Ertan Çekiç
KAVANOZ
Yayın Tarihi: 17 Mart 2020, Salı
Diğer Yazıları

            Zaman yönetimi konusunda bir kurs düzenleniyor. Zamanın iyi ve üretken kullanma ile ilgili verilen derste,  uzman, öğretmen, çoğu hızlı olmaları gereken ve stresli mesleklerde çalışan öğrencilerine demiş ki:
– Sizinle küçük bir deney yapalım.

Masanın üzerine kocaman bir cam kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan küçük kaya parçaları çıkarmış, dikkatle kavanozun içine yerleştirmiş.

 Kavanozda taş parçaları için yer kalmayınca sormuş:
– Kavanoz doldu mu?
Sınıftaki öğrenciler:
– Evet, doldu.
– Dolduğunu düşünüyorsunuz demek ha!
Hemen eğilip başka bir torbadan küçük çakıl taşları çıkartmış, kavanozun tepesine dökmüş, kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmişler…
Yeniden sormuş öğrencilerine:
–  Bu sefer kavanoz doldu mu?
İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler:
– Hayır, tam da dolmuş sayılmaz.
– Aferin!
Masanın altından bu kez de bir torba dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş. Ve sormuş yeniden:
– Kavanoz doldu mu?
Öğrenciler bağırdı:
– Hayır dolmadı!
Yine “Aferin” demiş öğretmen.
Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış ve sormuş:
– Bu gördüğünüz deneyden nasıl bir ders çıkarttınız?
Bir öğrenci hemen atılmış:
– Şu dersi çıkardık ki günlük iş programımız ne kadar yoğun olursa olsun, her zaman yeni işlere zaman ayırabiliriz.
Öğretmen:
– Hayır, çıkartılması gereken asıl ders şu; eğer en başta büyük taş parçalarını kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız. Hayatınızdaki önemli olan büyük taş parçaları hangileri? İlk iş olarak onları kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları ihmal edip dışarıda mı bırakıyorsunuz?

Hayatın akışında sürüklenirken, hayatınızı en çok önem verdikleriniz ile mi yoksa daha az önemli olanlarla mı dolduruyorsunuz?

YÖN BULMAK

            Eğitim filosuna bağlı bir savaş gemisi, fırtınalı bir havada, gece karanlığında yol alıyordu. Yer  yer sis de vardı ve görüş alanı dardı. Bu nedenle geminin komutanı da köprüdeydi, bütün faaliyetleri denetliyordu.

Köprünün iskele tarafındaki gözetleme yerinde nöbetçi haber verdi;

Işık!  Sancak tarafında.

Komutan seslendi:

– Dümdüz bize doğru mu ilerliyor, yoksa kıça doğru mu gidiyor?

Nöbetçi  cevap verdi:

– Dümdüz bize doğru ilerliyor Komutanım.

Bu, tehlikeli bir çarpışma rotası üzerinde olduğumuz anlamına geliyordu.

Komutan nöbetçiye emir verdi;

– Gemiye mesaj gönder: Çarpışma rotasındayız.  Rotanızı 20 derece değiştirmenizi öneriyoruz.

Karşıdan şu sinyal geldi:  ” Sizin rotanızı 20 derece değiştirmeniz önerilir.”

Komutan:

– Mesaj gönder. Ben komutanım. Rotayı 20 derece değiştirin.

Karşıdaki “Ben deniz onbaşıyım, sizin rotanızı 20 derece değiştirmeniz daha iyi olur.” diye yanıtladı.

Komutan iyice öfkelenmişti. Hırsla emretti:

– Mesaj gönder! Ben bir savaş gemisiyim. Rotanızı 20 derece değiştirin.

Karşıdaki ışıklarla işaret verdi. “Ben bir deniz feneriyim.”

Savaş gemisi rotasını değiştirdi.

 

Deniz fenerine dümdüz ilerleyen savaş gemisinin komutanı gibi bazen hayatta ön yargılarımız, kibrimiz, sisler gibi dar görüş açımız doğru kararlar almamızı engeller. Sonuna kadar deniz fenerine ilerleyen savaş gemisi gibi kafanızın dikine gitmek dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir. Geç  olmadan bazen doğru olan hayatta da rotayı değiştirmektir.

 

 

DİĞER YAZARLAR
OLCAY DAL
Mustafa Kemal Atatürk kimdir ?
ERCAN KERMAN
KES TIRAŞI
Ahmet Acaroğlu
KURTULUŞ  GÜNLERİ 
NURAN İKİZ
Çare ne?..
Recep ÇINAR
A–L–İ
CELİL ÖZCAN
“Büyük Atatürk, her geçen gün, daha da büyüyor!
Selçuk Duranlar
TÜRKİYE LİMANLARI COVİD-19 EKONOMİK ETKİ ANALİZİ (EKİM 2020)
Şükrü Akıllı
ATATÜRK ÖLMEZ BİR İDEALDİR.
Numan Özgür METİN
ORMANYA-MAŞUKİYE-SAPANCA DOĞA TURU
TURAN ŞALLI
GÜZEL(ŞUKAR) PARTİ  ROMANLAR İTİBARSIZLAŞTIRILMAMALI
Levent Büdüş
GÖÇMEN KUŞLAR
Zafer Dereli
YILLIK İZİNLERDE HAK KAYBI OLMAMASI İÇİN BAŞVURUMUZU YAPTIK
M. ENİS ŞENSEVER
SANAT NE İŞE YARAR? Dilara ÇOLAK -2-
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
Hüseyin Erkin
Nehirlerimizden anlaşmalar çerçevesinde faydalanmalı
Ertan Çekiç
HAYAL GÜCÜ
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER