusuların kahpe tuzaklarında birer birer, bazen de toplu halde katledildiler acımasızca. OHAL ilan edilmesine rağmen sivil iktidarın önleyemediği terör eylemleri  ve kanlı cinayetler ne hikmetse 12 Eylül sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin darbesiyle bir anda bıçak gibi kesilivermişti. Darbeyi yapan generaller için ABD ve CIA “bizim çocuklar bunlar.” diyordu. Yani; “ telaşa gerek yok.”  

Sonrasını biliyorsunuz. O apoletli çocukların emirleri demirleri kesti, işkencelere taş duvarlar, beton zeminler bile dayanamazken o gencecik ülkü devleri; “Vatanım, ha ekmeğini yemişim, ha uğrunda kurşun” diyerek kan tükürmüş, işkencede can vermiş yine de devletinden davacı olmamıştı. Ama zalimler bir sağdan, bir soldan diyerek adeta idam garantili sehpalar hazırlamışlar, vicdanlarının bozuk terazilerinde düzmece denge  kararlarıyla onlarca gencin hayatlarını söndürmüşlerdi. 

 Ben sağ sol ayırımı yapmadan söylüyorum bunları. Rutubetli zindanların, soğuk taş duvarların, insafsız ve merhametsiz postalların, imansız copların, havasız ve ışıksız odaların kodesinde kardeş oldular onlar. Hür vatan ve tam bağımsız Türkiye idealinin günahıyla sevabıyla, baş eğmez, diz çökmez kuvvacılarıydı o gençler. Metotları, stratejileri, mücadele metaforları, önerileri farklı da olsa davası için ölümlerle eğlenen tunç yürekli adamlardı. 

Her mevsim güzeldir de Eylül’lere katran döktü cuntacılar. Selalar mahzun, ezanlar yanıktı kuşluk vaktinde. Yağlı urganlar bile ürperdi o temiz bedenlere değdiğinde, sehpa paramparça oldu utancından. Turnalar tuttu matemini o garip anaların. Darağaçlarında  kefenlerin sarmaladığı o gencecik fidanlar, o sıcacık bedenlerdir içimi dağlayan. Kimler mi onlar, söylemezsem ihanet sayarım. Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu ve Selçuk Duracık. Her biri için destanlar yazılabilir. 

Bazılarınızın, sen sadece ülkücü şehitleri yazmışsın diye mırıldandığını duyar gibi oldum. Evet öyle yaptım. Çünkü sol ve devrimci cenah kendi ölülerini kutsamada zaten çok mahir. Onların ağıtlarına da gönlümde yer var. Ama onlar hiçbir yayınlarında ve etkinliklerinde ideolojik taassuplarından vazgeçip ülkücü ve milliyetçi şehitlerimizin hatıralarına saygı göstermiyor, isimlerini anmıyorlar. Hiç olmazsa vatanseverlerin tek bilek, tek yürek olduğu bu günlerde birbirimizi ayrıştırmayalım. Ben  denge sağlansın diye sadece unutulanları yazmaya çalıştım. Onları unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü unutmak ihanettir. 

Elbette kandırılmış, gizli servislerin maşası olmuş, suça bulaşmış gençler de vardı o yılların kaotik ortamında. Adil bir yargılamaya ve adaleti incitmeyecek kararlara kimsenin itirazı olamaz, eyvallah. Ama darbelerle demokrasiyi yok ederseniz, yargıyı işkencenin bir aparatı haline getirirseniz tarih sizin yüzünüze tükürür. İşkence bir insanlık suçudur. İşkence nedir biliyor musunuz? “İşkence; ademoğlundan ölümü bile esirgemektir.” diyor Ömer Lütfi Mete. Zalimler, binlerce gencimize yaşattılar bu acıları. O nedenle ben de her 12 Eylül geldiğinde “ Zalimler için, yaşasın cehennem !” diyorum. 

 

DİĞER YAZARLAR
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE BESLENME
ERCAN KERMAN
TRAFİK
Recep ÇINAR
Din ve Hayat!
NURAN İKİZ
İlle de Söğütlük mü?
Selçuk Duranlar
YEŞİL MUTABAKAT-2
Ahmet Acaroğlu
ŞİDDETİN  ANATOMİSİ 
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
“ÇİNGENE KIZI” MOZAİĞİ UYDURMASI/YAKIŞTIRMASI
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
Zafer Dereli
FAZLA MESAİ KARŞILIĞI BİRİKEN İZİNLERİMİ YURTDIŞINDA KULLANABİLİR MİYİM?
M. ENİS ŞENSEVER
Deniz BAYAV Atölyesi Resim Sergisi (3)
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Küçük Prens Kitabı ve Sözleri
Şükrü Akıllı
DOĞAYA SAHİP ÇIKMAK-KORUMAK BU MUDUR?
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
Numan Özgür METİN
SAKLI GÖL AĞVA ŞİLE GEZİ NOTLARIM
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Hüsnü Sarıgül
Suriyeliler denizde, Mehmetçik Suriye’de
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
ABDULLAH GÜRGÜN
İLHAN KOMAN SAGUSU
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Prof. Dr. Özer ERGÜN
Kurbanda Hijyen ve Gıda Güvenliği Niye Önemli?
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Levent Büdüş
SİS DAĞILINCA
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK