CELİL ÖZCAN
İzmir'in kara günü
Yayın Tarihi: 16 Mayıs 2020, Cumartesi
Diğer Yazıları

Yunanlılar, I. Dünya Savaşının sonlarına doğru İtilaf Devletlerinin tarafına geçerek onlarla birlikte savaştılar. Osmanlı Devleti yenilmiş duruma düşmüş ve toprakları da itilaf devletleri arasında pay edilmeye başlanmıştı. Yunanlılar da savaştaki hizmetlerine karşılık İzmir ve civarını istediler. Yunanlıların ve İtilaf Devletlerinin Türk topraklarını işgali Wilson’un: “Bir toprak üzerinde yaşayan insanlar kendi düşünce ve isteğine göre bir idare şekli kabul edecektir” prensibine uymuyordu. İtilaf Devletleri Yunan Başbakanı Venizelos’a verdikleri sözü yerine getirmek için İzmir’in işgalini haklı gösterecek sebepler aramaya çalıştılar.

Yunanlı Venizelos, Aydın Hıristiyanlarının tehlikede olduklarını Türkler tarafından yok edileceklerini ileri sürerek yardım istedi. Paris’te kurulan komisyon kendileri adına Yunan ordusunun bu işi çözmesini düşündü ve İzmir’in işgaline karar verdi. 14 Mayıs 1919’da İngiliz, Fransız, Amerikan ve Yunan donanmaları İzmir limanına girdiler. İngiliz Amiral Galdrop 17’nci Kolordu komutanlığına verdiği notada “Mütarekenin 7. Maddesine göre İzmir istihkamları ile civarındaki arazinin Yunanlılar tarafından işgal edileceğini ve mukavemet olunmamasını bildiriyordu. Bu nota üzerine telaşa düşen Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa İstanbul Hükümetine vaziyeti bildirerek fikirlerini sordu. Osmanlı Harbiye Nazırı verdiği cevapta: “Amiral Galdrop’un bu teklifinin mütareke şartları icabı olduğu”nu bildiriyordu. Böylece Osmanlı hükümeti işgale onay vermişti.

Yunan işgaline karşı ilk hareket ise İzmir Türk Ocağı’nda toplanan gençlik kitlesinde görüldü. İşgalden bir gece evvel cephanelik yağma edilerek halk karşı koymaya hazırlandı. İzmir kan dökmeden Yunanlılara teslim edilmeyecekti.

İzmir’in işgali Yunanistan için büyük bir önem taşıyordu; “Megola İdea” yani büyük Yunanistan ideali artık gerçekleşmekteydi. Yunanlıların yaptıkları işgal hareketleri bölgede düzeni sağlamak yerine Türk nüfusunu yok etmek için katliam yapılması şeklinde gerçekleşmiştir. Bu durumu daha önceden tahmin eden Türk halkı İzmir’in işgaline tepki göstermiştir.

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği söylentileri kentte yayılmaya başladığında, Türkler derin bir endişe ve kaygıya, Ortodoks Rumlar da büyük bir sevince kapılmışlardı. Bu karmaşa ortamında Hasan Tahsin, gazetesinde yazdığı coşkulu ve cesur sözlerle dikkat çekmeye devam ediyordu. Başta Mustafa Necati, Vasıf Çınar gibi yurtseverlerin öncülüğünde Maşatlık Mitingi yapılması ve Redd-i İlhak Cemiyeti kurulması çalışmaları sürdü. Hasan Tahsin’e göre; “Maşatlık Mitingi çok daha görkemli olmalı, işgale karşı mutlaka tepki gösterilmeliydi”. 15 Mayıs gecesi İzmir’li Türkler hemen hemen hiç uyumamış; işgalin başladığı sabah saatlerinde, Konak Meydanı ve Kordonboyu’nda çok sayıda İzmir’li toplanmıştı.

15 Mayıs 1919 sabahı Pasaport’tan İzmir rıhtımına çıkan Yunan birliklerinin yürüyüşü Konak Meydanı’na yönelmişti. Türkler üzgün ve endişeli, İzmirli Rumlar coşkulu ve sevinçliydi. İzmir Metrapoliti Hrisostomos, karaya çıkan Yunan askerlerini tuz, ekmek ve şarap ikram eden Rum kızlarının arasında vaftiz ediyordu. İzmir için tam bir “Kara Gün”dü. Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919′da İzmir’e çıkan Yunan Efsun Alayı askerlerinin taşkın davranışları karşısında tek başına ilk kurşunu ateşleyerek Türk direnişini başlatan sembol isim oldu. Saat: 11:00 sıralarında Yunan askerlerinin Konak Meydanı’na ulaşıp Kemeraltı’na doğru yöneldikleri sırada bir silah sesi işitildi. İlk kurşunu alayın sancaktarı teğmene sıkarak öldüren Hasan Tahsin, ardından kurşunu bitene kadar devam etti. Önce büyük bir telaş ve kaçışma yaşandı; ardından da Yunan askerleri derhal saldırı düzeni alarak, Sarı Kışlaya karşı yoğun bir ateş açmaya başladılar ve askeri kıraathanede bulunanları, sokaklardaki insanları mitralyözlerle biçtiler. Artık, bir anda dört-beş yüz kişi birden şehit edilmiş; sonradan bu sayı yakın çevredekilerle birlikte 2.000’e kadar çıkmıştı. Öldürülenler arasında Hasan Tahsin de vardı ve cesedi Kordonboyu’nda sürüklenerek parçalanmış bir halde bulunmuştu.

Osmanlı Hükümeti’nden karşı konulmaması emrini alan Türk subay ve erleri kışlalarında insafsızca şehit edildiler. Daha sonra hükümet konağı ve diğer resmi daireleri basarak buralardaki memur subay ve erleri türlü eziyetlerle gemilere götürüp günlerce aç bıraktılar. Bunlardan bir kısmını da dipçik vuruşları ile zorla “Yaşasın Venizelos” diye bağırmağa zorladılar. Boyun eğmeyenler ise şehit edildiler. 17’nci Kolordu Askerlik İşleri Reisi Erkanı harp Miralayı Süleyman Fethi Bey başından çıkarılmak istenen kalpağını eliyle tutarak: ”Bağırmam” dedi ve hemen şehit edildi. Yunanlılar çarşıya girip dükkanları da yağmaladılar. İzmir’in işgali ve bu işgal esnasında meydana gelen kanlı olaylar İstanbul ve Anadolu halkı tarafından duyulduğu zaman yer yer mitingler yapıldı. İzmir katliamı Ulusu susturup sindiremedi. Bu olayın doğurduğu acıyı ruhunun ta derinliklerinde duyan Türk Ulusu kurtuluşu silaha sarılmakta buldu. Yer yer hazırlanarak ilk milli savunma teşkilatını kurdu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, İzmir'in “Kara Günü”nün 101. Yılında, bir daha aynı kara günleri yaşamamak için Atatürk’ün gösterdiği yolda birlik beraberlik ve dayanışma içince ilelebet yürümemiz gerektiğinin bilinmesini istiyoruz. Bağımsızlık mücadelemizde şehit olmuş bütün atalarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.

DİĞER YAZARLAR
Recep ÇINAR
Ayasofya!
TURAN ŞALLI
SOSYAL VE KÜLTÜREL YAŞAMIMIZDA ROMANLAR
NURAN İKİZ
Turizm ve sahte gıdalar
Levent Büdüş
 MİRASTA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
CELİL ÖZCAN
AMASYA GENELGESİNİN 101. YILI KUTLU OLSUN
ERCAN KERMAN
KOCA BOZGUN-DOKSANÜÇ HARBİ
Şükrü Akıllı
BU ANLAYIŞLA ÇEVREYE BEDEL ÖDEYECEĞİZ!
Ertan Çekiç
MUTLU ETMEK
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
YÖNETİM VE YÖNETİCİ
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER