Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Çocuklarda kardeş kıskançlığı neden olur?
Yayın Tarihi: 21 Şubat 2020, Cuma
Diğer Yazıları

Kıskançlık Nedir?

Kıskançlık, sevilen birisinin başka birisi ile paylaşılamama durumudur. Kıskançlığın doğuştan geldiği ve içgüdüsel olduğu iddia edilmektedir. Kıskançlık her yaş döneminde görülebilir; fakat çocuklukta biraz daha fazla görülmektedir. Özellikle de küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma, bazı zamanlarda çocuğun yaşamını etkileyecek kadar şiddetli olabilmekte ve yardım gerektiren bir durum haline gelebilmektedir.

Kıskançlığın Sebepleri Nelerdir?

Kardeşi doğana kadar kendisine gelen ilgi ve dikkatin kardeşe yönelmesinden çocuk rahatsızlık duyar. Kardeşin doğmasıyla birlikte çocuğa ayrılan zaman azaldığı için çocuğun öfkesi kardeşine gibi gözükse de aslında anne babasınadır. Bu durumda çocuk kendisini güvensiz, terk edilmiş hissedebilir.

Çevredeki insanlarda bazı olumsuz düşüncelerin gelişmesine sebep olabilir. Örneğin büyük çocuğa neden senin saçlarında kardeşin gibi sarı değil diye sormak çocukların birbiriyle rekabete girmesine ve birbirlerine kızgınlık duymalarına sebep olabilir.

Cinsiyete göre de bazı problemler ortaya çıkabilir. Hemcinsi olmayan bir kardeşi olan çocuk ailesinin onun cinsiyetinden hoşlanmadığını o yüzden kardeşi olduğunu düşünebilir. Özellikle ailelerin çocuğun cinsiyetine göre tercihleri varsa bu durum kaçınılmaz olur.

Bazı çocuklar yaradılışından dolayı da kıskanç olabilir.

Annenin yeni doğan bebekle ilgilenmesi, yorgun olması ve büyük kardeşe eskisi gibi zaman ayıramamasından dolayı çocuk annenin onu artık istemediğini düşünerek, annenin yanından hiç ayrılmak istemeyebilir.

Aralarında az yaş farkı olan kardeşler, çok yaş farkı olan kardeşlere göre daha kıskançtırlar.

Kıskançlığın Belirtileri Nelerdir?

Büyük çocuk bir şekilde ilgiyi kendi üzerine çekmeye çalışır. Altını ıslatma, parmak emme gibi gerileyici davranışlar gözükebilir.

Gün içinde aşırı sinirli olurlar. Huzursuz bir görünümleri vardır, sakinleşmekte zorlanırlar.

Türlü bahanelerle evden ayrılmayı istemezler.

Kimi çocuklar ise kıskançlıklarını açıkça ortaya koyarlar. Kardeşine vurma, oyuncağını kırma gibi.

Çocuk anne babaya sürekli onu sevip sevmediğini sorarak anne babanın sevgisinden emin olmaya çalışabilir.

Kardeş Kıskançlığı İçin Ailelere Öneriler

Ebeveynlerin çocuğa kardeşi doğduğu zaman hayatında hiçbir şeyin değişmeyeceği, onu yine çok sevecekleri mesajını her fırsatta vermeleri çok mühimdir.

Kıskanan çocukla olabildiğince kaliteli zaman geçirmeye çalışılmalıdır. Yeni gelen kardeşle birlikte çocuğun rutin olarak yaptığı etkinlikler birdenbire son bulmamalıdır.

Genellikle çevredeki diğer kişilerde yeni doğan bebekle ilgilenip büyük çocuğu unutma eğilimindedir. Dolayısıyla sadece anne babanın değil herkesin bu konuda dikkatli davranması gerekmektedir.

Örneğin “gürültü yapma, kardeşin uyuyor” demek çocuğun yaşantısını bebeğe göre ayarlamasını istemek olacağı için kıskançlığı daha da arttıracaktır. Bu cümle yerine “kardeşini yeni uyuttum, içeride biraz daha sessiz konuşalım mı?” gibi daha olumlu cümleler kurmak daha doğru olacaktır.

Kıskanmasın diye çocuğa aşırı hoşgörü gösterilmemelidir.

Çocuk kardeşine zarar verdiyse kızmak yerine uygun bir dille anlatmalısınız. Kızdığınız takdirde çocuk ilgi çekmek için aynı hareketi tekrarlayabilir.

Kardeşleri kıyaslamak yerine, büyük kardeşin de bir zamanlar bebek olduğu, ona da aynı ilginin gösterildiği anlatılmalıdır. Bebeklik resimleri de gösterilebilir.

Eşit zaman ayırmak yerine her çocuğa kendi ihtiyacına göre zaman ayırmak gerekir. Bebeğin küçük olduğu için kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacağı büyük kardeşe anlatılmalıdır.

Ailenin bütün olduğu duygusu mümkün olan her ortamda hissettirilmelidir.

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
LÜTFEN DİKKAT-İTİRAFNAMEDİR
Recep ÇINAR
Osmanlı’yı “Cihan Devleti” yapan 150 SIR!(10)
Levent Büdüş
O ADAM O KADIN VE ŞAİR
NURAN İKİZ
Komşu komşunun külüne muhtaç
Şükrü Akıllı
SAROS KÖRFEZİNDE LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜTMEK.
TURAN ŞALLI
 ROMANLARIN SİNEMA GÜNLERİNDEN KALANLAR
CELİL ÖZCAN
99 YILDIR DEĞİŞMEZ BAŞKOMUTANIMIZ
Ertan Çekiç
HAYAL GÜCÜ
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
GELECEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
ADAY MEMURKEN İSTİFA EDEN SINAVSIZ OLARAK YENİDEN ATANABİLİR Mİ?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER