Recep ÇINAR
Kamu görevi üstlenmek   
Yayın Tarihi: 30 Haziran 2020, Salı
Diğer Yazıları

Kamu hizmeti ve kamu görevi kavramları Türk hukuk sisteminde çeşitli şekillerde tanımlanmakla beraber net bir ayrımı da yapılamamaktadır. Öğretide ve uygulamada yaygın olan ölçüye göre:

“Devlete ait iktidar ve yetkilerin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen faaliyetler kamu görevini oluştururken, devlete ait iktidar ve yetkilerin kullanılmasını gerektirmeyen faaliyetler ise kamu hizmeti olarak değerlendirilmektedir.”

 

İslam inancında dünya hayatı insanlar için bir imtihan alanıdır. İmtihan çeşitli şekillerde olmakla beraber, en ağırlarından biri ümmetin/toplumun işlerini yürütmeye talip olmaktır. Hatta bu, “ateşten gömlek giymek”  gibi telakki edilir. Bu göreve talip olanların uykuyu dahi gözüne haram etme zorunluluğu olduğu ifade edilir. Öyle ki, Müslümanlar adına bir sorumluluk yüklenip de hakkını veremeyenler yol kesen haydutlardan daha fazla vebal yüklenenler kategorisinde görülür.

Kamu görevini yüklenenin üzerinde bir emanettir.

Bir gün sahabesi ile sohbet toplantısında iken bir bedevi/köylü Peygamberimize; “Kıyamet ne zaman kopacak” diye sordu.

Resulullah, “Emanet zayi edildi mi kıyameti bekle!” buyurdu.

Bedevi, “Emanet nasıl zayi olur?” dedi.

Resulullah, “İş, ehil olmayana verildi mi kıyameti bekle!” cevabını verdi. (Buhari-İlim:2)

Onun için bir göreve talip olmak; hem liyakat, hem dürüstlük, hem de fedakârlığı gerektirir. Aksi halde bunun vebali büyük olur.

Günümüz yöneticilerini bu ölçülere göre değerlendirsek, acaba kaçında bu özellikler var?

 

İslam, bilinmeden yaşanmaz. İslam, uymamız gereken ilahi ve nebevi hükümlerdir. Bu hükümler, fıkıhla (İslam hukuku) yaşanır. Zannettiklerimiz, arzularımız, müstakil kanaatlerimiz, İslamsız bir hüküm ifade etmez. Biz Müslümanlar; Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi ilahi ve nebevi hükümleri hevamıza uydurursak onlar gibi manen çürümüşlerden oluruz.

“Hangi asırda yaşıyoruz. Bu devirde de Şeriat mı (İslam Hukuku) ile yönetim mi olur” gibi düşünenler yok değil! Herkesin istediği gibi inanma hakkı var. Ama ölüm var, ahret var ve de hesap var!

Al-i İmran Suresi 85. Ayet: “Kim, İslam’dan başka bir din/düzen ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din/düzen) kabul edilmeyecek ve o ahrette ziyan edenlerden olacaktır.

AYETİN AÇIKLAMASI : (Dinin esasına taalluk eden temel prensipler, vahye dayanan bütün dinlerde aynıdır. Değişiklikler daha ziyade ibadetler ve beşeri münasebetler konusunda olup, bu değişiklikler, insan topluluklarının tekâmül etmiş olmasının bir sonucudur. 84. Ayetten anlaşılacağı üzere İslam dini, daha önceki peygamberlere gönderilen ve esasa taalluk eden dini prensipler bakımından kendisine aykırı olmayan bütün hak dinleri kabul eder. Ancak, İslam dini, ilahi dinler zincirinin son halkası ve devrinin insanlığının manevi, ahlaki ve içtimai ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayan yegâne din olduğundan, bir yol tutan kimsenin bu tutumu ile İslam’a aykırı davranış olduğu aşikârdır. Şu halde onun bu dininin ve bu yolunun İslam dini nezdinde geçerliliği olamaz.)

Peygamberimiz (a.s),  kendisinden emirlik/görev isteyenlere şu cevabı vermiştir, “Vallahi biz isteyeni veya görev hırsı bulunanı yönetici yapmıyoruz.” (Buhari ve Müslim). Bu görevler istişare neticesinde durumu uygun olanlara verilir. Yandaşlara, torpili olanlara değil!

Bu bakımdan hangi kurum ve mertebede olursa olsun, kamu görevine talip olanlar bunun nasıl bir ağır yük olduğunu iyi hesap etmeli!  Aksi halde dünyası da ahreti de perişan olur!

Dostça kalın…

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
LÜTFEN DİKKAT-İTİRAFNAMEDİR
Recep ÇINAR
Osmanlı’yı “Cihan Devleti” yapan 150 SIR!(10)
Levent Büdüş
O ADAM O KADIN VE ŞAİR
NURAN İKİZ
Komşu komşunun külüne muhtaç
Şükrü Akıllı
SAROS KÖRFEZİNDE LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜTMEK.
TURAN ŞALLI
 ROMANLARIN SİNEMA GÜNLERİNDEN KALANLAR
CELİL ÖZCAN
99 YILDIR DEĞİŞMEZ BAŞKOMUTANIMIZ
Ertan Çekiç
HAYAL GÜCÜ
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
GELECEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
ADAY MEMURKEN İSTİFA EDEN SINAVSIZ OLARAK YENİDEN ATANABİLİR Mİ?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER