M. ENİS ŞENSEVER
"Göç" konulu karma sergi ve düşündürdükleri (1)
Yayın Tarihi: 24 Mayıs 2022, Salı
Diğer Yazıları

   Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından 13 / 21 Mayıs 2022 tarihleri arasında GÖÇ konulu Ulusal Karma Sergisi düzenlenmiştir. Fakültenin tarihi tren garı binasında, Fuaye Galerisinde açılan serginin Küratörlüğünü – sergi düzenleyiciliğini Fakülte Dekanımız sayın Prof. Melihat TÜZÜN hocamız tarafından gerçekleştirilmiştir. Kendisini kutluyoruz ve tebrik ediyoruz. Sergi Afişi ve katılım belgelerinin de siyah – beyaz olarak tasarlanmış olması, hatta GÖÇ yazısının tramlarla, silik ve flu ( tramların getirdiği grilik ve belirsizlik)  olarak yaşamın gerçekliklerinin dramatik boyutu renksiz biçimde yansımış ve yansıtılmış olması vurgu olarak da iyi düşünülmüş. Anlatım olarak da grafiksel kurguyla oldukça bütünleşmiş olduğunu söyleyebilirim. Katılım belgelerinin zarfı da çok şık olmuş. Zarf da kullanılan mor renk de çok anlamlı geldi. Mor renk, akıl ve duyguların birlikteliğini ifade eder. Felsefi boyutu ile de ruhsal aydınlanmada dikkat çeker. Lüks hayattan kasıt benim kavradığım zenginlik, asaletini romantik ve tutkusallığından almasıdır. Tutku ile bağlı olduğum bir yurdum var. Yurdum insanının sanatsal olarak ele aldığı her konuda en hümanist bakışla ürettiğine eminim.

      31 sanatçının katılımı ile sorunsala olan yaklaşımları içerik ile uyumlu ve bütünlük içinde olduğu da gözlemleniyor. Yorumların çağrışımlarını da sanat izleyicisinin algısına bırakalım.  Belirtmek gerekirse, kimi marjinal – uçlarda gezinen çıkışlarla insiyatifler adı altında ajite edici tutumlardan kaçınılmış olması da bir olgunluk göstergesi olarak duruyor. Ajitasyon yada kışkırtma, belki dikkat çekici olabiliyor. Ancak ters tepebildiği de bir gerçek. Toplumsal hafızada politik olgunluk esas olmalıdır diye düşünüyorum. Sanatta güzel kavramı olumsuzlukları da estetik olarak yansıtabilmekten geçer. Yine de GÖÇ olgusu, oldukça politik bir söylemi içerdiği için çok dağıtmaksızın zorunlu değinmelere de yer vereceğim. Sergi açılışında Solo Viyolonsel Resitali sunan genç yetenek Ece DİKBIYIK kızımızı da canı gönülden kutluyorum.

 

      Yıllar önce ‘’ Toplumsal bir sorun olarak Göç’’ başlıklı yazım yerel basında yayınlanmıştı.

 ( Yenigün Gazetesi - 21. 06. 2010) Giriş cümlemde ‘’ sosyoekonomik, sosyokültürel ve sosyopolitik bağlamda toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi boyutlarıyla göç kavramı, kaotik bir olgudur’’ ifadesine yer vermişim. Yazımın gelişiminden alıntılarla bu yazıma devam ediyorum. İnsanlık tarihinin en başından buyana yerleşik olmayan avcı toplayıcı dönemlerden günümüze değin, genel anlamda travmatik, ruhsal bir durumun toplumsal uzantılarını kapsadığından, bu sergi dolayısıyla bu başlıktan farklı bir yazı olmayacak.

      Göç olgusunun öznesi insandır. Yeryüzünde var olma mücadelesi sonucu olarak çoğu kez göçü başlatan kendisi olmamıştır. Orta Asya da kuraklık ve iklim değişikliği sonucu başlayan göç, yüzyıllar sürmüştür. Doğuda Mançurya ve Okyanus ile sınırlı olup kuzeyde tunduralar ve soğuk iklim. Batıya doğru büyük göçü tetiklemiştir. Tabi Cengiz Han faktörünüde unutmayalım. Coğrafi ve iklime bağlı doğal afetlerle gelişen kıtlık ve yaşam döngüsünü etkileyen olaylar karşısında terk etme olgusu olarak karşımıza çıkabildiği gibi, toplumlar arası erk sorunu olarak, siyasi ve ekonomik ilişkiler, en önemli nedenlerin başını çeker. Herhalde bu ikinci neden, zorunluluk ve dayatmanın getirdiği siyasi baskıların sonucu savaş gibi çatışma ortamlarından kaçış, göç adını verdiğimiz kitlesel hareketliliğe yol açar. Bu bir mecburiyetse burada bir keyfiyet söz konusu değildir. Savaşın getirdiği ekonomik yıkım ve sosyal çöküşün sarmalında yersiz yurtsuz kalmış olmak, ne olacağı belli olmayan ve göçe maruz kalan kitlelerin akıbetlerinin, kaderlerinin kendi ellerinde olmayan mecburiyete bağlı savrulmanın sonucu, düzensiz bir yaşama itilmiş olmanın trajik tablosu olarak göç. Bir insanın yaşayabileceği en dramatik en olumsuz durumun adıdır göç.

Göç nedir diye baktığımızda bir tanımlama yapılacaksa, literatür olarak, ekonomik, iktisadi,dini ve sosyal – toplumsal, siyasi sebeplerden dolayı  bireylerin, insan topluluklarının tamamının yada bir bölümünün yerleşik olduğu bir iskan ünitesinden bir başkasına yerleşmek amacıyla yaptıkları coğrafi yer değiştirme hareketidir. Hatta bu yer değiştirmenin bir ülkeden başka ülkelere acımasız koşullarda can verme pahasına gerçekleşiyor olması en çarpıcı örneğidir. Yoksa ekonomik koşullarla aynı ülke içinde örneğin bizde olduğu gibi mevsimlik işçi olarak ailesiyle belli süreler içinde başka illere taşınmış olması yada Yörük olarak adlandırdığımız Türkmenlerin hayvancılığa bağlı kışı ovada yaz aylarını da yaylada geçirmiş olmaları da bu yazının konusu olabilirdi. Ancak bu, toplumsal olaylar karşısında yaşanan hadiseler sonucu değil, isteyerek yapılan göçtür. Sadece ekonomik nedenler geçerlidir. Sosyolojik olarak insan psikolojisini de alt üst eden bu durum karşısında zorlanan insan toplulukları, toplu kıyımlara da maruz kaldığı için vahşete dönüşen bu göçün çocuksu yanı yoktur. Burada hiç kimse emekli olunca deniz kenarında bir yere taşınmaktan bahsetmiyor. Göç kavramı böyle bir olgu değil çünkü. Göç, özü itibariyle  politik bir kavramdır. Yakın geçmişten bu güne örnekler vererek yazının sınırlandırılmasından yanayım.

     Bölgemizde yaşanan çatışmaların 100 öncesinin hesaplaşmalarının emperyalist işgallerin bitmediğini gösteriyor. Bizim için batının hafızasında unutamadığı bir SEVRE planı canlılığını korumaktadır.  Göç ile savaş, 20 yy ın en can alıcı konusudur. Öncelikle Osmanlı İmparatorluğunun 19 yy ın sonlarında yaşadığı sorunlar ve 1912 -1913 de yaşanan birinci ve ikinci Balkan savaşları. Balkanlarda ki en büyük yenilgisi. 500 yıllık egemenliğin 5 ayda yitirilmesi diye tanımlanan Balkan bozgunu. Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ Kırallıklarından oluşan Balkan birliği karşısında alınan hazin sonuç. 1789 Fransız devriminin getirdiği uluslaşma kavramı.  1911 de Trablusgarp savaşının yaşanması. Sırbistan ın Almanya dan aldığı silahları Selanik limanından kayıtsızca geçirmesi. Osmanlının  kapitülasyonlara bağlı ekonomik çöküşü ve idari zaafları. İttihat ve Terakki Fırkası ile Hürriyet ve İtilaf Fırkasının ordu içinde siyasi hizipleşmesi, birliklerin yanlış sevk ve idare edilmesiyle gelen yenilgi. Yüzbinlerce askerin ve kaçarken yollarda telef olan sivillerin ölümüne yol açmıştır. Balkan harbi ile gelen göç. Benim ailemde bu göçlerle Bulgaristan dan ( Razgrat) gelmişler. Perişan dağılmış evini toprağını bırakıp kaçan, hiçbirşeysiz ortada kalmış insanlar. Dedem İstanbul da kapalı çarşıda terlikçilik yaparak tutunmaya çalışıyor.Karagümrük de Neslişah Sultan mahallesine sığınmışlar ilkin.Çingene mahallesi. Namı değer Sulukule. Hikaye uzun. Babam ölünceye kadar hiç konuşmadı, sorsanızda anlatmadı, dedemde, yara büyük olunca ağızları bıçak bile açmadı. (DEVAM EDECEK)

   

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
TEMSİL UYGULAMALARI
Zafer Dereli
EMEKLİLİK TALEBİNDEN  NE ZAMANA KADAR  VAZGEÇİLEBİLİR?
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK