NURAN İKİZ
Burnundan kıl aldırtmayanlar
Yayın Tarihi: 13 Aralık 2019, Cuma
Diğer Yazıları

Hani bazıları birşeyler söyler veya bir işin oluru için fikir verir de uzman titri olmadığı için onu pek dinleyen olmaz, “Hadi ordan sen anlamazsın!” denilerek o kişi tamama alınmaz. Aslında “Ummadık taş baş yarar.” sözünü umursamayıp kayıtsız kalınan o fikirler, o öneriler önemsenip uygulandığında çok kere güzel sonuçlara ulaşıldığı tecrübeyle sabittir. O fikirler işkembeden atılma fikirler değildir, mesleğinde ustalaşmış, tecrübeyle kazanılan kişilerin fikirleridir. Bazen herşey titr, yani etiket demek değildir.

Okuyacağınız bu hikâyecik konuyu daha iyi anlatacak.

Baş ağrısı

Osman Efendi bir sabah müthiş bir baş ağrısıyla uyanır.

İlaç alır, geçmez. Bir iki gün bekler, ağrı devam eder.

Doktor çağrılır. Doktor muayene eder, ağrı kesiciler verir,

gider. Lakin Osman Efendinin baş ağrısı artarak sürer.

Üstüne üstlük baş ağrısı yanı sıra gözleri de yaşarmaya baslar.

Başka doktorlar çağrılır... Osman Efendi zengindir, ağrıyı kesene servet vaat eder.

Doktorların hiçbiri ağrıyı durduramadığı gibi sebebini de

bulamaz. Baş ağrısından geceleri

uyuyamayan Osman Efendiyi yakınları İstanbul'a götürmeye karar verir.

İstanbul'da en iyi doktorlar seferber olur. Röntgenler, beyin

tomografileri çekilir, testler yapılır... Görünüşe bakılırsa

Osman Efendi turp gibidir. Oysa dayanması gittikçe zorlaşan

baş ağrısı ve gözyaşları hayatı çekilmez hale getirmiştir.

Ağrı kesici iğnelerle zor ayakta duran Osman Efendi bu defa da

apar topar yurtdışına götürülür. O devirde Amerika değil İsviçre

moda, Zurih'e gidilir. Haftalarca hastanede kalınır, onlarca

profesör konsültasyon yapar, testler tekrarlanır.

Sonuç:Osman Efendiye teşhis konulamaz. Artık yerinden kalkamayan Osman

Efendiye ağrı kesici iğneler verilir, ülkesine dönüp "dinlenmesi", daha doğrusu son günlerini -evinde-

geçirmesi tavsiye edilir. Osman Efendi bitkin, aile perişan. "Kader"

denilir, memlekete dönülür. Osman Efendi yayla evinde bir odaya yatırılır

ve ağrı kesici iğnelerle ölümü beklemeye başlar.

Bir gün, hastanın keyfi gelsin diye, Osman Efendinin eski berberi

Berber Mehmet çağrılır. Berber yataktan kalkamayan Osman Efendiyi tıraş

ederken, adamcağız derdini anlatır ve ölümü beklediğini söyler.

Berber Mehmet bir an düşünür. "Beyim?" der, "Sakın sizin burnunuzda kıl

dönmüş olmasın" Bir bakar, "Hah işte der. "Kıl dönmüş." Osman Efendinin

şaşkın bakışlarına aldırmaksızın çantasından cımbızı kaptığı gibi kılı

çeker. Ev halkı Osman Efendinin köyü ayağa kaldıran çığlığıyla odaya

koşar. Berber Mehmet, Osman Efendinin elinden zor alınır ve cımbızın

ucunda tuttuğu yirmi santimlik kılla kapı dışarı edilir.

Osman Efendinin kanayan burnuna pansumanlar yapılır, kolonyalar

koklatılır ve yaşlı adam tekrar yatağına yatırılır.

Ertesi sabah Osman Efendi aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır. Gözlerinin yaşarması

geçmiştir. Baş ağrısından ise eser kalmamıştır. Dönen kılın sinire yürüyüp

gittikçe uzayarak dayanılmaz ıstıraplara yol açtığını doktorlar ancak o

zaman keşfeder. Çözümün bu kadar basit olabileceği kimsenin aklına

gelmemiştir. Sapasağlam ayaklanan Osman Efendi, Berber Mehmet'i çağırtır

ve ona bir servet bağışlar.

Bundan çıkartacağımız ders; vergiden turizme, sosyal güvenlikten adalet reformuna kadar Berber Mehmet efendilerin fikirleri vardır, dinlemek gerekir. Bazen büyük sorunların çok basit çözümleri olur. Burnundan kıl aldırtmayanların başı çok ağrıyabilir…

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
Tatilde dinlenelim, eğlenelim
ERCAN KERMAN
Yine eski yıllar
Recep ÇINAR
Ya yanlıştan dönecek Ya da kispete vurup yenilgiyi kabul edecekler!
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
ÇOCUKLARDA EN YAYGIN OLAN TEKNOLOJİK ALET TABLET NASIL KULLANILMALI
NURAN İKİZ
Pratik Bilgiler (2)
Derya Kurbay
Dinlemiyoruz…
TURAN ŞALLI
Neden Kemikçiler Mahallesi
Ahmet Acaroğlu
Termal turizm ve sorunlar
Ertan Çekiç
SON BİR DERS
CELİL ÖZCAN
Zübeyde Hanım’ı saygıyla anıyoruz
Selçuk Duranlar
GSMH’ da son durum!
Şükrü Akıllı
NE OLDU BİZE?
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Numan Özgür METİN
RESİMLER İLE EDİRNE
Teoman ÖZÇUHACI
BAZAN “BEN YAPTIM OLDU” DENİLEMEZ
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
M. ENİS ŞENSEVER
Köy Enstitüleri ve Edirne resimleri
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER