MUSTAFA ÇETİN
AŞURA/AŞURE
Yayın Tarihi: 16 Ağustos 2021, Pazartesi
Diğer Yazıları

Daha öncesi söyleşilerimizde de belirttiğimiz gibi Muharrem ayı pek çok tarihsel olayın cereyan ettiği bir aydır. Bu olaylardan biri de Nuh tufanıyla ilgilidir. Bilindiği gibi Nuh tufanında Hz. Nuh’un gemisi 40 gündüz 40 gece su içinde kaldıktan sonra, Muharrem Ayının 10. günü karaya oturmuştur.

Gemide olanlar, ellerinde kalan yiyecekleri bir araya getirerek bir çorba yapmışlar ve Tanrı’ya şükretmişlerdir.

Bu çorbada 10 değişik yiyecek bulunduğu için adına Aşüre denilmiştir. Çünkü Aşüre sözcüğü Arapça’nın da mensup olduğu Sami dillerinde 10 anlamına gelmektedir.

Nitekim Nuh Peygamberin ve gemidekilerin Sami dillerinde konuştuğu rivayet edilmektedir.

Zamanla Aşüre yada Aşura sözcüğü anlam genişlemesine uğrayarak Muharrem Ayının 10. Günü yaşanan Kerbela katliamıyla bu ilintili bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır.

Bu nedenle denildiğinde akla Kerbela olayı gelmektedir.

O halde nedir Aşura’nın önemi ve anlamı?

Aşura; Erdemli, yiğit, ilkeli, dürüst, şefkatli ve korkusuz bir kahramanın, zamanın zalimleri tarafından 6 aylık süt emen çocuğuna varıncaya değin, tüm yakınlarıyla birlikte acımasızca ve günlerce susuz bırakılarak şehit edildikleri gündür.

Bu facia yaşandığında takvimler hicretin 61 yılı Muharrem Ayının 10. Gününü gösteriyordu.

Derviş Baba nalet etti yezite

Bizim tevellamız ol Ehl-i Beyt’e

Tam 73 Şehit o susuz çölde

Aşura gününde tarih ağladı

 

Aşura;

 

Abdullah oğlu Muhammed oğlu Ali oğlu İmam Hüseyin’in önderliğinde gerçekleşen bir kahramanlık destanının adıdır. Bu destan İmam Hüseyin’in zalime boyun eğerek yaşamaktansa, yaşamı pahasına da olsa şerefle ölmeyi seçtiği günün destanıdır.

Selam olsun o günün Şanlı Kahramanlarına Selam olsun Kerbela Şehitlerine Selam olsun Şehitlik okulunun baş öğretmeni olan İmam Hüseyin’e Aşura, mazlumun zalime, öldürülenin öldürene ve kanın kılıca galip geldiği günün adıdır.

Aşura, mazlumların ölümcül suskunluk ve durgunluğunu, zalimleri yok eden bir volkana dönüştüren özgürlük davasının adıdır. Aşura, yüzyıllar boyu sürecek olan haksızlığa karşı gelme geleneğinin ateşinin yakıldığı günün adıdır. Bu böyle ve öyle bir başkaldırıdır ki çağlar boyu mazlumlara umut ışığı, kimsesizlerin manevi sığınağı, zalimlerin bitmez tükenmez korkusu olarak hep yaşanmış ve yaşatılmıştır.

Biz Aleviler, yüzyıllar boyu çektiğimiz sıkıntılara ve baskılara karşı direnme gücünü işte bu başkaldırıdan ve bu başkaldırının kahramanı olan İmam Hüseyin’den alıyoruz. Zulme ve zalimlere karşı direniyoruz, Çünkü, Ehl-i Beyt’i çok seviyoruz, Çünkü, Hz. Muhammed hem İmam Ali’yi çok seviyoruz, Çünkü, Peygamber soyunun sevdalısıyız, Çünkü, Mücadelemizin önderi İmam Hüseyin’dir, Çünkü, Biz zalime boyun eğmeyip, şerefle ölmeyi tercih edenlerin sevdalısıyız.

Tufanda Nuh Peygamberin gemisine binenler nasıl kurtuluşa erdilerse, Muharrem’de de oruç tutarak ve matem’e bürünerek Ehl-i Beyt gemisine binenler de öylece kurtuluşa ereceklerdir. Biz Ehl-i Beyt yolunun yolcularıyız ve o yolun sevdalısıyız. Aşura, Ehl-i Beyt’in izinden yürüyenlerin, kurtuluşa erdiği gündür.

Ehl-i Beyt’in gidenler manevi kurtuluşa erenlerdir.

Nitekim yüce Peygamberimiz;

“Gerçekten Hüseyin bir hidayet meşalesi ve kurtuluş gemisidir. Hüseyin benden ben de Hüseyin’denim, kim Hüseyin’i severse Allah da onu sever” demiştir.

 

Görüldüğü gibi Alevi olmak Hüseyni olmaktır, Hüseyni olmak Muhammedi olmaktır, Muhammedi olmak ise Hak’ka kul olmaktır, yüreği Tanrı sevgisiyle dolu olmaktır.

Tüm yaratılanları yaratandan ötürü sevmektir.

Derman-i der Kuran Hak Kuran-ullah

Sevenin gönlünden gitmiyor Billah

Cümlemizin muradın ver Allah Allah

Yetiş imdadımıza İmam Hüseyin

Ne mutlu İmam hüseyin’e gönül verenlere,

Ne mutlu sevenlere sevilenlere,

Ne mutlu hidayet meşalesinin ışığıyla aydınlananlara…

Yüce Tanrı yaptığımız tüm ibadetleri kabul eylesin, ibadetlerimiz Ulu Dergahta Hak Defterine yazılsın, Yüce Peygamberimizin ve tüm 12 İmamların şefaati üzerinize olsun. Allah Allah…

 

MERSİYE

 

Zulüm ile işkenceyi aştılar

Zalim küfeliler reva gördü şetçiler

Peygamberin torunları zillete düştüler

Ya Hüseyin Ya Hüseyin ya Mustafa

 

Nerede kalmışsın Ey Şahım Ali

Kerbela çölüne uzat bir eli

Baştan başa oldu çöller kan seli

Ya Hüseyin Ya Hüseyin ya Mustafa

 

Kerbela çölü kan zulüm ile taşmıştır

Goncaların güler yüzü solmuştur

Ali Ekber arzusuna varmıştır

Ya Hüseyin Ya Hüseyin ya Mustafa     

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
TEMSİL UYGULAMALARI
Zafer Dereli
EMEKLİLİK TALEBİNDEN  NE ZAMANA KADAR  VAZGEÇİLEBİLİR?
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK