MUSTAFA ÇETİN
Muharrem orucunun kuralları
Yayın Tarihi: 05 Ağustos 2022, Cuma
Diğer Yazıları

Muharrem orucu kendine özgü kuralları olan bir ibadettir.

Bu kurallar kişiden kişiye ve yörelere göre bazı değişiklikler gösterse de genel kurallar bellidir.

Oruç denildiğinde kuşkusuz ilk akla gelen her türlü yemeden ve içmeden kesilmek ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır.

Bunlar üzerinde hiçbir ihtilafın olmadığı hususlardır.

Bununla birlikte Alevilerin orucunda bir de susuzluk olgusu vardır ki bu olgu Muharrem orucunu özel kılan unsurlardan biridir.

Muharrem orucu süresince Hz. İmam Hüseyin’in susuzluğuna hürmetten su içmemek çok önem verilen bir kuraldır.

Oruç süresince su içmemek suretiyle İmam Hüseyin ve diğer Kerbela Şehitlerinin susuzluğuna ortak olmak, onların acısını hissetmek amaçlanmıştır.

Bununla birlikte 12 gün boyunca su içmeden durmak insan sağlığı açısından sakıncalı durumlara yol açabilir.

Unutulmamalıdır ki dinde zorlaştırma değil kolaylaştırma esastır. Nitekim Taha suresinin 2. Ayetinde belirtildiği üzere; Yüce Allah kulları için zorluk değil kolaylık ister. Bu nedenle vücudun ihtiyaç duyduğu suyu değişik yollarla da olsa karşılamak şarttır.

Oruç tutan can, saf su içmese bile sulu yiyeceklerle vücudun su ihtiyacını gidermelidir.

Hiçbir ibadet insanın sağlığından önemli değildir. Tersine ibadetler insan sağlığını düzelterek ve gözeterek yapıldığında gerçek ibadet olma vasfına sahip olurlar. Bu nedenle insan sağlığı bakımından gerekli olan gıdaları almak ibadetin makbul olması için şarttır. Aksini düşünmek, kişinin kendi kendine boş yere eziyet etmesi demek olacaktır.

Bu hususta Yüce Peygamberimizin “Müjdeleyin, nefret etmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın” sözü hatırdan çıkartılmamalıdır.

Nitekim dince oruç tutmaması gerekenler dikkate alındığında, dinde kolaylığın önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Hasta olanlar, anne olup süt emzirenler, hamile olanlar ve ülkemizin sınırlarını koruyan görevdeki askerler oruç tutmamalıdır. Adet dönemindeki kadınların ise oruç tutup tutmayacakları ihtilaflıdır. Ancak adetli olmak bir kirlilik değildir, insan neslinin devamı için gerekli olan doğal bir olaydır. Bu durumdaki kadınlar kendilerini hasta ve bitkin hissetmiyorlarsa oruçlarını tutabilirler.

Bütün ibadetlerde olduğu gibi oruç ibadetinde de içtenlik temel kuraldır. İçtenliğin sağlanabilmesi de zorlaştırmayla değil ancak kolaylaştırmayla mümkündür. Unutulmamalıdır ki Alevi inancı şekilcilikten ve kalıplardan yana değildir. Asıl olan manevi derinliğe ulaşarak özü yakalamaktır.

Muharrem orucu ve matemdeki öz Hz. İmam Hüseyin ve diğer Kerbela şehitlerinin acılarının, sıkıntılarının ve çektikleri susuzluğun yüreğimizde ve beynimizde hissedilmesidir..

Bunu hissetmek bir takım şekillerle ve katlanılması güç kurallarla olmaz. Kerbela Şehitlerinin acısını hissetmek onları büyük bir aşkla severek olur. Onları ve onların yaşamını hayatımıza egemen kılarak olur. Her türlü zulme ve tüm zalimlere karşı çıkıp mazlumların safına geçerek olur.

Hz. İmam Hüseyin ve Kerbela Şehitlerinin davası insanlık davasıdır. İnsanca, korkusuzca ve şerefle yaşamanın davasıdır. İşte bu gerçekleri anlamak ve kavramak, Muharrem orucunun ve matemin özünü keşfetmek demektir.

Bu ayda her zaman olduğu gibi insan olmanın kemaletiyle özümüzü dara çekip iç dünyamızı sorgulamalıyız.

İmam Hüseyin gibi mi yoksa lanetlenmiş soy olarak Kuran’da geçen zalim yezit gibi mi yaşayalım. İçimizdeki yeziti adam etmeden dışımızdaki yezite lanet etmek veya okumak kişiye ne kazandırır ki? Ne mutlu bu bilinçle oruç tutan canlara. Ne mutlu Şehitler Şahı İmam Hüseyin’in yoluna gönül verenlere. Ne mutlu Hüseyin’i hayat yaşayanlara.

 

Muharrem orucu boyunca düğün, nişan, sünnet ve benzeri eğlenceler yapılmaz. Can incitilmez, kan akıtılmaz, etyenmez. Çünkü bu matem Kerbela Şehitlerine hürmeten tutulan bir matemdir. Onların acı çektiği, sıkıntılara maruz kaldığı bir ayda, eğlence yapmak, kan akıtmak, can incitmek matemin mantığına aykırıdır.

Muharrem orucu boyunca yıkanmamak, tıraş olmamak, elbise değiştirmemek günümüz koşullarında ve kent yaşamında katlanılması imkansız sorunlara yol açmaktadır. Yıkanmadan, tıraş olmadan çalışmak ve toplumsal yaşama katılmak telafisi güç zararlara neden olacaktır. Bir Alevi memurun tıraş olmadan, yıkanmadan ve elbise değiştirmeden işine devam edebilmesi mümkün değildir.

Bunlar olmazsa olmaz kurallar olarak görülmemelidir.

Bunlara katılıp veya takılıp kalmak şekil ve kalıba hapsolmak demektir. Oruç ve matemdeki özü kavrayamamak demektir. Bizler Aleviler olarak ibadetlerdeki Batıni-içsel yönü anlayarak ibadet ediyoruz. Şekil ve şölenlerden sıyrılarak manevi derinliğin hazzını tadıyoruz. Aşkla, huzur ve mutlulukla Yüce Tanrı’nın rızası için oruç tutuyoruz. Ne mutlu ibadet ederek huzura kavuşanlara. Ne mutlu Ehl-i Beyt sevdalılarına. Ne mutlu Hak Muhammed Ali sevgisini yüreklerinde duyanlara.

Yüce Allah yaptığımız tüm ibadetleri kabul eylesin. İbadetlerimiz Ulu Dergahı İzzetinde kabul olsun. Tüm Ehl-i Beyt ulularının himmetleri üzerinize olsun.(Allah Allah ).

 

Allah cemi cümlemizi anlayışlı kullarından eylesin. Bizleri Kuran’ın ve Ehl-i Beyt’in aydınlık yolundan ayırmasın.

Hak ehli Hakka uyandır.

Amin.

 

MERSİYE

 

Çıkıp dört köşeyi seyran eyleyen

Yarenlerin bende İmam Hüseyin

Hak için canını kurban eyleyen

Yarenlerin bende İmam Hüseyin

 

Müminlerin bade sunar elinde

Ölsem gerek arzum kaldı yolunda

Şehit düştüm Kerbela’nın çölünde

Yarenlerin bende İmam Hüseyin

 

Müminlerin gül bengini çekiyor

Aşk ateşi bu sinemi yakıyor

Daha kanın ılgıt ılgıt akıyor

Yarenlerin bende İmam Hüseyin

 

Kalbimin aynası gözümün yazısı

El aman dergahtan yat etme bizi

Her demde baş verir gerçekler özü

Yarenlerin bende İmam Hüseyin

 

Hel eta şanında okunur ayet

Lanazınsın kul hüvallahü ehad

Cümlemizi mahrum etme ta ebet

Yarenlerin bende İmam Hüseyin

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
TEMSİL UYGULAMALARI
Zafer Dereli
EMEKLİLİK TALEBİNDEN  NE ZAMANA KADAR  VAZGEÇİLEBİLİR?
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK