Şükrü Akıllı
KITLIK VE SUSUZLUĞUN SORUMLUSU BELEDİYE DEĞİLDİR.
Yayın Tarihi: 01 Aralık 2020, Salı
Diğer Yazıları

          Edirne il merkezinin su ihtiyacının karşılandığı Kayalı köy barajında aşırı kuraklık nedeniyle dip durumda olan su seviyesi üzerine DSİ’nin vanaları kapatacağını bildirmesi üzerine Belediye son çare olarak isale hattına Süloğlu göletinden su bağlantısı yapmak zorunda kaldı. Bağlantı yapılabilmesi için 36 saat kente su verilemeyeceğini bildirdi. Sen misin bunu yapan? Sosyal medyada abuk subuk paylaşımlar, hakaretler havada uçuştu. Belediyenin santralı da yoğun aramalara sahne oldu.

           Belediyenin seri ve disiplinli çalışması ile su sıkıntısı bazı bölgelerde hissedilmeden verilen süreden önce bağlantı yapıldı ve sıkıntı giderildi. Altyapı çalışmalarında olduğu gibi bazı kesimler bu konuda da yine çok sabırsız davrandılar. Sorumlu Belediyedir düşüncesi ile yazdılar, çizdiler. Gerçekleri bilseler inanıyorum ki düşünceleri de farklı olurdu.

Gelin gerçeklere bir bakalım.

          Dünyayı ve ülkemizi sıkıntılı günler bekliyor su konusunda. Geçtiğimiz yıllarda yağmayan kar, az yağan yağmurlar barajlardaki su seviyesini oldukça düşürdü. Göller kurumak üzere, sulak alanlar oldukça tok oluyor. Köylünün ektiği ürün çıkmıyor.

          Tüm dünyada olduğu gibi küresel ısınmaya bağlı olarak iklim değişikliği, çevre kirliliği, bilinçsiz ve aşırı tüketim, hızlı nüfus artışı, endüstriyel  atıkların arıtılmadan doğrudan su kaynaklarına karışması gibi tatlı ve temiz su kaynakları yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Düzensiz yağışlar sele ve baskınlara neden olurken, yeraltı sularını beslemek yerine nehirler aracılığı ile denizlere akıyor. Dolayısıyla yüzey ve yeraltı su kaynaklarının hızla tükendiğini görüyoruz. Artık kuraklık korkutucu boyutlara doğru gidiyor.

            Dünya halklarını tehdit eden bu sorunun çözümü için yeni politikalar üretilmesine şiddetle ihtiyaç vardır. Yeni anlayışlar, yeni teknolojiler geliştirilmelidir. Sadece tüketimi ön plana çıkaran faydacı kapitalist yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Aksi halde hem insanoğlu için, hem bütün canlılar için büyük bir felaket senaryosu kapıda beklemektedir.

Ülkemizde özellikle trakyada tarım alanlarımızın fazlalığı göz önüne alınırsa ve nüfus yoğunluğu da göz önünde bulundurulursa, su ihtiyacı da sürekli artmaktadır. Kaldı ki susuzluğun tarımsal ürünlerimize de zarar verdiği ortadadır. Meteoroloji verilerine göre yağmurlar geçen yıla oranla %25 oranında azalmaktadır. 10 yıl önce 40-50 metrelerde bulduğumuz yeraltı sularını bugün 80 metrelerde bulabilmekteyiz. Bu da önümüzdeki yıllarda su kıtlığı yaşayacağımızın belirtisi değil midir?!

           Tüm bunlara rağmen her alanda olduğu gibi su israfında da ön sıradayız. Rant için yeşil alanlar, ormanlar yok ediliyor. Ağaçlar kesiliyor, ormanlar yakılıyor. Bir süre sonra da imara açılıyor. HES’lere, maden aramalara, taş ocakları açılmasına izin verilerek ormanları talan ediyoruz. Geleceğimizi hiç düşünmüyoruz. Devlet projesi diyerek su kaynaklarımızı, doğamızı , sularımızı yok ediyoruz.

Ülkemizde sahipsiz afetlerin başında kuraklık geldiğini iktidarı ile muhalefeti ile siyaset kurumu görmek zorundadır. Kuraklığın dünyada görülen 31 doğal afet içinde en tehlikeli olduğu bilinmelidir. Bilinmediği için kuraklığın afet sayılacağına dair bir kanun dahi çıkarılamamıştır. Hava-su-iklim  bir bütün olarak ele alınıp reformların çoktan ve acilen çıkarılması gerekirdi. Her gün gündem değiştirerek kamuoyunu oyalayanlar artık gündemi bu alana taşımalıdırlar.

             Ayrıca yine geç olmadan Ulusal bir su politikası oluşturulmalı, kapsamlı, uzun vadeli bütüncül bir SU YASASI hazırlanmalıdır. Su savaşları başladığında geç kalmış olabiliriz.

             Su kesintisi yapıyor diye Belediyeyi topa tutan insanlarımız umarım bu satırları okuduktan sonra daha anlayışlı davranacaklardır. İnsanın susuzluğa sadece 10 gün dayanabileceğini akıldan çıkarılmamalı ve  su israfı konusunda daha duyarlı olmak zorundayız.. Çünkü Ülkemiz sanıldığının aksine su zengini bir ülke değildir. Dünya ve ülkemiz resmi kurum verileri bunu gösteriyor.

            Netice itibarıyla Su yoksa Hayat ta yoktur sözünden hareketle sıkıntı yaşamamak için acil önlem almak zorunda olduğumuzu önemle ifade etmek isterim.

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
TEMSİL UYGULAMALARI
Zafer Dereli
EMEKLİLİK TALEBİNDEN  NE ZAMANA KADAR  VAZGEÇİLEBİLİR?
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK