Şükrü Akıllı
EKONOMİ Mİ? ÇEVRE Mİ?
Yayın Tarihi: 06 Haziran 2022, Pazartesi
Diğer Yazıları

Dün 5 Haziran  DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ idi. Dünyada olduğu gibi Ülkemizde de  çeşitli kutlamalar, Çevre etkinlikleri, kutlama programları, Toplantı ve yürüyüşler yapıldı. Çevreyi dün hatırladık ama yarın yine unutacağız. Hor kullanmaya, kirletmeye, katletmeye devam edeceğiz. Yaşadığımız süreçte bu gerçek hiç değişmedi çünkü.

 

Dünya çevre günü şüphesiz mavi gezegenimizi tehdit eden, en büyük çevresel sorunlara dikkat çekmek için  önemli bir gün. Doğal kaynakların giderek azaldığı ve dünyanın pek çok bölgesinde  çevre kirliliğinin büyük sorun teşkil ettiği günümüzde doğayı ve çevreyi yeterince koruduğumuzu,  sahip çıktığımızı söyleye bilir miyiz?

Kurucusu olduğum ve Başkanlığını yaptığım Çevre Derneğimizin Dünya çevre günü dolayısıyla  etkinliklerde bulunmak, Çevre ile ilgili konuşmalar yapmak, Halkla birlikte bir program düzenlemek istedik. İçinde bulunduğumuz Ekonomik sıkıntılardan oldukça muzdarip insanlarımızın bu konuya nasıl bakacaklarını araştırdık. Katılımın çok düşük olacağı kanısı ile program yapmaktan üzülmemize rağmen vaz geçtik. Anlaşılan Ekonomi Çevrenin önüne geçmiş.

Araştırmacı kimliğimle konuyu biraz daha sorgulamak istedim. Aldım not defterimi, çıktım sokağa. Bir yerlere ulaşmak için yürüyenlere, Parkta oturanlara, Markette, pazarda alışveriş yapanlara, duraklarda araç bekleyenlere, İnşaatta çalışanlara, Sınava yetişmek üzere heyecanlı olduklarını gördüğüm Üniversite gençlerine, Hastanelerde tedavi için bekleyenlere, kadınlarımıza, kamu kurumlarında çalışanlara kısacası toplumun her kesiminden insanlara;

                Bu gün dünya çevre günü olduğunu biliyor musunuz? Çevre  mi? Ekonomi mi? neler söylemek istersiniz? Sorusunu yönelttim. Aldığım cevaplar ilginç.

                -Ekonomik sıkıntılar, her gün  yapılan zamlar, enflasyon aldı başını gidiyor,dur diyen yok. aldığımız ücret ve maaşların yetersizliği karşısında çevreyi düşünen mi var Allah aşkına.

                -Kuru ekmek yiyenin tok zannedildiği, Temel gıda maddelerinin her gün zamlandığı, Çocuk mamalarına, süte bile alarm takıldığı, boş baklava yapılmaya başlandığı bir ülkede ne çevre gününü ne de çevreyi düşünecek halimiz mi var.

                - 5 Haziranın Dünya çevre günü olduğunu biliyorum ama, Toplum olarak çevremize sahip çıkmıyoruz, kirletiyoruz, hor görüyoruz, yaptırım ve ceza yok, eğitim yetersiz, Devletin de çiddi çalışmalarını göremiyoruz. Çevre çok önemli ama bu gün için Ekonomi ön planda.

                 - Öğrenciyiz sınavdan sonra evime gidebilmem için araca binmem lazım ama param yok. Oto stop yapacağım. Maddi sıkıntıları olan bir toplum çevreye nasıl katkı verebilir!

                 - Bizi yönetenlerin lüks şatafat içinde yaşamayı, savurganlığı bırakıp, Dürüstçe yönetim sergilemeleri gerekir. Halk artık zamlardan, ekonomik çıkmazlardan yoruldu.  Halkımız geçim derdinde , Çevreyi düşünen kaldı mı?

                 -Halk çevresine sahip çıkmaya çalışsa da ilgili Bakanlıklar çıkmıyor. Rant uğruna çevre katli için ruhsat veriyorlar. Doğa talan ediliyor, ormanlar yok ediliyor. Çevre bilinci yeterince oluşmadı.

 

Halkın düşünceleri bu yönde.  İnsanlarmızın bu değerlendirmelerinden aldığım  güçle , 43 yıl önce Edirne’de ilk defa 5 Haziran Dünya çevre günü programını kurumsal olarak düzenleyen, Çevre konusunda mücadele veren, defalarca dilimin döndüğünce Çevre konusunda yazan biri olarak benim de elbette bu gün çevre ile ilgili yazacağım konular var.

 

Arşivime bir göz gezdirdim. 30 yıl önce bu köşemde” Bu gün ülkemiz koşullarında yerel  ve genel mahiyette çevre sorunlarından rahatsız olmayan, şikayetçi olmayan tek kişi yoktur. Buna rağmen çevre konusunda yapılması gerekenleri, Sağlıklı ve düzenli bir çevre oluşturulması, toplumun tüm kesimlerinin çevre konusunda bilinçlendirilmesi, Ulusal  çevre eylem planının Yasal ve kurumsal düzenlemelerle hayata geçirilmesinden söz etmek ne yazık ki mümkün değildir” demişim.

 

Yıllar geçmiş değişen bir şey var mı?  Söz de yok. Birleşmiş Milletler örgütünün araştırmalarına göre dünyamız 8 milyon 700 bin canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Bu kadar canlı  arasında çevreyi kirleten sadece insan. Bu acı gerçek değişmedi değişmeyecek. Bunun yanı sıra ülkemizde Ormanları korumakla görevli Bakanlık ciğerlerimiz diye nitelendirdiğimiz dağlarda, asırlık ormanlarımızın katledilmesi için rant uğruna maden arama izini veriyor.  Bu da başka bir acı gerçek.

 

Adında çevre olan bir başka Bakanlık; Bölgelerin doğal kaynaklarını, hayvan ve bitki varlığını, doğal yaşam alanlarını, koruma bölgelerini, Tarım orman alanlarını, arkeolojik vazgeçilmez sit alanlarını kısaca Bölgenin ekolojik dengesini koruyan, sürdürülebilir olan ve koruma-kullanma dengesini gözetmeyen çevre düzen planlarını onuyor. Doğrudan imar plan  tadilatlarını yapabiliyor. Bazı belediye meclislerince bilinçsizce alınan meclis kararları ile Kamu yararı taleplerini, toplumsal bir ihtiyaçtan ziyade yeni rant alanları yaratmaya ve mevcut hukuksuzlukları örtmeye dönük  projeleri onaylayabiliyor. Halbuki, Rantın ön planda tutulduğu bu tip projeler her zaman ekoloji ile çatışmaya mahkumdur.

 

Şu hususa da vurgu yapmadan geçemeyeceğim. Toplumlar zenginleştikçe  çevrenin korunmasına atfedilen önem artmaktadır. Gelişmiş ülkelerde  çevre kirlenmesini önlemek için gelirinin bir kısmını veririm, Çevre için ek vergi öderim diyenlerin oranı %83 tür. Ülkemizde bu oran  oldukça düşüktür. Çevre kuruluşlarına üye olanlar % 1,2 dir. Türkiye 55 ülke arasında sondan dördüncüdür.  Bu durumda çevre örgütlerinin mücadeledeki başarısı da  sınırlı oluyor..

 

 

 Daha sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre,  temennisiyle, Ekolojik ilke ve haklara yönelik bir Anayasaya ihtiyaç olduğunu, Ulusal su kanunun bir an önce çıkarılmasını, ÇED süreçlerinin demokratikleştirilmesini, SED(Sosyal etki değerlendirilmelerinin) başlatılmasını, ÇED raporlarının siyasi baskılarla değiştirilmemesini, Nükleer santralların kanayan bir yara olmaktan çıkarılmasını ve Büyük Önder M.Kemal ATATÜRK’ün şu sözünü de hatırlatmak isterim.

                     “SAĞLIKLI YAŞAM SAĞLIKLI ÇEVRE İLE OLUR”

                     Bunun için ne yaptığımızı, ne yapacağımızı ciddi olarak düşünmeliyiz.

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
İNSANLIĞIN RUHSAL KIŞI
Ahmet Acaroğlu
KİM  ÖĞRETTİ  ALFABEYİ ? 
Recep ÇINAR
Devlet Adamlarına Öğütler!
Zafer Dereli
FİİLEN ÜST KADROLARIN GÖREVİNİN YAPILMASI O KADROYA SINAVSIZ ATANMA HAKKI VERİR Mİ?
Selçuk Duranlar
KRUVAZİYER TURİZM VE FERİBOT İŞLETMECİLİĞİ
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
EMZİRME DÖNEMİNDE ZAYIFLAMAK MÜMKÜN MÜ?
NURAN İKİZ
CEP TELEFONLARINA ARAÇ MODU KONMALI
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
  DAVA ADAMI OLMAK-ROMAN DAVASI
Şükrü Akıllı
DOĞAYA SAHİP ÇIKMAK-KORUMAK BU MUDUR?
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Oz Büyücüsü Filminin Anlattıkları
Numan Özgür METİN
SAKLI GÖL AĞVA ŞİLE GEZİ NOTLARIM
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Deniz BAYAV Atölyesi Resim Sergisi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Hüsnü Sarıgül
Suriyeliler denizde, Mehmetçik Suriye’de
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
ABDULLAH GÜRGÜN
İLHAN KOMAN SAGUSU
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Prof. Dr. Özer ERGÜN
Kurbanda Hijyen ve Gıda Güvenliği Niye Önemli?
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Levent Büdüş
SİS DAĞILINCA
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK