Şükrü Akıllı
SAROS KÖRFEZİNDE LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜTMEK.
Yayın Tarihi: 28 Temmuz 2020, Salı
Diğer Yazıları

 

Geçtiğimiz hafta Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, belediye çalışmalarını anlatmak, halkın sorunlarını dinlemek üzere bir toplantı yaptı. Çarşamba günü saat 21.00’de yapılacağı bildirilen bu toplantıya Erikli sakini olarak katılmak üzere zamanından önce yerimizi aldık. Küçümsenmeyecek bir kalabalık vardı. Belediyenin bütün daire müdürleri ve yetkilileri oluşturulan sahnede omuz omuza oturarak yerlerini almıştı.  Başkanın gelmesini bekliyorlardı. Ancak hiçbirinde maske olmaması dikkatimi çekti. 16 dakika sonra maskeler takılmaya başlandı. Anladık ki Başkan geliyor.  17 dakika  gecikme ile sayın Başkan da yerini aldı. Yüksek tondan konuşmaya başladı . Üç dört dakika sonra  toplantı formatı aklına gelmiş olacak ki sunum yapmak üzere mikrofon başında bekleyen  hanımefendiye söz bırakıldı. Kısa bir açılış konuşmasından sonra Belediye Başkanı belediyenin yapması gereken rutin çalışmaları hizmet nitelendirilmesiyle,  geciken hizmetlerin sebebinin de Korana virüsü ve Belediye meclisindeki muhalefet partileri meclis üyeleri  olduğunu,  Meclis üyelerini davet etmesine rağmen  4 meclis üyesinin hazır olduğunu, bundan da hoşnut olmadığı anlaşılıyordu.

             Kumun kiralanması, su getirilmesi konusunda Belediye meclisinin kendisine yetki vermediğini,  Muhalefet partisi meclis üyelerinin engelleme yaptıklarını. Enez Kocaali’den, Mecidiye göletinden, Çokal  barajından Gökçetepe’ye kadar gelen sudan yararlanmak  çabalarını, Yeni Koruma planı çalışması başlattıklarını bu nedenle imar yönünden sıkıntı yaşadıklarını, Erikli’nin arıtma, su, altyapı, şebeke tesisleri gibi sorunlarını çözmek için çalıştığını, ancak belediyenin maddi imkansızlıkları dolayısıyla halkın iki üç yıl daha sabretmeleri gerektiğini, halktan para toplayarak, İmece yoluyla sorunları çözebileceklerini uzun uzun görsellerle anlattı.

   Hani bir söz vardır bir dokun  bin ah işit diye. Tam da öyle oldu bu toplantıda.. Halk bir söylemeden başkandan bin ah dinledi bol bol.  Buna rağmen30 yıllık birikim ve hizmetlerini büyük umutlarla geçen yıl belediyeye devir eden Erikli sakinleri de dert küpüydü. Başta su yetersizliğini , musluklardan tuzlu su geldiğini ,  Belediye Başkanının konuşmaları sırasında araya girmelerinden anlaşılıyordu.   Belediye hizmetlerinin yetersizliğinden, kumun Bakanlıkça bir şirkete kiralanmasından, sinek ve haşeretten, çevrenin bakımsızlığından öylesine doluydular ki, Başkanın biran önce kendilerine söz vermelerini  sabırsızlıkla beklediler.

             Nihayet yeni bir günün başlamasına bir saat kala,  aralarda dolaştırılan mikrofon kapanın elinde kaldı.  Sakinler genel sorunlardan ziyade bireysel  sıkıntılarını sözlerinin sık sık kesilmesine rağmen anlatmaya çalıştılar. Zaman zaman sert tartışmalar yaşandı. Hele Başkanın söylediklerine katıldığını, Onun çalışmalarını beğendiğini ifade etmeye çalışan bir yurttaşa tepki büyük oldu. Ortamın yatıştırılması zaman aldı. Mikrofona ulaşmak için elleri havada kalan, konuşmak isteyen o kadar insan olmasına rağmen, ki ben de onların arasında idim. Geç oldu, çevreye rahatsızlık vermeyelim diyerek Başkan Helvacıoğlu toplantıya son verdi.

              Toplantının organizesi iyi yapılmamıştı. Küçücük ikram kutularının bile ortalıkta kalması, kirli bir ortam bırakılması hiç hoş olmamıştır. Başkan konuşmasını biraz daha kısa tutabilirdi. Sorunları iletmek İsteyenlerin hepsine söz verilebilirdi. Konuşmak isteyenler yazılır. Sıra ile hepsi konuşabilseydi Belediye-Halk buluşması bir anlam kazanabilirdi. Erikli halkının sorunlarına nasıl sahip çıktığını 09.00 da başlayıp 04.00 kadar 2012 yılında genel kurul yaptığını hatırlatmak isterim. Onlara yarım saat daha söz hakkı verilseydi kimse rahatsız olmazdı. Ben de bu yazımı yazmak zorunda kalmazdım.

             Toplantı ile ilgili gözlemlerimi aktardıktan sonra, gerek siyasi iktidarın, gerekse yerel yönetimlerin Saroz körfezinin yıllardır çözüm bekleyen  sorunlarına ilgisizliklerini, çözüm yerine laf ürettiklerini bir kez daha masaya yatırmak zorunda hissediyorum kendimi. Saros körfezinin bölge ve ülke turizmine  olan katkısı önemsenmediği sürece bu bölge sorunlarla boğuşmaya devam edecektir. Zaten Erikli de bu durumu 30 yıl önce gören bilinçli insanlar çözümü kendi dayanışmalarında aramışlar ve bugün yüz bin nüfusa yaklaşan bir turizm beldesi yaratmışlardır. Devletin ve Belediyenin yapması gereken aklınıza gelen tüm hizmetleri 5000 üyesinin maddi destekleriyle gerçekleştirmişlerdir. Yorulmuşlar ve Kooperatif ile bu kentin yönetilemeyeceğini anlayınca tüm kazanımlarını da geçen yıl Keşan Belediyesine devir etmişlerdir.

                Yüzde yüz bir destekle devir ederken umutları , beklentileri  büyüktü. Ancak henüz devir işlemleri tamamlamadan kendi imkanları ile getirdikleri suya, hiçbir katkısı olmayan  Belediyenin %100 aşan zam yapması ile umutları bir anda suya düştü.  Tepkileri dikkate alınmadı. Yine de Belediye Başkanının toz pembe vaatlerinin gerçekleşmesini beklediler. Bir yıl geçti. Umutları bir kez daha yok oldu. Bekledikleri değişim ve hizmetlerden eser yoktu.  Mutsuz oldular, sabrın da bir sonu vardı…

                Her canlının en önemli ve zaruri ihtiyacı olan su yoktu. Olduğu zaman da tuzlu ve köpüklü su akıyordu musluklarından. En yetkili ağızdan ”Bekleyin, sabredin, para verin su getirelim” denmesi adeta onların kimyasını bozuyordu. Bunu  görmemek mümkün değil .  Sayın Helvacıoğlu bir Erikli sakini olarak, Belediye Başkanı olarak sorunları biliyordu.  Yapması gereken suya zam yapmak değil, Mecidiye Göletinden cazibe yoluyla 10 km.’den su getirecek İsale hattı projesinin  çalışmalarını ağırlığını koyarak acilen tamamlatmak olmalıydı. Kendisi ile Mayıs ayında yaptığım Röportajda bu yıl tamamlıyoruz demişti. Ancak DSİ yetkilileri öyle demiyor. Yedi yıldan beri gündemde olan bu proje uygulanabilseydi  mevcut kaynaklara  takviye edilerek sorun çözülebilirdi. İktidar partisi Belediye Başkanı’sınız ? bunu gerçekleştirebilirdiniz.50 km uzaktan su getirmekten daha pratik bir çözümdü.

Gelelim şu kıyı kenar çizgisinde parsellenerek Yargı kararlarına, Anayasa ve yasalara aykırı olan kumun kiralanması konusuna. Kumun kiralanmasını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ihale yapmadan Muğla’da faaliyet gösteren Muçev  diye bir şirkete 10 yıllığına Ekim 2019’da kiraya verdi. Duyulur duyulmaz büyük tepkiler geldi. İtirazlar oldu, Yargıya gidildi. Sonuç yok. Konuyu ben de araştırmış, yazmıştım. Sayın Helvacıoğlu ile görüşmemde Ortaca Belediyesinin yaptığı gibi yargıya gidin dedim. Kararları da kendisine takdim ettim. Sessiz kaldı. Halkın tepkilerini dikkate alarak, bölgeye sahip çıkma anlayışıyla itirazını yapabilirdi. Yargıya gidebilirdi. Ancak bunları yapamadı. Meclis bana belediyenin kiralaması için yetki vermedi ne yapabilirim dedi.  Halkın bu uygulamadan oldukça rahatsız olduğu toplantıdaki tavır ve konuşmalarından görünüyordu.  Anlaşılan halk bu sorunla da yaşamaya alışacak.

Sarosun bir diğer önemli sorunu da şu. 18 yıldan beri ülkeyi yöneten siyasi iktidar 8 Aralık 2006 tarihinde SAROS Bölgesini “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişmebölgesi”  ilan eti. Bakanlar kurulu kararı ile. On dört yıl geçti bu konuda bir sonuç yok. Şimdi de Belediye sorumluluk sahalarında yeni bir koruma planı hazırlatıyor. Sonra da en yetkili ağız  imar durdu, elimiz kolumuz bağlandı, çivi bile çakılamıyor diye  dert yanıyor.  Bu nasıl bir öngörüsüzlüktür? Bu  nasıl bir anlayıştır. İktidarıyla, Belediyesiyle Saros’daki  gelişmeyi göz ardı ediyorsunuz. Gerçekten anlamak mümkün değil. Taş ocakları yıllardır doğa tahribatına devam ediyor. Dur diyen yok. Bunlar da yetmiyor!

                   Edirne’nin doğal varlıkları arasında özel bir yere sahip olan Saros’da yürütülen bir çalışma daha var. Sazlıdere’ye yapılması planlanan FSRU liman ve boru hattı projesi 7591 ağacın kesilmesine, 12 bin hektardan oluşan ormanlık alanın ve tarım alanları ile denizin yok olmasına, Sazlıdere’nin gazlı dere olmasına sebebiyet  vereceği sözkonusu iken, bilir kişi raporu ortada iken, halk isyan ediyor. Yargı halkın itirazını haklı buluyor. Tüm bunlara rağmen hukuksuzca yeniden çed raporu hazırlatılıyor. Bölgeden sorumlu Belediye Başkanı da halkın tepkilerine, bilimsel verilere rağmen halk buluşmasında Botaşın söylediklerini halka anlatmaya çalışıyor. Bu anlayışla Saros’a sahip çıkılabilir mi?

                   Dört yıl önce il Kültür ve Turizm Müdürü;  6 milyon TL.lik Erikli sahiline Atıksu Arıtma Tesisi, 15 milyon TL.lik  Mecidiye-Erikli karayolu iyileştirilmesi, 16 milyon TL.lik  Erikli-Danişment-Yayla  yerleşim alanları yollarının ve Saros ile ilgili diğer projelerin Turizm ve Kültür Bakanlığı Yatırım işletmeleri Genel Müdürlüğünde beklediğini söylemişti.   Bu güne kadar bunlar neden yapılmadı? Çünkü Saros bölgesi gözden çıkarılmış,  gelişmesine önem verilmiyor.

İktidar partisi Belediye Başkanı da halka verin para arıtma yapalım su getirelim diyor. Bu halk otuz yıl boyunca  çoluğunun çocuğunun rızkından keserek Erikliye  gerekli  katkıyı verdi.  Arıtmasını da yaptı, suyunu da getirdi. Her şeyi ile donanımlı bir kenti tüm kazanımları ile size ikram etti.  Şimdi de sizin 65 yıldır kasanıza koyduklarınızı belediye olarak geri vermeniz  dönemidir.   Yukarıda değindiğim hususlar karşısında hiç kimse Saros’da Lafla peynir gemisi yürütmeye çalışmasın. Bölgeyi düşünüyorsanız, İnsanımıza hizmeti ön planda tutuyorsanız, vaatlerinize sadıksanız lütfen vicdanınızın sesini dinleyiniz ve gereğini yapınız.

 

 

 

 

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
 YEREL BASININ SANCILARI
ERCAN KERMAN
SAĞLIK
Recep ÇINAR
Hangi Model?
Zafer Dereli
ORGAN NAKLİNDE REFAKAT İZNİ KULLANILIR MI?
TURAN ŞALLI
 Ayşe teyzenin EURO'ları
Numan Özgür METİN
EDOSK TRAK DOĞA YÜRÜYÜŞÜ
Şükrü Akıllı
  SAĞLIK OLSUN DEMEK MÜMKÜN DEĞİL
CELİL ÖZCAN
TÜRKÇEMİZE ATATÜRK’ÜN DİRENCİYLE SAHİP ÇIKACAĞIZ!
M. ENİS ŞENSEVER
Atatürk'ü ağzına almayan 10 Aralıkçı
NURAN İKİZ
Eylül esintileri
Levent Büdüş
BEBEK’TE DİANA TAPINAĞI
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
Hüseyin Erkin
Nehirlerimizden anlaşmalar çerçevesinde faydalanmalı
Ertan Çekiç
HAYAL GÜCÜ
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
YÖNETMEK AMA NASIL?
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER