Recep ÇINAR
Zekât, Fitre, İnfak ve Öşür!
Yayın Tarihi: 07 Mayıs 2020, Perşembe
Diğer Yazıları

Rabbimizin lütfuyla bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Ramazan ayında Oruçla beraber gündeme Zekât ve Fitre… gibi mali ibadetler gelir. Tabii ki bunların nasıl hesaplanacağı, hangi mallardan/gelirlerden ne kadar zekât verileceği ve kimlere verileceği konusunda Diyanet İşleri Başkanlığımız gerekli açıklamayı yapmaktadır. Ben burada, başlıkta isimlerini zikrettiğim mali ibadetler konusunda İslami kaynaklardan derlediğim özet bilgileri siz okuyucularımla da paylaşacağım.

ZEKÂT nedir? 

Zekât, bilindiği gibi İslam’ın 5 temel şartından biri. Bir kural olarak zekât, İslam Devleti tarafından toplanan vergidir. Dağıtımını da yine devlet, Kuran’da belirtilen 8 sınıfa dağıtır/harcar. Ancak günümüzde zekâtı kim toplayacak, zekât verme durumunda olanlar zekâtını nereye, kime verecek... Bütün bunlar zaman zaman kafalarda soru işaretleri oluşturuyor. Bazıları da, laik devlete verdiği vergileri zekât sayıyor! Bu konuda Diyanet işleri Bşkanlığı gerekli açıklamayı yapmıştı. :                    

“Ödenen Vergi Zekât Sayılmaz” (Temmuz 14). 

Zekât zenginden alınan bir vergidir. Zekât,  insanlar arasında kardeşlik ve dayanışma bağlarını güçlendirir, birbirine kenetlendirir. Böylelikle zenginin malında fakirin gözü olmaz. Zengin de Allah’ın emrini yerine getirmiş olur. Zekat, Toplumdaki gelir grupları arasında oransal bir denge ve sosyal dayanışma gerçekleşir. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “Şükür ederseniz arttırırım” (İbrahim,7).  Diğer bir ayette ise; “Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir güç olmaz” (Haşr,7) buyurmuştur. Peygamber efendimiz (sav) bu konuda, “Zekât malınızı manevi bir kale ile muhafaza altına alır” buyurmuştur.  Günümüz yönetimlerinde alınan birçok vergiler ise zengin fakir ayırımı yapılmadan alınıyor. Mesela; Benzine, mazota ödenen verginin 3’te ikisi KDV, ÖTV... gibi vergiler!  Bunu araç kullanan milyarder de ödüyor, kıt kanaat geçinmeye çalışan vatandaş ta. Bu adaletsizlik ve, bu zulüm değil mi? Adaletin sağlanması için vergi verme gücü yeten zenginlerden alınması gerekir. İnsan emeğinden değil! 

FİLTRE NEDİR?

Fitre, Orucun kabulüne, ölüm sekeratından ve kabir azabından kurtuluşa bir vesiledir. Miktarı, bir bireyin günlük asgari beslenme ihtiyacı göz önünde bulundurularak belirlenir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, Bayram günlerinin neşesinden onların da istifade etmelerine bir destektir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca her sene fitre miktarı tespit edilir ve açıklanır.  Bu yıl açıklanan miktar kişi başına  27 TL. Bilhassa son yıllardaki artışlar ortalama yüzde 20 civarında. 2017’de 16 TL / 2018’de 19 TL / 2019’da 23 TL  idi. Bu yıl 27 TL olarak açıklandı. Bu ne demek? 4 kişilik bir ailenin günlük asgari yeme içme masrafı 4x27= 108 TL. Bir aylığı ise 108x30= 3240 TL. Peki, asgari ücret ne kadar?  2324 TL!  Adalet bunun neresinde? AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan’ın yeniden bir çay – simit hesabı yapması gerekir! Bu durum bize şunu gösteriyor; günümüzde geçim sıkıntısı çeken insanların oranı oldukça yüksek. İçlerinde zekât-fitre verilmesi gerekenler pek çok. Gücü yetenlerin gerek Zekât-Fitre gerekse İnfak ile bu insanlara yardımcı olmaları gerekir. Yoksa dünya malının hesabını ahrette veremeyiz!

İNFAK nedir? 

İnfak, Lügat olarak mal harcamak, yardımda bulunmak, sadaka vermek, nafaka ile fakirleri geçindirmek anlamlarına gelir. İçinde yaşadığımız bu dünyada yaptığımız hiçbir şey karşılıksız kalmayacaktır. İyilik de yapsak kötülük de yapsak, bu yaptıklarımızın hepsi kıyamette önümüze konulacaktır. Ayette şöyle buyrulmaktadır: “O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.” (Zilzal Suresi : 6-8)

Müslüman, Muhsin insandır. Muhsin demek, hayır hasenat sahibi, özü de sözü de davranışı da iyiliklerle dolu, kısacası dosdoğru Müslüman demektir. Bizler şu dünyada yaşarken, imkân sahibi olduğumuza göre, aynı zamanda ihsan sahibi olmakla, sırf Allah rızası için infakta bulunmakla da mükellefiz. En kıymetli infak, Müslümanların en zayıf ve muhtaç olduğu zamanlarda yapılandır. İnfak kulun Allah’a olan borcudur. İnfak, zahiren başkalarına faydalı oluyormuş gibi görünse de hakikatte insanın kendisine daha fazla fayda sağlamaktadır. Zira infak, kişinin nefsine iyiliği, güzelliği ve hayrı telkin etmektedir. İnfak, hem malı hem de kalbi temizler. Rabbimiz, Bakara suresinin üçüncü ayetinde müminlerin vasıflarını belirtirken; “Onlar gabya inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar/infak ederler” buyurur.

ÖŞÜR (AŞAR) NEDİR?

Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş olsa da Öşür, arazi mahsulleri (tahıl, sebze, meyve...) ve hayvanlarla ilgili zekâttır. Elde edilen mahsulün onda birini vermektir. Şayet araziyi sulama için ayrı masraf yapılıyorsa yirmide biri verilir. Hayvanlar için de cins ve sayılarına göre bu vergi verilir. Öşür vergisini de Zekât gibi İslam Devleti toplar. Bakara suresi 267.ayette, “Sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin” buyrulur. 

Diyanet İşleri Başkanlığı, “Türkiye’de araziler tapulu ve sahipli olduğu için Türkiye arazisi öşür arazisidir” açıklamasını yapmış,  Tarım veya Hayvancılıkla uğraşan Müslümanların yediklerinin helal olabilmesi için bu öşür zekâtını mutlaka vermeleri lâzımdır” fetvasını vermiştir.

Yüce dinimiz İslam, sadece ebedi hayatımız ahirete değil dünya hayatımıza da yön verir. Zekât, Fitre, İnfak ve Öşür vahşi Kapitalizmin meydana getirdiği maddi ve manevi tahribatı gidermeyi, sosyal yardımlaşmayı, gelir dağılımındaki yaraları sarmayı, zengin – fakir arasındaki muhabbetin güçlenmesini, toplumda sosyal ve ekonomik dengenin oluşması … gibi pek çok faydayı içerir. Onun için bu konuda Müslümanlar olarak daha duyarlı hale gelmemiz gerekir!.

Dostça kalın…

DİĞER YAZARLAR
NURAN İKİZ
KORKU
Recep ÇINAR
Özgül ağırlık!    
Levent Büdüş
 MİRASTA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
CELİL ÖZCAN
AMASYA GENELGESİNİN 101. YILI KUTLU OLSUN
TURAN ŞALLI
Evleri yıkılan Romanların çaresizliği
ERCAN KERMAN
KOCA BOZGUN-DOKSANÜÇ HARBİ
Şükrü Akıllı
BU ANLAYIŞLA ÇEVREYE BEDEL ÖDEYECEĞİZ!
Ertan Çekiç
MUTLU ETMEK
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
YÖNETİM VE YÖNETİCİ
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER