M. ENİS ŞENSEVER
8. Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü anısına Karma sergiler
Yayın Tarihi: 20 Mart 2020, Cuma
Diğer Yazıları

Emekçi Kadınlar Günü adına Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı eski İstasyon binası yolcu salonu Sanat Galerisi’nde ve Osman İNCİ Müzesi Sanat Galerisi’nde üniversitelerimizde öğretim üyesi olarak görev yapan kadın sanatçı eğitimcilerden oluşan karma sergi açılışları gerçekleştirilmiştir. Resim, heykel, özgün baskı, dijital baskı, fotoğraf vb dalda çeşitli disiplinlerde üretilen eserlerini izleyicilere sunmuşlardır. Sanatsal üretimin algılama ve alımlama sürecini birlikte oluşturduğu gerçeği ile üreten sanatçının yanı sıra, daha da önemlisi izleyici profili olarak tüketen izleyici ile sanat yapıtlarının buluşmasıdır. Sergiler salt seyir zevkinin dışında karşılıklı iletilerin çok önemli paylaşım mekânlarıdır. Belki son söz olarak yazacağım cümleyi öne çekerek, bu iki sergide emekçi kadın öğretim üyelerimizin eserlerini ilgiyle izlenmesini dilemek değil, izlenmesi gerekliliğini vurgulamak istiyorum.

Emeğin en yüce değer olduğu gerçeğinden yola çıkarak, anlamsızca pozitif ayrımcılık gibi bir yapay dayatmacılığın dışında, kadın ve erkeğin eşit haklar çerçevesinde, üretimden gelen gücünün yansıması olarak her ortamda karşılığını bulduğunu düşünürsek, çalışanların hakları açısından kadın çalışanlar için, çarpıtılmış feminen grupların çıkışlarından tamamen farklı bakılması gerektiğinin altını çizelim.

Osman İNCİ Müzesi’ndeki açılışta Trakya Üniversitesi Öğretim Elemanı, Türk Üniversiteleri Kadınlar Derneği II. Başkanı sayın Vildan YAZICI’nın 8. Mart ile ilgili konuşması ilgi ile izlendi. Tarihçesi çok önemliydi. Kısaca biz de değinelim.

Genelde 8. Mart 1857 tarihinde New York’ta Tekstil işçisi kadın çalışanların eylemiyle başlatılır. Kayıtlarda net görülemediğinden iddialar çelişkilidir. Bir söylem, kadın işçilere polisin acımasızca baskısıyla fabrikaya sığınmaları sonrası çıkan yangında 129 çalışanın ölmesidir. Polisin kundakladığı da bir söylemdir. Bir diğer olgu, acımasız üretim koşullarında binanın istiap haddinin üstünde dokuma tezgahlarının yer alması nedeniyle çökmesi sonucu çıkan yangında ölümlerin olduğu tezidir.

Aslında 1850’li yıllar, 40 bin tekstil işçisinin direnişe geçtiği yıllardır. Sağlıksız koşullarda çalışmak, 16 saatlik iş gününü 10 saate indirmek gibi talepleri vardır. Bu gün 8 saatlik iş gününü emekçilerin bu direnişine borçluyuz. Kadın işçiler, ücretlerinin yükseltilmesi, iyi çalışma koşulları istiyorlardı. 1910 tarihinde Kopenghang’da, İkinci Uluslararası Sosyalist kadın konferansı 100 delege ile toplandı. 8 haftalık doğum izni, 12 yaşın altında çocuk işçilerin çalıştırılmaması talepleri dile getirildi. Ekonomik ve politik hakları için uluslararası dayanışma ve mücadele günü olarak bir gün kutlanması teklif edilir. Ancak 8 Mart telâffuz edilmez.

8 Mart 1908 tarihinde yine New York da 15 bin çalışan kadın daha az iş günü daha çok yüksek maaş ve seçme hakkı talepleriyle atılmış adımlar bu tarihin gün olarak ortaya çıkmasının önünü açar. 1909’da Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart ‘ı Ulusal kadınlar günü ilan etmiştir. Bu özel günün uluslar arası hale gelmesi Clara ZETKİN’e aittir. 100 yılı bulan bir süredir kutlama ve anmalar ile yapılmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından da Dünya Kadınlar günü olarak kabul ediliyor.

Bu vesile ile sadece kadın çalışanların değil, tüm çalışanların emek mücadelesini saygıyla kutluyoruz. Mücadelede hayatını kaybedenleri de anıyoruz. Müzenin kurucusu. Bize bu mekanlarda faaliyet imkanı tanıyan sayın Osman İNCİ hocamız da bu özel günde her açılışta olduğu gibi günün anlamına özgü konuşmasını yapmıştır. Kendisine teşekkür ediyoruz. Müze Müdürümüz Bilal SARIGÜL’e de emekleri için ayrıca teşekkür ediyoruz.

Burada önemli bir girişimden de bahsedelim.  EPSAG 22 (Edirne Plastik Sanatlar Grubu) kurucusu olarak Mehmet Enis ŞENSEVER daha önce 2016 tarihinde başlattığı bu girişimi, araya giren intikadan sonra yeniden 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sergisi ile Osman İNCİ müzesi işbirliğiyle gerçekleştirmiş olmasıdır. Bağımsız bir inisiyatif grubu olarak, plastik sanatlar çerçevesinde sergiler gerçekleştirmeyi kıstas almaktadır. Yenigün gazetesinde bu konuda bir haber yayınlanmıştır.

Osman İNCİ Müzesi sergi salonunda EPSAG 22 grubu olarak katılan kadın öğretim elamanlarımız Ayfer Uz, Aylin BEYOĞLU, Ayşegül KALKAN, Berrin BAYRAKTAROĞLU, Beyda ÇETİN, Candaş YARAŞ, Cansu ALPARSLAN, Ceren NBAYKAN, Emel BENZET, Emel SEZER, Fatma DAĞLI, Figen GİRGİN, Kübra YILDIZ, Mehtap KODAMAN, Melihat TÜZÜN, Selma ÖZKAN, Semra ÖZCAN, Zeynep IRMAK, Zerrin PEHLİVAN’a teşekkürlerimi sunuyorum. 8–22 Mart 2020 tarihleri arasında izleyicilerimizle buluşturuyoruz.

Sergide yer alan katılımcılara teşekkür(katılım) belgelerinin dağıtımından sonra çok kısa olarak grubumuzu açıklamak adına şu konuya vurgu yaptım. Geleneksel sanatlardaki çalışmalarla günümüzün çağdaş modern uygulamalarının mutlaka ayırmamızın gerekliliğidir. Hala ‘Tezhip’ çalışmaları ile Edirnekâri işlerinin bir birinden ayrılmamış olmasıdır. Önerimiz de Geleneksel olanın ayrı kulvarda kendine özgü yürümesidir. Ancak geleneksel uygulamalar çağdaş kurgular ile yorumlanabildiğinde bize özgü modern örnekler ortaya koyabiliriz. Deniyor ki, Levni‘den buyana geliştirebilseydik, özgün çağdaş bir sanatımız olabilirdi. Bir örnek verdim. 14 ve 15 yüz yıllarında İran’da yaşayan Heratlı ustaların uyguladığı Abdullah KAAT ve oğlu şeyh Muhammed Dost KAAT gibi ustalardan Osmanlı’ya geçen, ince kağıt ve deriyi oymak suretiyle ortaya çıkan geleneksel sanat tekniği olan KATI sanatıdır. Bir Ebru kâğıdını ağaç, şahin vs şeklinde siluetini kesip yapıştırıyorlardı.

20 yy sanatlarında René MAGRİTTE ( Büyük aile 1947) kanatları açık bir güvercini, siluet biçiminde çizip içinde bulutlarla resmederek Sürrealist bir uygulama gerçekleştirmiştir.  Biz bugün bunu dekupaj, kolaj şeklinde adlandırıyoruz. Yeni bir şeymi? Eğer biz bir ebru çalışmasını farklı biçimde yorumlarsak Katı da olduğu gibi kurgulamış oluruz. Bu vurgu ile geleneksel olanı yeni düşüncelerle yorumlamamızı öğütlemiş olduk.

Sanıyorum bu yol ayrımları sonlanacak. Bu günümüzün sanatında ne klasik betimleme, nede daha da ötesi foto gerçekçilik adıyla insan oğlunun icad ettiği makineyle yarışması gibi absürd uygulamaların, hatta kavranamamış soyutun dışında bir anlatımın şekillendirdiği metaforik kurgular, bir çok disiplinin birlikte kombine edilişi gibi malzeme ve tekniğe dayalı yaratıcı süreçler ön almaktadır. Deneysel uygulamalar kavramsal boyutta kendini göstermektedir.

Toparlayacak olursak bu bahsettiğimiz olgulara dair yaklaşımların bir benzerlerini bu iki sergide görebilme şansına sahip olacaksınız. Tabi sergileri ne kadar izliyoruz sorusunun cevabı da her halde çok sık kullanılan MASLOW’un ihtiyaçlar pramidinin neresinde oluşumuza mı bağlı diyebiliriz. Öyle bile olsa Edirne ölçeğinde Dezavantajlı yerleşimlere göre avantajlı olanlar da ne kadar sanata duyarlı, bir de bunu da sormadan edemiyor insan. Şimdi bu iki sergiyi kaç kişi izleyecek. Diğer sergiler ne kadar izlendi ki? Bir şekilde işin zanaat kısmını çözmüş, kalıp dökebilen birileri kuzu oğlak alçı dökümlerini panayır gibi serince ortalığa almayan kalmıyor. Hadi diyelim estetik bir yanı olsa. Çok kötü alçı işleri. Kiç(Kitsch) şeyler. Bunları hangi sanat zevkiyle alıyoruz o zaman. Ucuz olduğu için mi? Akademik eğitimini almış üstüne üstlük Akademisyenlik de yapan birini kiminiz tanıyor. Tanıyor musunuz? Biraz indirim teklif edip sergi salonundan eser satın alıyor musunuz?

Tabi hangi eserleri diye de sorabiliriz? Ciddi bir soru, satın almanızı etkiliyen faktör nedir. Sanatçının yakışıklılığı mı, karizması mı,  eşraftan zengin aile çocuğu oluşu mu, politik bağlantıları mı, sermaye ile pozitif ilişkileri mi, plastik olarak mı etkiliyor, nedir alıp almamaya yönelten?.. Sanat kültürümüz bir şekilde var ise birilerinin söylemi dışında tercihimizi yapabiliyor olmamız mı? Yoksa bunu ben de yaparım mı diyorsunuz.(Bunu ben de yaparım – Modern sanatı kullanma klavuzu) Protest anlamda anarşist tavırla, ya da çakma Gustoların egoizmine mi sanat diyorsunuz. Sanat yapıtı ustasının elinden çıktıktan sonra bir nesnedir. Özne olarak izleyen ve alıcı, kendisini çevreleyen tüm varlıklara bilgi, birikim ve deneyimi ile bakar. Bir doğal biçimlenmiş taş olsun ya da bir sanat yapıtı olsun, bu pencereden bakar ve seçkisini yapar. Öznenin Gustosu çok önemlidir. Edirne buralara daha gelemedi. Sanatsal süprüntüleri de ayrı bir yazı konusu yapmamız gerekiyor. Konumuz BANKSY değil. İlk ve orta eğitim okullarımızda körü körüne çizip boyamak yerine görsel kültür dersleri koysak çok daha iyi mi yapmış oluruz diye de düşünmüyor değilim.

Konumuz 8 Mart idi. Bırakalım sanatsal nitelikleri, kadınlar günü diye yufkalar açılacak, göbekler atılacak. Sonra da % 4 +4 zam olur mu denecek, petrol fiyatları düşüyor, biz neden benzine 6,30 TL veriyoruz, denecek vs. Siz 8 Mart gecesi içkili gece kulübünde mücadele tarihini anma yerine kadınlar gününü kutlarsanız soru sormaya hakkınız da olmaz.

Güzel Sanatlar Fakültesinin Yolcu Salonu Sanat Galerisinde ki sergi de eksileri artıları ile olumlu bir sergi olarak izlenmesi elzemdir diye düşünüyorum. Osman İNCİ Müzesi’nde olduğu gibi.

33 Üniversiteden 76 sanat eğitimcisi hocanın çalışmalarının yer bulduğu bu kapsamlı ulusal karma sergi GSF’nin Dekanı Sayın Prof Melahat TÜZÜN ve Rektörümüz Prf. Dr Erhan TABAKOĞLU’nun ve misafirlerin katılımıyla açılmış olmasını kutluyorum. Öncelikle yukarıda değindiğim gibi, çok farklı kimliklerde sanatsal ürünlerin yer almış olmasıdır. Bu çoşkuyu yaşatmak da bir özveri istiyor. Elinize sağlık diyorum. GSF’nin yolcu salonundaki sergi, 9–19 Mart  2020 tarihleri arasında gezilebilir.

Bir göze çarpan unsur da şu. TBMM’nin 100 kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında bu sergiyi ayrıca düzenlemiş  olmalarıdır. TBMM tarafından Meclis Başkanı Sayın Mustafa ŞENTOP imzalı, TBMM’nin kuruluşunun 100 yılında çok sayıda etkinlik düzenlenmesi kararlaştırılmıştır ve resmi internet sitesinden paylaşılmıştır. Tarihsel gelişiminin uluslar arası alanda akademisyenlerle birlikte ele alınacağı konferans, toplantı ve uluslar arası sempozyumlar zinciri hazırlanacağı duyurulmuştur. Özel belgeseller, 10 bölümlük yakın tarih belgeseli hazırlanacak, 100 kısa film yarışması yapılacak, meclisin tarihini anlatacak ünlüler, fotoğraflarla milli irade, TBMM tarihi boyunca önemli tarihi gelişmeler ele alınacak, Uluslararası kutlanan 23 Nisan Çocuk Bayramı ve çocuk parlamenterler gibi bir dizi etkinlikler söz konusudur. Parlamenter müsameresi gibi çocuklarımızı fazla mıncıklamayalım, bu da bizim uyarımız olsun.

Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde ve Osman İNCİ Müzesi’nde gerçekleşen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine katılan tüm öğretim üyesi kadın sanatçılarımızı bir kez daha kutluyorum.  

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
İSHAK PAŞA SARAYI
NURAN İKİZ
KAÇAN KAÇANA…
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
AH ŞU DİRENÇLİ SON KİLOLAR!
Recep ÇINAR
Böbrek Taşı Düşürme Yöntemi!  
ABDULLAH GÜRGÜN
İLHAN KOMAN SAGUSU
Ahmet Acaroğlu
MANŞETLERİN  GÖR  DEDİĞİ 
Selçuk Duranlar
YOKSULLUK VE İSTİHDAM
Şükrü Akıllı
Bir renk ki dillere destan… EDİRNE KIRMIZISI
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
DUYGULARIN SESİ: CHOPİN
TURAN ŞALLI
ROMANLAR DERİN YOKSULLUĞA DOĞRU İLERLİYOR.
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Zafer Dereli
ASGARİ ÜCRETLE BİRLİKTE ZAM VE REFAH PAYI KAÇINILMAZ OLMUŞTUR
Numan Özgür METİN
MİNİK USTALAR SERGİSİ
Hüsnü Sarıgül
Suriyeliler denizde, Mehmetçik Suriye’de
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
Mehmet Ali ESMER
Bir Kitap, Bir Anekdot: TALAT PAŞA ve MUSTAFA KEMAL PAŞA
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
M. ENİS ŞENSEVER
İkinci Mahalle Resim Sergisi (2)
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Prof. Dr. Özer ERGÜN
Kurbanda Hijyen ve Gıda Güvenliği Niye Önemli?
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Levent Büdüş
SİS DAĞILINCA
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN