NURAN İKİZ
Gündeme yönelik
Yayın Tarihi: 06 Mart 2020, Cuma
Diğer Yazıları

Geçen haftaki yazımda gündem konusuna değinmiş, basında yazılanların, çizilenlerin gündemde uzun süre kalmayıp bir-iki günde unutulmasından bahsetmiştim. İşte size uzun süren bir gündem:Göçmen akını.

Herşey Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce tekrar tekrar uyarı yaptığı sınır kapılarını açma kararını vermesiyle başladı ve düzensiz göçmenler vakit geçirmeden sınırlarımıza akın etti.

Sınır boyu anababa günü. Zaman zaman savaş alanı…

 Sınırlarımızdan Yunanistan’a geçmek için ısrarda bulunan çoluklu çocuklu düzensiz göçmenleri durdurmak için Yunanistan’ın yaptıkları hiç de insanlığa sığacak cinsten değil. Gaz fişeği, biber gazı atması,  sopayla saldırması, en sonunda silaha davranıp göçmenleri hiç çekinmeden öldürmesi ‘pes’ dedirtti.

Adeta dizi izler gibi televizyonlardan seyredilen bu sahneler yürekleri sızlatıcı cinsten. Avrupa ülkelerinde de izlenen bu gelişmeler karşısında her fırsatta demokrasiden söz eden o ülke yöneticileri, açaba bu görüntüleri nasıl karşılıyor?

Tabii ki sessizce…

Her zaman olduğu gibi bu konuda da iktidar bir telden, muhalefet de başka telden çalmaya devam ediyor, ama işin garibi daha önce göçmenlerden yakınan, bunların ülkemizde işi ne diyenlerin bugünlerde onların salınmasına karşı çıkması, sınırlarda ne hallere geleceği yolundaki eleştirileri şaşırtıcı...

Yunanistan kolluk kuvvetleri tel örgülere yaklaşan göçmenleri sopalayıp üstlerine gaz verirken halkımız ise ellerinden geldiğince eşya temin ediyor, su, ekmek veriyor.

Göçmenlerin düştüğü durum karşısında insan ‘vatan çok önemli’ demekten kendini alamıyor. Vatanlarını geride bırakmak zorunda kalan, yeni bir yaşam arayışı içindeki aileler, çoluk çocuklarını nasıl sağlıklı tutarım çabası içinde, yokluklarla mücadeleleri iç sızlatıcı…

İnsan ekmeksiz kalabilir, bir yerlerden biraz un, su, tuz bulup ekmek yapabilir. İnsan, yokluk karşısında eşyasız kalabilir, onu da halledebilir, evsiz kalabilir, başını sokabilecek bir çatı altı bulabilir ama vatansız kalırsa o çok zor işte…

Hani “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım.” sözü var ya.  Tanrım kimseyi vatansız bırakmasın!..

Suriye’de yaşananlar karşısında kimin kiminle savaştığı, halkın ne için, ne uğruna öldüğü konusu karşısında  aklıma Rüzgâr Gibi Geçti filminde siyahi kölelerin iki tarafın savaşında sahiplerinin yanında savaşmasının garipliği geldi. Bir de ilk kölelik isyanının Küba’da başlaması sırasında siyahi kölelerin liderine, karşı tarafta sizinle savaşanların yanında kölelerin de bulunması hakkında ne diyeceği sorulduğunda “Onlar köle olduğunu bilmiyorlar ki, bilseler bizim yanımızda olurlardı.” yanıtı çok manidar değil mi?..

Ya ikircikli, daha doğrusu bencil AB ülkelerinin yöneticilerine ne diyelim? Kendilerini korumak için o düzensiz göçmenlere yapılanlar karşısında gözlerini kör, kulaklarını sağır, bir de Yunanistan’a yüklü bir yardım yapıyorlar. Göçmenleri göndermesinler diye… Bencillikleri ortada, vicdanlarına ne oldu acaba?

İki süper ülke ABD ile Rusya ise bir bizim yanımızda, bir karşımızda, yani yalpalıyorlar. Bu durumlarını ibretle ve tepkiyle izliyoruz.

Onların bu tavırları bana, tanıdığı tarafından aldatılan bir adamın şu sözünü hatırlattı: “Onun beni aldattığına üzülmüyorum, ama ona bir daha inanamayacağıma üzülüyorum.”

Göçmen akını ile birlikte piyasada fırsatçıların türediği ise bir başka sorun. Eskiden gümrüklerde çalışanlar çok kazındıkları için Edirne’de piyasayı yükseltirmiş; şimdi göçmenler yükseltiyor.

Bir de gündemimize Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle “Şehitler Tepesi Boş Kalmayacak “ tartışması düştü. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ısrarla Şehitler Tepesi Boş Kalmayacak derken, muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise “Bizim iktidarımızda, bizim zamanımızda Şehitler Tepesi Boş Kalacak.” diyor.

Ben de merak edip araştırdım, bu Şehitler Tepesi nereden çıktı diye. Erdoğan, bu sözü sevilen şair Arif Nihat Asya'nın "Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor" isimli şiirine gönderme yapıyormuş meğer...

 İşte o söz konusu şiirden bir kaç dize:

Şehitler tepesi boş değil

Biri var bekliyor

Ve bir göğüs nefes almak için

Rüzgâr bekliyor

Türbesi yakışmış bir kutlu tepeye

Yattığı toprak belli

Tuttuğu bayrak belli

Kim demiş meçhul asker diye...

Şehitler tepesi boş değil

Toprağını kahramanlar bekliyor

Ve bir bayrak dalgalanmak için, rüzgâr bekliyor

Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin

Türbesi yakışmış bir kutlu tepeye

Tuttuğu bayrak belli/Kim demiş meçhul asker diye...

Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor!

Dileğim şehitlerimiz gelmesin, vatan bölünmesin…

DİĞER YAZARLAR
NURAN İKİZ
KORKU
Recep ÇINAR
Özgül ağırlık!    
Levent Büdüş
 MİRASTA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
CELİL ÖZCAN
AMASYA GENELGESİNİN 101. YILI KUTLU OLSUN
TURAN ŞALLI
Evleri yıkılan Romanların çaresizliği
ERCAN KERMAN
KOCA BOZGUN-DOKSANÜÇ HARBİ
Şükrü Akıllı
BU ANLAYIŞLA ÇEVREYE BEDEL ÖDEYECEĞİZ!
Ertan Çekiç
MUTLU ETMEK
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
YÖNETİM VE YÖNETİCİ
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER