Levent Büdüş
 SEVMEK VE ANLAŞILMAK
Yayın Tarihi: 28 Mayıs 2020, Perşembe
Diğer Yazıları

Edirne sokaklarında dolaşırken mümkün olduğu kadar toplumla iletişim kurmaya çalışıyorum. Büyükşehirlerin dinamikleri gölgesinde kalan diğer iller de dâhil genel olarak ülkemizde sevmek ve anlaşılmak üzerine yoğun bir açlık var. Bu duruma neden olan en önemli faktör de müşteri olmak veya olmamak ilişkisidir. Herkes birbirinden bir çeşit maddi menfaat umar halde; kimi zenginliğine daha zenginlik katmak kimi de yoksulluğuna çare aramak derdinde. Toplum bu makasın arasında almak, kullanmak ve satmak üzerine formatlanmış bir zihinle ideal iletişimden yoksunlaşmış ve erdemlerden uzaklaşmış…

Peki dillere pelesenk edilmiş sevgi denilen şey nedir?

Toplumdaki genel mutsuzluğun kaynağını insanların birbirini acımasızca sömürdüğü ekonomik sistemlerde aramak çözüm yolunda yürümenin akla uygun ilk basamağıdır. Ardından sevmek ve anlaşılmak üzerine çözüm sağlamak geliyor. Çözüm sağlamak için de sevgi üreten soyut ve somut mekanizmaların iyi çalıştırılması gerekir; bir insan, bir aile, bir köy, bir kasaba, bir şehir, bir ülke ve bir dünya ancak sevgi üreterek mutlu olabilir. Sevgi üretmek için erdemleri işler kılmak lazımdır.

Dünyayı Anlama Kılavuzu adlı kitabımda insanların dillerine pelesenk edilen sevgi sözcüğünün gerçekte ne olduğunu bilmediklerini ifade etmeye çalıştım; gerçekten dünyadaki çoğu insan sevmenin ne olduğunu yani sevginin gerçekte ne olduğunu bilmemektedir. Sevgi, hedeflenen erdemlerle kurulan teorik ve pratik bağdır; bu olması gereken yaşam emeğinden ortaya çıkan hayat enerjisi insanın kendine saygı duyarak yaşamasına hem bilinçte hem de bilinçaltında olanak sağlar ve böylece insan sağlıklı bir biçimde kendi olgunlaşan hayatının içinde mutlu olur. Bu da sağlıklı toplum sağlıklı nesil demektir, böyle bir toplumda herkes birbirini dolaysız biçimde doğru olarak ifade eder ve birbirini anlar…

Unutmayalım ki parasal ve biyolojik menfaatlerin, çalmanın, emeğe saygısızlık yapma yollarının sürekli zihinlerde dönüp durması akıl tutulması kapsamında bireysel, böyle bireylerin çokluğu nazarında toplumsal bir hastalıktır.

DİĞER YAZARLAR
Recep ÇINAR
Ayasofya!
TURAN ŞALLI
SOSYAL VE KÜLTÜREL YAŞAMIMIZDA ROMANLAR
NURAN İKİZ
Turizm ve sahte gıdalar
Levent Büdüş
 MİRASTA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
CELİL ÖZCAN
AMASYA GENELGESİNİN 101. YILI KUTLU OLSUN
ERCAN KERMAN
KOCA BOZGUN-DOKSANÜÇ HARBİ
Şükrü Akıllı
BU ANLAYIŞLA ÇEVREYE BEDEL ÖDEYECEĞİZ!
Ertan Çekiç
MUTLU ETMEK
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
YÖNETİM VE YÖNETİCİ
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER