ERCAN KERMAN
KOCA BOZGUN-DOKSANÜÇ HARBİ
Yayın Tarihi: 06 Haziran 2020, Cumartesi
Diğer Yazıları

 

Osmanlı’da yıl bin iki yüz doksan üçtü

Rus saldırılarını önlemek güçtü

Tarihçiler bin sekiz yüz yetmiş yedi der.

Ölümden kaçan ana yurda göç eder.

                Mehmet oğlu Ali’nin üç evladı vardı

                Yolda yağmur yağdı

                Araba çamura saplandı

                Göz bebeği Binnaz ıslandı üşüdü

                Kesik kesik öksürerek öldü.

                Acele gömdüler, mezar yerini işaretlediler

                Ama bir daha buralara dönemediler.

                Beş yüz yıl yaşadıkları toprakları göremediler

Kırımlı Bican fısıldadı

İstanbul’da göçmen doluymuş

Yol Anadolu yoluymuş.

                Edirne Muradiye Camii altındaki meydan

                Akşam çöküyor an be an

                Arabalardan öküzler söküldü

Çoluk çocuk hırpani insanlar ortaya döküldü

                Siz nerelerden diye soruyorlardı birbirlerine

                Kırım’dan, Varna’dan, Köstence, Şumnu’dan

                Ölüm korkusu koparmıştı topraklarından

                Muhacirdi onların yeni adı

                Kalmamıştı memleketlerinin tadı

                Yoktu ne devlet ne de kadı.

Arabanın yanına çerge serildi.

Yarım çuval undan bir tas alındı

Çorbaya ebe gümeci, labada çalındı.

                Yukarıdaki camiden yayılan akşam ezanı

Annesi çağırdı, arkadaşınla oynayan kızanı

Müezzinin sesi de sanki hüzünlüydü.

Perde perde düğümlüydü.

İstanbul’da göçmen doluymuş

Yol Anadolu yoluymuş

Babalar çaresiz, aile reisleri sorumlular

Geleceği bilmiyorlar

Karar onların ama onlar kararsızlar

Onlar da umutsuzlar

Edirne’de Muradiye Camii altındaki meydana

Karanlık çöküyor, kısık sesli konuşmalara

Yarı aç yatacaklar, dayanabildikleri kadar dayanacaklar

Herkes muhtaç, çoluk çocuk aç

                Akşamları konaklayan kervanlar

                Sabah çamurlu yollara revan

Yolda ölenlerin sayısı hala belli değil

Bu insanların acıları, çileleri bilinmedi.

Nineler torunlara anlatırken bile fazla dinlenmedi.

Acılar tarihin tozlu sayfalarına indi.

Beş yüz bin ölüm.

Muhacirlere tarla verildi birkaç dönüm.

Ektiler, biçtiler…

Yeni topraklarda kök salmaya ant içtiler

                Esma teyze uzun uzun anlattı

                Oradaki evleri, çocukluğu güzelmiş

                Belki abartı, miş miş.

Çırak çobanları Bulgar, onlar beymiş.

Yokluk, fakirlik de neymiş.

İsyanlar, çeteciler, Ruslar, Rumeli’nin güzel topraklarında hırsızlar.

Başlamış kaçaklık. Yollar uzun zahmetli, ölenler rahmetli.

Sabır, tevekkül bu insanların özelliği

Seslerini hala duyuramadılar, anlatamadılar çirkinliği güzelliği

Sabır, şükür, tevekkül bu insanların özelliği

                                                                                              03-06-2020  Edirne

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
LÜTFEN DİKKAT-İTİRAFNAMEDİR
Recep ÇINAR
Osmanlı’yı “Cihan Devleti” yapan 150 SIR!(10)
Levent Büdüş
O ADAM O KADIN VE ŞAİR
NURAN İKİZ
Komşu komşunun külüne muhtaç
Şükrü Akıllı
SAROS KÖRFEZİNDE LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜTMEK.
TURAN ŞALLI
 ROMANLARIN SİNEMA GÜNLERİNDEN KALANLAR
CELİL ÖZCAN
99 YILDIR DEĞİŞMEZ BAŞKOMUTANIMIZ
Ertan Çekiç
HAYAL GÜCÜ
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
GELECEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
ADAY MEMURKEN İSTİFA EDEN SINAVSIZ OLARAK YENİDEN ATANABİLİR Mİ?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER