Şükrü Akıllı
SELİMİYE GÖLGESİNDEKİ HENDEKLER – 1-
Yayın Tarihi: 24 Mayıs 2021, Pazartesi
Diğer Yazıları

Prof.Dr.Ahmet YARAŞ röportajı                  

                 Değerli Okuyucularım,

                8 Şubat 2018 tarihinde Edirne’nin tarihsel konumu, arkeolojik yapısı, kültürel miraları, restorasyonları, Selimiye Külliyesi ile çevre düzenlemeleri kapsamında,  özellikle Yemiş Kapanı Hanı kazıları ve sorunları ile süliet konularını Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Sayın Prof.Dr.  Ahmet YARAŞ  ile yaptığım söyleşiyi  sizlerle paylaşmıştım.

                Bilmece haline dönen Yemiş Kapanı Hanı kazıları dolayısıyla oluşan çirkin manzara için yıllardır bir çözüm bulunamamıştır. Harabe görüntüler görenlerin ve Edirneliler’in yüreğini sızlatmaya ve tepkilerine neden oluyor . İlgili ve sorumluların mutlaka ve ivedilikle çözüm bulması gerekiyor. Bu nedenlerle çok önemli bilgiler ve tespitlerle dolu söyleşiyi yeniden dikkatinize sunmak istiyorum.

 

                                                               

 

 + Sayın Hocam,  röportajımıza başlamadan önce sizi tanımak istiyoruz!

1987 yılında İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden mezun oldum. Aynı üniversitede beş yıl asistan olarak çalıştım. Müzecilik derslerine girdim. Daha sonra altı yıl Topkapı Sarayı Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde; müze uzmanı ve arkeolog olarak görev yaptım. 1998 yılında Bergama Müze Müdürlüğü’ne atandım. 3 yıl Müze Müdürü olarak görev yaptıktan sonra 2000 yılında Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’ne girdim. Bu yıl 31. yılına girdiğim mesleki yaşantımın 18 yılını Edirne’de tamamladım. Şu an Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalında Doçent olarak görev yapıyorum.

+Edirne’nin tarihsel konumu ve Arkeolojik açıdan değerlendirmesini yapar mısınız?

---Edirne;  Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan bir nevi kemer görevi yapan coğrafyanın en güzel ve stratejik noktasında yer almaktadır. Bu coğrafi özelliğinden dolayı da en çok işgale uğrayan, dolayısıyla karşılığında değişik savunma stratejilerinin uygulandığı ve her dönem mağduriyet yaşayan bir coğrafyadır. Bu durumda toplum genetiğinde kozmopolit bir popülasyona yol açmıştır. Kuzeyden güneye, doğudan batıya sürekli göç alan bir yerdir Edirne. Bu nedenle kendince tarih boyunca farklı ancak basit koruma refleksleri hep olagelmiştir. 

 +Edirne’nin Kültürel mirasları ilgili neler paylaşmak istersiniz?

---Edirne’nin kültürel mirası ile ilgili söylenebilecek çok şey vardır. Ancak kendimce bir iki önemli saptamayı öncelikle yapabilirim. Dünyada yüzölçümüne en fazla taşınmaz eski eser düşen şehirdir. Ancak mevcut taşınmazlarını kendi kendine en fazla tahrip eden de bir kenttir. Makedonya(Saat) Kulesi’ni dinamitleyen Validen,  Roma Surlarının para karşılığında sökülüp satılmasını sağlayan bürokratlara, Topkapı Sarayı’ndan sonra en önemli sarayının Rusların eline geçmesin diye infilak ettiren bir kenttir Edirne. Belki en fazla hazireye sahip bir kent iken,  kontrolsüz büyüyen yapılaşmadan dolayı doğru dürüst kalmayan; hazireler,  maşatlıklar, hamamlar, suyolları, mescitler vs vs. Edirne’de koruyamadıklarımız emin olun başlı başına birkaç doktora konusu olur.  Ben de elimden geldiğince bunları topluyorum.

   +Edirne’deki kültür miraslarımızın restorasyonları konusunda neler söyleyebilirsiniz?

---Kültür mirasının restorasyonu ve düzenlemesi başlı başına ele alınması gereken bir konudur. Üzerinde saatlerce konuşulabilir. Her şeyden önce restorasyona ağırlık verilebilmelidir. Ancak restore edilen yapılara mutlaka bir işlevi olmalıdır. Örneğin Edirne Eski Sarayı’nın mutfak kısmı akla zarar paralar harcanarak ihale ile restore edildi. Bugün bu yapı işlevselsizlikten eski haline dönüyor. Onca para döküldü. Neden? İhaleye çıkan kurumlar su taşkınlarını dikkate almadılar… Milyonlar veriliyor Edirne’deki neredeyse tüm tekke ve zaviyelerin kazısı yaptırılıyor. Sonra yıllarca doğa ve insan tahribatına maruz kalacak şekilde açık bırakılıyor.   Su taşkınları yüzünden gözden çıkarılan anıtlar, şehitlikler, vs vs… Yapılacak ciddi çalışacak bir kent içinde sivil bir konsey oluşturmak. Ne zaman ne yapılacağı, önceliklerin belirlenmesi azami ekonomik bütçe ile siyasetten uzak akılcı yol izlenmesidir. Diğer kentlere örnek olunmasıdır. Önceliklerden biri de Gazi Mihal Hamamı’dır.

+Pekii, Edirne veya Edirneli kültür miraslarına yeterince sahip çıkabilmiş midir?

---Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki ben bu konuda çok radikalim. Bu nedenle öyle siyasi pragmatik beklentiler peşinde olmam, olanlardan da hoşlanmam. O nedenle çok açık söylüyorum ki, Edirne yeterince değil, bence minimum düzeyde bile kültür mirasına bugüne kadar sahip çıkmamıştır. Yüzlerce, binlerce örnek verebilirim. Her biri, bir bürokrata ve seçilmişe dokunur.

+ Edirne tarihinin gün ışığına çıkarılması konusunda neler düşünüyorsunuz? Yani toprak altında bekleyen tarihi eserlerimiz var mı?

---Edirne’de toprak altında hiç bilinmeyen pek çok kültür mirasımızın olduğunu biliyorum. Edirne’nin tarih öncesi ve Roma Dönemi zaten tam araştırılmış değildir. Bu konu her zaman Osmanlı mirasının gölgesinde kalmıştır.  Edirne’nin 2000 yıllara kadar arkeolojisi bürokratlarca hep göz ardı edilmiştir. Halen bilimsel anlamda kent arkeoloji yapılmamaktadır. .          

  +Edirne kent merkezinde bu güne kadar birtakım kazı çalışmaları yapıldı, başlatılan çalışmaların bir kısmı da yarım kaldı, ilgi bekliyorlar. Siz ne dersiniz?

---Edirne’de yapılan kent arkeolojisinde Dünyanın en çarpık çarpık uygulamalarının bütünü vardır. Bu açıdan sanırım Dünya literatüründe en güzel kent arkeoloji labaratuvarı Edirne’dir.  Taşınan onlarca taşınmaz eser, kayıt altına alınmadan gömülen yerler, üstüne hazirelerden getirilen mezar taşlarından mezarlık parkı yapılan uygulamalar, mezar taşlarının peyzaj mimarlığında veya toprak dolgu da kullanılan uygulamalar, yarım kalan, durdurulan, mahkemelik olan sondaj kazıları, aklınıza ne geliyorsa hepsi uygulanmış. Osmanlı’yı ihya edelim derken yine bir Osmanlı yapısının sırtından hançerlenirken bundan utanılmıyor. Vs vs  

  + Selimiye  Edirne’nin Kent Tacıdır. Ben böyle yorumlarım. Bu muhteşem eserimiz aynı zamanda Unesco  Kültürel Mirası listesindedir.  Unesco çalışmaları aşamasında bir katkınız oldu mu?

---Selimiye Külliyesi’nin UNESCO kapsamına alınma sürecinde ve sonrasında Selimiye Camii Külliyesi Danışma Komisyonu’nda 4-5 yıl görev aldım. Hiçbir karşılık beklemeden düzenli olarak toplantılarına katılıp elimizden geldiğince daha iyi olabilmesi için katkıda bulunuyorduk. Her zaman olduğu gibi sonra bir yazı ile görev sonlandırıldı.

2012 yılında, Edirne Kent Konseyi ile birlikte belki de Edirne’de bu büyüklükte her kesimden insanın katıldığı Kent Konseyi’nin davetiyle ’’Selimiye Bizim Korumamız Altında’’ başlığı altında İnsan Zinciri eyleminin organizasyonunda öncü görev aldım. Daha sonraki yıllarda belki daha da büyütmemiz gerekirken, 9 Nisan Mimar Sinan günlerini kutlamaya ve Edirne’nin imar ve çevre kirliliğinden korunması için farklı etkinlikler yapmaya devam ettik. Selimiye’nin siluetinizdeki bozulmaları hep gündemde tutmaya çalıştık.

      +Edirne’nin  Kültürel ve Arkeolojik sorunları ile ilgili Edirne Belediyesi nezdinde  öneri ve tavsiyeleriniz oldu  mu?

Yerel Seçimlerden hemen sonra Edirne’deki Kültürel sorunlarla özellikle arkeolojiye dair sorunlar ve çözüm önerilerinin de içinde olduğu bir dosyayı yeni seçilen Belediye Başkanı Sn. Recep Gürkan’a bir dosya halinde arz ettim.

2017 yılında Kent Konseyi, Yemişkapanı ile ilgili Belediye Nikâh Salonu’nda yine tüm paydaşların katılımı ile oturum başkanlığını üstlendiğim panel organize ettik.

Edirne’nin kültürel yaşamına bir katkım olsun diye elimden geldiğince düşüncelerimi yerel bir gazetede paylaşmaya çalışıyorum.

Edirne’de iyi şeyler de oluyor. Örneğin Tunca kenarındaki Yeni Nikâh Salonu. Peyzajına son eklemeler dışında, çok başarılı bir restorasyon projesi ile Edirne’nin sosyal yaşamına katılan bir proje oldu.

Ancak bu güzelim kentte bir yerel yönetime ait kültür merkezinin olmaması, gerçekten affedilmez bir hata olarak bugüne kadarki tüm belediye başkanlarının hanesinde eksi bir not olarak yazılmalıdır. Artık ilçelerde bile kültür merkezleri varken Edirne gibi bir ilde olmaması bir utançtır.

    +Tescilli yapıların bakım ve onarımları konusunda Devlet ya da şahıslar tarafından yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kaleiçi’ndeki tescilli binaların bakım ve onarımları ciddi büyük bir projedir. Bunu yapabilecek kaynaklar Edirne’de fazlası ile mevcuttur. Ancak bunun ne kadar önemli olduğunu kavrayan bürokratların Edirne’ye atanıp atanmaması, seçilip seçilmemesi sorundur. Bunu kısa dönemlerde bile başarabilen yöneticiler kente adlarını altın harflerle yazdırmışlardır. Edirne’yi seven ve gerçekten sahiplenenler, bugün olduğu gibi gelecekte de onları minnetle anacak, yâd edecektir. Örneğin Rahmetli Fahri Yücel. Kısa süre kalmasına rağmen, yakın geçmiş Edirne tarihini bilenler Merhum Fahri Yücel’in zarafetini, inceliğini, uzak görüşlülüğünü unutabilirler mi? Ben onun döneminde Edirneli oldum. Edirne’de son yıllarda birkaç girişimcinin bazı konakları restore ettiği ve turizme kazandırdığını sevinerek yaşadık. Hatta bunları benim de 2011’de ödül aldığım AB Europa Nostra Kültürel Koruma Programı’na katılması için teşvik ettim. Bunlardan biri olan Kaleiçi’ndeki Mihran Hanım Konağı Europa Nostra tarafından Mansiyonla ödüllendirildi.  (Devam edecek)

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
İHRACAT
Zafer Dereli
KALICI BİR REFAH PAYI UYGULAMASI İSTİYORUZ
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK