Tülay Çağlarer
1 Ocak 2020
Yayın Tarihi: 01 Ocak 2020, Çarşamba
Diğer Yazıları

2019 Aralık ayının başından beri herkes 2020 yılını düşünüp bu yılla ilgili dileklerini sıralıyordu. İşte beklenilen gün geldi, 2019’u uğurladık. Bugün 1 Ocak 2020.

Neler diledik, neler istedik…

Mesajlara bakıyorum. Genelde çok kişinin birinci dileği sağlık. Kendimiz için de, yakınlarımız için de yeni yılın sağlıklı geçmesini diledik.

İkinci dileğimiz mutluluk. Üçüncü dilek de para olarak sıralanıyor.

Elbette sağlıklı olmaz isek hiçbir şeyden zevk alamayız. Sağlıklı olmamızın da bazı kuralları var. Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmemiz gerekiyor. O halde, bu konuda yapmamız gerekenleri kısaca hatırlayalım.

Şeker, tuz ve tuzlu yiyecek tüketimi azaltılmalıdır.

Daha çok posalı yiyecekler tercih edilmelidir.

Kalori alımı, obaziteyi önleyecek düzeyde olmalıdır.

Alkolden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

Sigara içilmemelidir.

Uyku düzenine dikkat edilmelidir.

Kişisel temizliğe ve çevre temizliğine önem verilmelidir.

Bol miktarda su içmeyi ihmal etmemek gerekir.

Stresten kaçınılmalıdır.

Fiziksel aktiviteler ihmal edilmemelidir.

Bu saydıklarım sağlıklı olmamızın genel kurallarıdır.

Bunları yazarken aklıma Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun 16 Aralık 2019 tarihinde Hürriyet gazetesindeki köşesinde yazdığı 2020’nin “Beslenme trendleri” başlıklı yazısı geldi. Doktorumuz “Bana göre beslenmenin trendi olmaz. Olsa olsa ‘Anayasası’ olur. Böyle bir anayasa zaten var ve sadece üç maddeden ibaret:

1-YETERLİLİK PRENSİBİ: Yeteri kadar beslenecek, ihtiyacınızdan az ya da çok yemeyeceksiniz.

2-ÇEŞİTLİLİK PRENSİBİ: İhtiyaçlarınızı farklı kaynaklardan kazanmaya çalışacaksınız.

3-DENGE PRENSİBİ: Protein, karbonhidrat ve yağ dengesine dikkat edeceksiniz.

Eğer bu anayasaya harfiyen uyar ve bu arada beslenmenize ‘keyif ve hoşgörü’ ve de ‘yeni ve farklı’ lezzetler ekleyebilirseniz işiniz daha kolaydır.”

O halde protein, karbonhidrat ve yağın beslenmedeki rollerini hatırlayalım.

Protein nedir, hangi besinlerde bulunur?

Protein tüm canlılarda bulunan temel yapı taşlarından biridir. İnsan vücudunda birçok fonksiyonda görev alır. Bu nedenle besinlerle yeterince mutlaka alınmalıdır.

Hangi besinlerde protein bulunur?

Hayvansal proteinler: Kırmızı et, ton balığı, tavuk eti, somon balığı, peynir, yoğurt, süt, yumurta.

Bitkisel proteinler: Kinoa, fasulye, bezelye, ıspanak, mısır, brokoli, bürüksel lahanası, kuşkonmaz, fındık, fıstık, badem.

Karbonhidratlar nedir, hangi gıdalarda bulunur?

Karbonhidratlar vücudumuzun enerji ihtiyacını karşılayan en temel besin maddesidir. Yeterli düzeyde karbonhidrat tüketilmediği takdirde vücut enerji ihtiyacını yağlar ve proteinden karşılar. Bu durum vücudun çalışma düzenini bozar.

Karbonhidrat, gıdalarda üç farklı formda bulunur. Nişasta, şeker ve lif.

Şeker: Çikolata,tatlılar, beyaz ekmek, gazlı içeceklere eklenen; ballar, şuruplar, nektarlar, süt gıdaları, meyveler ve sebzelerde doğal olarak oluşanlar.

Nişasta: Yüksek nişasta içeriğine sahip ekmek, pirinç, patates, fasulye, kahvaltı gevrekleri, kepekli makarna ve tahıllar gün boyu enerji sağlarlar.

Lif: Kabuklu sebzeler, fındık ve tohumlar, kepekli ekmek, makarna, tam tahıllar, kahverengi pirinç ve bakliyatlar, muz, elma, havuç, yulaf, arpa gibi lifler, kan şekerini, kolestrolü kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Yağlar da proteinler gibi hücrelerin yenilenmesine yardımcı olurlar. Yağlar, doymuş, doymamış, trans yağlar olmak üzere üçe ayrılır.

Doymamış yağlar da tekli ve çoklu doymamış yağlar olarak ikiye ayrılır.

Zengin tekli doymamış yağlar: Zeytin, zeytinyağı, kuru yemişler, avokado.

Zengin çoklu doymamış yağlar: Omega 3, Omega 6.

Omega 3’ün en fazla bulunduğu hayvansal kaynak, balıktır. Bitkisel kaynaklar ise keten tohumu, soya fasulyesi, kanola yağı, ceviz, balkabağı çekirdeği, kenevir tohumu ve semizotudur.

Omega 6’nın en fazla bulunduğu kaynaklar; üzüm çekirdeği, ayçekirdeği, mısır yağı, ceviz yağı, susam yağı ve soya fasulyesi yağıdır.

Doymuş yağlar: Çoğunlukla hayvansal kaynaklarda bulunur. Kuyruk yağı, tereyağı, içyağı.

Hindistan cevizi yağı ve palm yağı, yüksek doymuş yağ içeriği olan bitkisel kaynaklardır.

Trans yağlar ise en zararlı yağ türüdür. Sıvı yağların yüksek sıcaklık ve basınç altında hidrojenizasyonu ile elde edilir. Tamamen sağlıksız yağlardır.

Genel sağlık açısından doymamış yağların tercih edilmesi önerilmektedir.

Bu bilgileri dikkate alarak beslenirsek sağlıklı kalabiliriz.

Sıra geldi ikinci dileğe. Mutlu olmaya…

Mutluluk kelimesinin anlamını hiç merak ettiniz mi? Okuyalım:

Bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak duyulan kıvanç durumu. Kut, saadet, bahtiyarlık.

Bir teoriye göre mutlu kelimesi “Umutlu”nun “U” harfinin kaybetmiş halidir. Dilemek, istemek anlamındaki “Ummak” fiilinden türemiş bir Türkçe kelimedir, hayata dair olumlu beklentilerimizi, dileklerimizi anlatır.

“Mutlu olmak için ne yapmalıyız?” sorusunun cevabını düşündüm, aradım. En makul cevabı yine Dr. Osman Müftüoğlu’nun Hürriyet gazetesinde yazdığı köşe yazısında buldum. Sizlere de tavsiye ederim.

“Mutlu olmak için biraz yavaşlayıp soluklanıp gülün, nergisin, kirazın, baharın ve aşkın tadına daha çok bakmalıyız.

Kötüyü unutmalı, iyiye sarılmalı, birbirimize daha çok yaklaşmalı, yaslanmalıyız.

Birbirimize ve hayata daha çok inanmalı, güvenmeli, paylaşmalıyız.

Kızmamalı, öfkelenmemeli, darılmamalıyız.

Yaşamaktan daha çok hoşlanmalı ‘Keşke’lere, ‘Oysa’lara, ‘Ben’lere daha az takılmalıyız. Pişmanlık duymamalı, pişmanlık duyacağımız şeyleri yapmamalıyız.

Geride kalan keyifsiz, neşesiz ve acılı zamanlara takılıp kalmamalı, üzülmemeli, yanmamalıyız. Sporcuların dedikleri gibi önümüzdeki maçlara bakmalıyız.

Yaşayan ve var olan herşeye hayranlık duymalı, kucaklamalıyız.

Daha az istemeli, daha çok vermeli, daha az küsüp, daha çok sevmeliyiz.

Üzüntüden kaçmalı, kendini bilmeli, fazlalıklarınızı atıp hafiflemeli, köşelerimizi, sivriliklerimizi törpülemeliyiz.

Olumlu düşünmeli, güzel ve hoş şeyler düşünmeli, zihnimize bize iyi ve güzel gelecek beklentiler yüklemeliyiz.

Sosyal ilişkilerimizi geliştirip güçlenmeli, aidiyet duygusuna önem verilmeli, inanç dünyamızı güçlendirip geliştirmeliyiz.

En zor zamanlarda bile ‘buda geçer’ deyip dik durmayı becerebilmeliyiz.

Kendimize ve ailemize zaman ayırmalı, kişisel gelişimimizi sürdürmeliyiz.

Eveeet… Bu tavsiyelere kulak verelim. Hatta, memleketimizin sevilen şarkıcılarından Yıldız Tilbe’nin bir tweeti de çok doğru bir söz olarak hep aklımdadır. “Mutlu olmak için çok sebep var, mutsuz olmak için insana kendisi yeter.” Düşünün siz de doğru bulacaksınız.

Yeni yıl dileklerimiz içinde para önemli bir yer tutuyor. Herkes zengin olma telaşında. Nasıl mı?

Milli Piyango’nun Yılbaşı Çekilişi’nin biletlerini satın almak için yaşanan bilet kuyrukları bunu ıspatlamıyor mu?..

Rüçhan Çamay, 70’li yılların ikinci yarısında dinlediğimiz, sözleri ve müziği Şanar Yurdatapan’a ait ‘Para… Para… Para..’ şarkısı, parayı o kadar güzel anlatıyor ki…

Gariptir insanlar oğlu neler yaratmış

Yarattığı her bugün dünü aratmış

Aklı ile herşeyin sırrını bulmuş

Kendi yarattığı putun kölesi olmuş

Para, para, para

Varlığı bir dert yokluğu yara

Çerçeveletir kimi asar duvara

Kimi onu bulunca dosdoğru bara

Kimi sıkar elinde çıkarır suyunu

Kiminin değiştirir güzel huyunu

Para, para, para

Varlığı bir dert yokluğu yara

Üç şey demiş Napolyon "Para, para, para"

İnsanlar öldürülür onun uğruna

Servetin ulaşsa da yüz milyonlara

Kefenin cebine sığmaz bir tek lira

Para, para, para

Varlığı bir dert yokluğu yara

 

Unutmayın herşeyi yaratan biziz

Matbaada parayı basan ellerimiz

Sanmayın onun hükmü değişmez yasa

Para neye yarardı eller çalışmasa

Para, para, para

Varlığı bir dert yokluğu yara

Para, para, para

Yokluğu başka dert fazlası bela

Para, para, para

Gömeceğim seni bir gün mezara

Ben para konusunda ahkam kesmeyeceğim. Para ile alakalı birkaç atasözümüzü yazıp yorumu size bırakacağım.

-Varsa paran olurum kulun, yoksa paran köşebaşı yolum.

-Parayı zaptetmek deliyi zaptetmekten zordur.

-Parayı veren düdüğü çalar.

-Borç verirken ya paranı, ya dostunu kaybedersin.

-Çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz.

Daha çoğaltabilirim ama gerek yok. Hepimizin bilip çokça kullandığımız sözler. Para insan ilişkisini ne güzel anlatıyor.

Madem bir yılbaşı yazısı yazıyorum, söz de paraya geldi. O zaman konuyla alakalı bir hikaye de anlatacağım.

“Adamın biri 5 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, kocaman bir paket altın yaldızlı kağıdı, bir kutuyu eğri büğrü sarmak için ziyan etmişti. Yılbaşı sabahı küçük kızı paketi getirip;

-‘Bu senin babacığım’ dediğinde çok üzüldü.

Acaba gereğinden  fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu açtı. Fakat kutunun içi boştu.

Kızına gene çıkıştı.

-Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım!..

Küçük kız, gözlerinde yaşlarla babasına baktı.

-‘O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum!’

Babası o kadar üzüdü ki, koştu, kızına sarıldı. Beraberce ağladılar. Adam o kutuyu ömrünün sonuna kadar sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse kutuya koşar, içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden birini çıkarırdı.”

Dünyada sahip olabileceğimiz bundan daha değerli bir şey olamaz. Herkese soruyorum, ne kadar öpücük kutusuna sahipsiniz?

2020 yılının herkese sağlık, mutluluk, bol kazanç, başarı, huzur getirmesini dilerim.

Mutlu yıllar!...

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Üç Sınıf İnsan!
ERCAN KERMAN
OSMANİYE’DEN SELAMLAR
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
İHRACAT
Zafer Dereli
KALICI BİR REFAH PAYI UYGULAMASI İSTİYORUZ
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK