Levent Büdüş
 25 KASIM STADYUMU
Yayın Tarihi: 04 Mart 2020, Çarşamba
Diğer Yazıları

25 Kasım Stadyumu’nun yerine ne yapılması gerektiğiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Benim de kanaatim bu sahaya AVM yapılmaması yönündedir. Yine sporla ilgili olarak insan eğlencesiyle birlikte zihin ve beden terbiyesine yönelik kullanılmalıdır. Bu arazi üzerinde insanlar hem spor yapsın hem engeli bulunan çocuklarımız gençlerimiz tedavi edilsin hem de eğlensin dinlensin. Kanımca bu iş için en uygun spor atçılıkla ilgili sporlardır.

Hipodrom Park Yapılsın!

Benim önerim yine 25 Kasım’ı yaşatan adıyla içinde hipodromu (at binme parkuru ve tribünü) olan ihtiyaçlara göre kısmen binalı yemyeşil bir mesire alanına dönüştürülmesi. Tunca ve Meriç kıyılarına bağlanan güzergâhıyla tasarlanacak böyle bir hipodrom nehirlerin çevresinde ve Karaağaç yolu üzerinde bulunan restoranları, kafeleri, konser sahalarını da daha işler kılıp oradaki işletmelere katma değer sağlama, yeniden yenilenme fırsatı yaratacaktır.

Gelelim engeli bulunan çocuklarımızın gençlerimizin tedavi konusuna: Atla Terapi Programları açılan hipodromda halka sunulabilir.

Engelli çocuklarımız gençlerimiz, fiziksel ve duyusal bozuklukları olan hemşerilerimiz için bu hipodromda atlarla terapi programları uygulanabilir. Atla terapi programları bedensel ve duyusal rahatsızlıkların giderilmesine yönelik etkin bir tedavi sağlar. Neden şehrimiz atlarla sağlık, şifa, sıhhat bulan terapi programlarından istifade etmesin; ayrıca makinalar yerine atların, insanların sevgi ve anlam dünyasını geliştireceği de unutulmamalıdır.

Binicilik alanında heyecan dolu bir EDİRNE BARIŞ KUPASI düzenlensin!

Hipodromun at binme parkurunda-pistinde yöresel, ulusal ve uluslararası binicilik yarışmaları düzenlenebilir. Atların rengârenk bayraklar, flamalar ve panolar arasında nasıl da binicileriyle birlikte konulan Edirne Barış Kupası’nı kazanmak için mücadele ettiğini; atların her engel atlayışında seyircilerin yüreklerinin nasıl da heyecanla yerinden hopladığını görebiliyorum. 

 

Atlar Edirne’ye yakışıyor.

Hayvanların bir süs eşyası ya da endüstriyel bir mal olmadığını kavrayabilmek gelişmiş toplum olma yolunda çok önemlidir. Kanunların insan haklarını daha etkin koruması yönünde yapılan mücadeleler gibi doğa ve hayvan hakları için de daha etkin kanunların çıkarılması yönünde mücadeleler sürmektedir. Hayvanların da bir dünyası vardır! İnsanlar kendi dünyalarına nasıl özen gösteriyorsa hayvanların dünyasına ve yaşam koşullarına da önem ve özen göstermek zorundadır.

Edirne’mizin muhtelif bölgelerinde başıboş atlar var, bence bunlar kente yakışıyor; bir doğal yılkı heyecanı yaratıyor karşılaşma anında; ancak bu atlar korunmalı ve kollanmalılar çünkü burası atların özgürce koşturduğu bozkırlar değil; burası sokaklarıyla, arabalarıyla, çöp konteynerleriyle, kamyonlarıyla insanın doğayı anlamlandırma dünyasına ait. Bunun altını da çizelim ve kenttin kıyılarında dolaşan atları da koruyalım.

25 Kasım Hipodromu’nda başka neler yapılabilir?

Tunca, Meriç kıyılarına; Karaağaç, Bosnaköy dolaylarına rehberler eşliğinde atlı safari gezilerine çıkılabilir hatta doğa sporlarının bir konsepti olarak at sürme ve kamp kurma teknikleriyle oluşturulmuş uzun soluklu atlı safariler düzenlenebilir; kısacası doğa sporları alanında, atlı doğa sporları kapsamında bir turizm değeri hayata geçirilebilir. Hipodrom içinde temayla ilgili Trakya Tarım Fuarı açılabilir. Yine atçılıkla ilgili bir müze kurulabilir; yöremiz atçılık tarihi ve mitolojisi bakımından oldukça zengindir; ayrıca restore edilen nostaljik faytonlar ve atlarla ilgili eşyalar, dokümanlar, belgeseller, filmler bu müzede seyredilebilir. Edirne Barış Kupası da bir sonraki sahibine kavuşana kadar müze ziyaretçilerine sergilenerek şehre ayrı bir motivasyon, heyecan kaynağı yaratabilir!

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
TEMSİL UYGULAMALARI
Zafer Dereli
EMEKLİLİK TALEBİNDEN  NE ZAMANA KADAR  VAZGEÇİLEBİLİR?
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK