TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
8 Nisan Dünya Romanlar Günü
Yayın Tarihi: 12 Nisan 2022, Salı
Diğer Yazıları

Geçen hafta Cuma günü 8 Nisan dünya Romanlar Günü idi. İzmir başta olmak üzere bazı illerde Romanlar günü etkinliği düzenlendi. Kimi belediyeler sazlı sözlü Roman eğlenceleri düzenledi, bizim insanımız Romanlar (Çingeneler) bol bol göbek attı, evlerinde yoksulluk ortamında kaldı. 11 Yıl içinde bulunduğum Roman sivil topluma veda etmeme rağmen Çingene/Roman kültürünün bir parçası olarak  8 Nisan dünya Roman Günü nedeniyle Trakya Üniversitesi Türkan Sabancı Kültür Merkezinde Roman yurttaşlarımızın tarihsel boyutunu fotoğraflarla anlatan sosyokültürel farklılığını, unutulmaya yüz tutan mesleklerinin eski meslek ürünlerini,  Çingene/Romanlar hakkında çıkan bazı dergi, kitaplardan oluşan bir sergi açtım

8 Nisan Romanlar Günü Etkinliği: ROMANLAR Tarih, Kültür, Sağlık ve Çalışma Yaşamı”

Türkiye’de demokratikleşme paketi kapsamında 2014 yılında Trakya Üniversitesi bünyesinde açılan Roman Enstitüsü,  Roman yurttaşlarımızın sorunları akademik çalışmalarla desteklenip, çözüm yolları üretilmesi planlandı. Siyasi konjektür gereği Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 8 Nisan Romanlar Günü’nün resmi kutlanması gereken günlere dahil edilmesi süreci biraz daha hızlandırdı.  Trakya Üniversitesi rektörümüz Erhan Tabakoğlu’nun bu günü sahiplendiğini gösteren “8 Nisan Romanlar Günü Etkinliği: ROMANLAR Tarih, Kültür, Sağlık ve Çalışma Yaşamı” adlı panel internet üzerinden canlı yayınlandı. Canlı yayına katılan akademisyenlerin Roman sorunlarına ilişkin çalışmalarını değerli bulmaktayım.  Ancak benim için ayrı ve farklı bir değere sahip olan Akdeniz Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Suat Kolukırık idi. Canlı yayın yapıldığı gün ve saatte T.Ü Türkan Sabancı Kültür Merkezinde bireysel çalışmam olan ve Roman yurttaşlarımızı konu alan “ÖNCE İNSAN” adlı sergimin olması nedeniyle yayını sonradan izleme olanağı buldum. Canlı yayın bana göre gerçeklere ışık tutan, bugüne kadar kapalı kapılar arkasında kalan gerçekler konuşuldu, siyasetten ve popülizmden uzaktı. Akademisyenlere de yakışan budur. Üniversite rektörümüz Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, canlı bağlantılı yayında: “Roman meselesi önemli bir mesele, tartışılması, daha çok düşünülmesi gereken bir mesele. Aslında sosyal,  dezavantajlı gruplar adı altında irdelenmesi gereken bir mesele. Biliyorsunuz çatlaklardan elini sokup ayırmak isteyen kötü niyetlilerinde olduğu bir ortamda bizim insanımız, mahallelimiz, milletimiz, böyle daha sıcak bakarak, ayrıştırmaya sebep vermeden ama daha çok artan etkinliklerle, daha çok faaliyetlerle, özellikle hedefe yönelik faaliyetlerle bir arada olmak istiyoruz. Önemli bir mesele, daha çok tartışılması, düşünülmesi gereken bir mesele, birazda sosyal bir sorun, dezavantajlı gruplar altında irdelenmesi gerekir. Her türlü kültürün, geleneğin değerli olduğunu bunların nasıl kıymetlendirileceğini düşünerek hareket ettiğimizde daha çok bilimsel düşünerek hareket edeceğimiz bir konu. Öğretilmiş çaresizliğin içinde nasıl entegre edilebilir, ne tür daha projeler başarılı olacak. Özellikle çocuklar, bizim geleceğimiz olan çocuklar konusunda neler yapılabilir. Biraz daha yukarıdan bakan bilimsel yaklaşan popülizmden uzak daha çok sonuç odaklı çalışmaları nasıl daha yönetebilirizi düşünüyorum” demesi değerli ve önemlidir.

ÖNCE İNSAN

Türkiye’de Roman vatandaşlarımıza yönelik ilk sosyolojik akademik çalışma yapanlar arasında tartışmasız bir yere sahip olan Suat Kolukırık, Roman yurttaşlarımız hakkında dil, tarih, kültür bilgisi yanında Roman sosyal grupların psikolojik davranış özelliklerini de kavramış olduğu çıkarmış olduğu kitaplardan ve söyleşisinden anlıyoruz. Kendim Çingene/Roman kültürünün içinde, yaşayan ve bu kültürün bir parçası olarak Kolukırık’ın canlı yayında tüm anlattıklarını onaylıyorum.  Canlı internet yayınında Suat Kolukırık, samimi olarak söyle konuştu: “Konuşacak elbette çok şey var, akademi de roman çalışmak. İlk akademik çalışmalarda büyük zorluklar içeriyordu. Dönem olarak konjektür olarak son derece farklıydı. Eğer kendi toplumunuza, ya da insanlığa birleşik bakabiliyorsanız o zaman içinde yaşadığınız toplumu çok daha iyi inşa edebiliyorsunuz. Modern toplumlar örgütlü toplumlardır. Her toplum içindeki insanlar tarafından inşa edilir. Amerika’yı Amerikalılar, Türkiye’yi Türkiyeliler inşa eder. Niyet Romanları yaşadığı toplumu geçmişten bu güne anlamak ise o zaman bizim ortaya koyacağımız şeyler çok daha farklı olması gerekir. Konuyu politize eden grup ve yapılar süreci daha zorlaştırmaktadır. Roman çalışmalarında diğer en önemli problem Romanların folklorik bir hale dönüştürülmesidir. Çünkü Küreselleşme ve emperyalizm bir taraftan Romanlara ifade özgürlüğü verirken, diğer taraftan denetim mekanizması kurmaktadır. Bugün Roman mahalleleri kaçış mahalleleri oldu, bir yerde kader birliği yapıyorlar, çok büyük sıkıntılar var. Mahallelere baktığımızda gerçekten dokunmamız gerekiyor, alışılmış bir sosyalleşme süreçleri var, buralarda çok samimi ve somut çıktıları olabilecek Romanların yüreğine dokunabilecek süreçlere ihtiyaç var. Bir tarafın gelişmiş, bir tarafın gelişmemişse bunu bir yere taşıman mümkün değil, dolayısıyla Roman meselesine önce insan olarak bakmamız gerekir, önce insan dediğimizde her hangi bir ayrım yapmadığımızda Roman veya herhangi bir vatandaşımızı eşit gördüğümüzde sorunları çok daha rahat çözeriz, Sorun Roman değil, sorun beynimizde ve düşüncemizde” demişti

ROMAN MESELESİ SİYASALLAŞTI VE RANT HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Roman sivil toplum örgütlerine ve kendi meslektaşlarına da samimi  eleştiri getiren Suat Kolukırık “Roman derneklerinin sivil toplum kapasitelerini artıramadığımızda birbirlerini sayı olarak arttırmış federasyon, konfederasyonlar olsa bile ne yazık ki Roman derneklerinin ortaya koyduğu çalışmalar ne yazık ki ranta dönüyor. Hayıflanarak bir suçlamada bulunacağım. Kendi meslektaşlarım Türkiye’de ne yazık ki, Romanlar üzerinden sosyal sorumluluk projesi adı altında ya da dışlanmışlık ile mücadele, ayrımcılıkla mücadele altında ne yazık ki ranta dönüyor” ifadesi çok doğrudur. 11 yıllık sivil toplum mücadelemde bunu açık ve net olarak gördüm. Bu suçlamayı Roman derneklerine ben de yapmıştım. Örnek göstererek ”www.edirneyenigun.com/yazar/6018/barvalipe-euro-rant-dzeni.html” de açıkça yazdım.

8 Nisan dünya Romanlar gününde internet ortamında yapılan “www.youtube.com/watch?v=H4x7PalZHPc “yayında Suat Kolukırık, Roman yurttaşlarımız için daha iyi bir sosyal yaşam inşa edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Asıl sorun da zaten budur. Olması gherekende budur. Kolukırık, konuşmasında Çingene/Roman kavramlarından sıyrılarak önce insan vurgusu yapması, Roman meselesine nasıl bakılması gerektiği konusunda aklın yolu birdir anlayışı ortaya çıkmaktadır. 8 Nisan Romanlar gününde anahtar kelime “ÖNCE İNSAN” olmalıdır. Meseleyi kimliklere indirgediğimiz de sorun çözülmez hale dönüşür, bu alan kapitalizm ve emperyalistlerin en çok sevdiği alandır. Bir anlamda küresel oyunlardır. Kolukırık, samimi olarak Romanlar için “farklıyız, eşitiz dediğimizde Roman Günü’nü çok daha doğru bir şekilde kutlayabileceğimizi düşünüyorum” demesi en anlamlı cümle olmuştur.

Yıllar öncesi yaşadığım bir anımın tekrarında; 14 Nisan 2010 tarihinde sabahın erken saatinde mahallemde otobüslere doldurularak Roman açılımına götürülen komşularımızdan birine dönüşünde otobüsün kapısından indikten sonra  “abla toplantı nasıl geçti” demiştim.  Kadın “ne olsun, Kibariye şarkı söyledi. Balık Ayhan darbuka çaldı, bizde bol bol göbek attık” demişti. Şimdilerde ablamın göbek atacak mecali kalmadı. Bu durum rektörümüz Erhan Tabakoğlu’nun sözünü teyit ediyor. “Öğretilmiş çaresizlik” Yaklaşık yirmi yıla yakın halen Roman sorunlarını tartışıyoruz. Ancak doğru tespitler üzerine olmadığı açıktır. Bana göre Üniversitemizin yapmış olduğu canlı yayındaki panel, Türkiye’de akademik olarak değerli ve çok önemlidir. Son yirmi yıldır Meriç Nehri’nin altından çok sular akmış olsa da rektörümüzün dediği gibi  “neler yapabilirizi” tartışmak zorundayız. Çünkü Roman meselesi toplumsal bir sorundur. Bu sorun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil yetkisi olan tüm siyasetçilerin sorunu olmalıdır. Soruna oy beklendiği olarak değil, Roman yurttaşların sosyal yaşamda daha görünür olmalarına yönelik çabaların üretilmesi gerekir. Soruna çözüm sağlamayan siyasallaşma Roman yurttaşlarımızı kutuplaştırmaktadır. Bunlardan geri kalmayan Roman dernek başkanlarının geneli Roman nüfusunu kendi kullanım alanı olarak görmektedir. Kapasitesiz Roman dernek başkanları çözümüne katkı değil adeta taş koyuyorlar. Roman yurttaşlarımızın  sosyal sorunları gün geçtikçe derinleşmektedir. Sorunun genişlemesi hem topluma, hem de devlete sorun olarak yansımaktadır. Çatlaklara birileri elini sokmadan, Roman meselesi bizim meselemiz olduğunu hissettirmeliyiz.  Bu saatten sonra göbek atarken, düşünmeyi de ihmal etmemek, önce insan demeyi yaygınlaştırmak gerekir.

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Üç Sınıf İnsan!
ERCAN KERMAN
OSMANİYE’DEN SELAMLAR
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
İHRACAT
Zafer Dereli
KALICI BİR REFAH PAYI UYGULAMASI İSTİYORUZ
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK