M. ENİS ŞENSEVER
Atölye Resim Sergisi (1)
Yayın Tarihi: 09 Mayıs 2022, Pazartesi
Diğer Yazıları

Pandemi sonrası diyebileceğimiz sergilerden birisiyle daha yüz yüzeyiz. 27 Mart 2022 tarihinden itibaren toplu ulaşım ve sağlık kuruluşları dışında maske zorunluluğu uygulamasına son verildi. Eğitim ve öğretim ortamlarında da zorunlu olmaktan çıktı. Daha keyifli izlencelere merhaba demenin keyfini yaşayacağımız için sevinçliyiz. İki yıl süren kısıtlamanın ardından artık çalışma ve üretim ortamlarında kaygılarımızdan arınmış olarak işimize yoğunlaşmanın zamanlarına giriyoruz. . Tüm meslektaşlarımıza, sanatçı ve eğitimci dostlara, öğrencilerimize, olmazsa olmazımız sanat tüketicisi izleyicilerimize selam olsun.

İnşallah bir daha geri dönmeyiz. Bundan sonra da bu cümleleri de hiç kullanmayalım.

       Sayın Doç.Dr. Figen GİRGİN ve Doç. Dr. Mehtap KODAMAN hocalarımızın birlikte oluşturdukları 3. Sınıf Atölye öğrenci sergisi Trakya Üniversitesinin kuruluşunun 40. Yılı kapsamında 19 – 29 Nisan 2022 tarihleri arasında Eğitim Fakültesi Mehmet Akif Ersoy Eğitim binası Fuaye Salonunda gerçekleştirildi. Atölye sergileri çok önemli bir işleve sahiptir. Okul ortamında gerçekleşen çalışmaların sergilenmesi, bir sürecin paylaşılması, gelişimin devamlılığı yanı sıra özgün atölye anlayışının da yansıması, bir ekol ve gelenek olarak çok önemli bir adımı oluşturmaktadır. Hocalar ve öğrencileri bir misyonun aktarımı olarak tarihsel süreç de bir çizginin sanat anlayışının da oluşumu için önemlidir. Örneğin hocam Neşet GÜNAL’ı  plastik açıdan renkçi Venedik ekolünün yanında Desenin ağır bastığı Florensa ekolüne kadar götürebiliriz.  Örgün eğitimin yanı sıra ünlü sanatçı hocaların atölyelerinde eğitim almak da bu nedenle çok önem kazanmış bir olgudur. Burada kişilik gelişimi de ayrı bir önem taşır. Hoca geleneği adına bir birini taklit eden çalışmalardan bahsetmiyorum.  Maniyer olmakla ( Takipçisi, ardılı olmak) özgün kişiliği içinde usta ekol disiplininde yansımalarının olması ayrı şeylerdir. Ardıl olmak da çok önemlidir. Fakat ustalık düzeyine varılmadığı zaman çok kötü taklitleri olarak kalınır ki, biz bunu da kabul etmiyoruz. Virtuozite – ustalık çok önemlidir. Master unvanına sahip olmak sanatta yeterlilik adına önemli bir paye olduğunu da belirtelim.  İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi girişli bir öğrenci olarak bizler atölye geleneğinin son temsilcileriyiz.  Usta çırak denilen bir eğitimin tanığı olduk.

       Tabi sanat eğitimi veren kurumlar ile sanat eğitimi bilimi, sanat eğitimcisi yetiştiren kurumlar çok farklıdır. Formasyonu sanatçı yetiştirmek olan Atölye geleneği ile sanat eğitimcisi yetiştiren kurumlar arasında ortak özellikleri, bu gün adı Görsel Sanatlar Öğretmenliği olan eğitim sisteminde uygulama atölyeleri içinde yine Ana Sanat Atölyelerinde  resim çalışmalarının yapılmasıdır.  Farkı, öğretmen yetiştiren kurumlarda sanat eğitimcisi olarak öğretmenlik formasyonuna dayalı bir eğitim programını içermesidir. Ancak sanatın uygulama alanları içinde usta eğitimcinin de sanatsal nosyonunun mutlaka olması gerekmektedir. 1981 yılında Üniversitelerimizin yeni düzenlemelerine kadar, Sanayi i Nefise den Güzel Sanatlar Akademisine, Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu dahil sanat formasyonu, başta Gazi Eğitim Enstitüsü olmak üzere Sanat Eğitimcisi yetiştiren Eğitim Enstitüleri öne çıkmaktadır. Gazi Eğitim dede Atölyelerinde hoca anlayışının geliştiğini görmekteyiz. Zaten Ankaralı sanatçılar geleneğini de İstanbul dan görevli olarak gelen hocalardan oluşturmuştur.

    Cumhuriyet tarihimizin başlarında ilk bağımsız sanatçı atölyesi ve ustaların fikir alış verişinde bulundukları atölye anlayışına örnek olarak Şişli Atölyesini verebiliriz. Türk resim tarihinde toplumsal yada sosyal konuların eğilimine ve teknik olarak çok figürlü kompozisyon çözümlemelerinin başladığı önemli bir dönüm noktasıdır. Mehmet Ruhi AREL, Ali CEMAL, İbrahim ÇALLI, Hikmet ONAT, Sami YETİK, Ali Sami BOYAR, Mehmet Ali LAGA gibi usta sanatçılar bu atölyede yer almışlardır. Bunun uzantısı yada karşılıklı yansıması Sanayi i Nefise de ( Akademide)devam eder. Gerçekte Akademi demek hoca atölyesi demektir. Leopold LEVY ( Resim) Salvatore VALERİ ( Yağlı boya Resim) J. Warnia ZARZECKİ ( Desen) Osgan Efendi ( Heykel). İlk atölye geleneğini başlatan hocalardır. 1981 yılına gelindiğinde son atölye hocaları olarak, Adnan ÇOKER, Devrim ERBİL, Neşet GÜNAL ( Sonra Neş’e ERDOK), Özdemir ALTAN, Dinçer ERİMEZ görev yapmışlardır. Her atölyenin öne çıkan çizgisi vardı. Desenin ağır bastığı, figüratif resim geleneğinin takipçisi olarak  Neşet GÜNAL Atölyesi, Soyuta giden, konstrüktif yapısalcı, süprematist Adnan ÇOKER Atölyesi, Kavramsal sanatın öne çıktığı Özdemir ALTAN atölyelerini söyleyebiliriz. Atölye hocalığı sadece resmin, heykelin vb genel geçer plastik öğelerini kullanabilme becerisi yanı sıra sanat felsefesi açısından da öğreti oluşturan ortamlardır. Hani şu Rahle i tedrisat dediğimiz türden yani. ( Birinin bilgisi ve görgüsü altında alınan eğitim) Dolayısıyla Atölye Sergisi denilince bizi çok başka yerlere çeken bir kavramla karşı karşıya olduğumuz gerçeğidir. Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde 1996 yılında açılan Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim – İş Öğretmenliği AD da bizlerin çalıştığı yıllarda Atölye sergileri seyrek ve kısıtlı imkanlarda açıldı. Ancak 4. Sınıf Atölye derslerine girdiğim için mezuniyet sergilerimizde öğrencilerime verdiğim mezuniyet projesi, bitirme ödevi çalışmaları ile bu farkı görebiliyorduk. Yinede geleneksel hoca atölye sergisi pek denemez. (devamı yarın)

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
TEMSİL UYGULAMALARI
Zafer Dereli
EMEKLİLİK TALEBİNDEN  NE ZAMANA KADAR  VAZGEÇİLEBİLİR?
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK