Ahmet Acaroğlu
İSTANBUL’DA  BİR  SONBAHAR
Yayın Tarihi: 28 Kasım 2019, Perşembe
Diğer Yazıları

Özdemir Asaf ; “Düşlerin, sevi’nin  ve saygının rengini / maviye boya.” diyor bir şiirinde.

Sonsuzluğun rengidir mavi, umuttur. Düşlerimizi de maviye boyamıştık zaten yıllar önce. Edebiyat fakültesinin tavanı çok yüksek anfilerinde ve loş koridorlarında tanıdık birbirimizi. Ebediyyen arkadaş olduk, dost olduk dört yıl boyunca. Dostluk; unutulmayacak kadar güzel ve sadece ender insanlarla yaşanacak kadar özeldir derler. Öyle bir sınıftık işte biz Üniversitede. Mezun olup dağıldık sonra cennet vatanın değişik bölgelerine, birer tohum olarak saçıldık bereketli topraklara. Nice çiçekler yetiştirdik vatan coğrafyasında  bin bir emekle, neredeyse bir ömür boyu. Hür ufuklarda bayrağımız daha özgür dalgalansın diye.

Yıllar sonra eski günleri yeniden yaşamak arzusu depreşti  can damarlarımızda. WhatSapp sayesinde define avcıları olmuş, ısrarla ve titizlikle arkadaşlarımızı bulmaya  çalışmıştık. İletişim kurulan arkadaşlarımız sınıfın neredeyse yarısıydı. Mutlaka bir araya gelmeli, son demin zevkini çıkarmalıydık. Bu konuda Başak ve Meral’in gayretlerini anmazsam haksızlık olur diye düşünüyorum.

Mevsim sonbahardı. İstanbul’un bütün mevsimleri güzeldir. Aslında İstanbul  tüm zamanlarda  güzeldir. Validebağ  Öğretmenevi  demlenmiş bir hasretin, unutulmaz bir vuslata dönüştüğü mekân olacaktı, bundan emindim. Bir gece önceden gelip orada konaklayanlar, bu mutluluğu akşamdan yaşamaya başlamışlardı bile. Paylaştıkları fotoğraflardan nasıl bir duygu sağanağına tutuldukları belliydi. Bu yaşlarda daha bir duygusal oluyor insanlar. Ruhumuzun tadına doyamadığı çocukluk özlemi belki.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü  1974 mezunlarının ilk buluşması değildi bu. Ama sayıca en büyük katılımın olduğu programdı diyebilirim. İstanbul’da yaşayan arkadaşlar zaman zaman beraber olsalar da, taşradakiler için bu pek mümkün değildi.

İstisnalar olsa da birçoğumuz diplomayı alır almaz Bakanlığın yolunu tutmuş, bir an önce göreve başlayarak ailemize daha fazla yük olmamanın derdine düşmüştük. Savrulmuştuk yurdun dört bir tarafına. Bir yuva kurma telaşı, evlat özlemi, tayinler, sürgünler ve onların ruhlarımız ve gönüllerimizde bıraktığı tortular, yorgunluklar. Bizler çile çiçekleriydik aslında. Yorulduk ama yılmadık hilale yıldızlar yetiştirirken. Çünkü Gazi’ye söz vermiştik “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür “ nesiller için. Ama birbirimizin izini kaybetmiştik.

 İstanbul yazdan kalan kalan ılık bir güne gerinirken, ben vuslatın kanatlarında eşimle beraber Validebağ’a koşuyordum. Arabamızı  otelin bahçesine park ettikten sonra  Adile Sultan Kasrı’na doğru yürümeye başladık. Mevsim sonbahardı. Parke taşlı yolda yürürken, sabahın sisinde yıkanan sarı yapraklar düşüyordu üstümüze. Yok hüzünlenmedim. Tam tersine sonbaharımızda bile böyle güzellikler yaşattığı için Tanrıya şükrettim. Arkadaşlar kafenin bahçesinde muhabbetler demlerken alkışlarla katıldık kafileye. Meşhur Hababam Sınıfı filmi bu binada, bu bahçede çekilmişti. Ha bu da işte Bizim Sınıf’tı. Anlı şanlı hocalarımızın bile ;”Artık böyle bir sınıf gelmez.” diyerek öve öve bitiremedikleri, unutamadıkları sınıf yani.

Ben isim isim saymıyorum. İhsan Köse tek tek ne güzel tahliller yapmış,ne güzel anlatmış gelen arkadaşları.Birlikte Boğaz turu da güzeldi. Kandilli’de mola verip yoğurt yememek olur mu? Ama ben  Yeni Türk Edebiyatı Kürsüsü hocalarımız ve arkadaşlarımızla 45 yıl önce yaptığımız gezideki tadı bulamadım, üzerine pudra şekeri serperek yediğimiz yoğurtlarda. Mihrabad  Kasrı yerli yerindeydi ve Sabancı ailesinin elinde tertemizdi. Beykoz sırtlarında Yuşa Peygamber Boğaz’ın sigortası, hiç uyumayan gözcüsü gibi geldi bana. Efsane ile gerçeği sarmaş dolaş gördüm ziyaretçilerin inanmış gönüllerinde. Ama Yoros Kalesi dertliydi yetkililerin ilgisizliğinden. Oysa ne muhteşem seyir güzellikleri sunuyor gelenlere.

İlerlemiş yaşına rağmen her buluşmaya sevgiyle koşan Prof.Dr.Kemal Eraslan yaşama sevincimiz bizim. Akşam yemeğine eşiyle katılan ve Türkoloji sohbetiyle ruhlarımızın pasını silen Prof.Dr.Osman  Fikri Sertkaya  hocamıza da müteşekkiriz. Yemekte yapılan yoklamada olmayan arkadaşlarımızı andık isimlerini albümden okuyarak. İnşallah bir sonraki buluşmada  beraber oluruz dedik. Ama  bazıları var ki; onlarla vuslat artık dar-ı bekada mümkün. Hepsi  iyi ustaların elinde yoğrulmuş birer kıymetti. Nurlar içinde yatsınlar.

Eşlerimizle katıldığımız için aramızda gelinler ve damatlar da vardı haliyle. Başak’ın eşi  Yılmaz beyin jesti ,gecenin lacivert sularına bırakılan en güzel buket oldu bence. Yılmaz bey ;”İyi ki bir edebiyatçı ile evlenmişim. Ben hiçbir yerde, bu kadar seviyeli ,bu kadar kaliteli, birbirine bu kadar bağlı bir mezunlar gurubu ile karşılaşmadım. İmrendim sizin bu beraberliğinize. En az sizin kadar mutluyum bu akşam.” Ömrünüz uzun, mutluluğunuz daim olsun canlar. Meğer ne çok seviyormuşuz birbirimizi. Sonbaharın bu kadar güzel olabileceğini hiç tahayyül etmemiştim. Şimdi tarifsiz mutluluklar içindeyim. Düşlerimizi maviye boyamaya devam dostlar, sevgilerimizi de.    

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
Tatilde dinlenelim, eğlenelim
ERCAN KERMAN
Yine eski yıllar
Recep ÇINAR
Ya yanlıştan dönecek Ya da kispete vurup yenilgiyi kabul edecekler!
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
ÇOCUKLARDA EN YAYGIN OLAN TEKNOLOJİK ALET TABLET NASIL KULLANILMALI
NURAN İKİZ
Pratik Bilgiler (2)
Derya Kurbay
Dinlemiyoruz…
TURAN ŞALLI
Neden Kemikçiler Mahallesi
Ahmet Acaroğlu
Termal turizm ve sorunlar
Ertan Çekiç
SON BİR DERS
CELİL ÖZCAN
Zübeyde Hanım’ı saygıyla anıyoruz
Selçuk Duranlar
GSMH’ da son durum!
Şükrü Akıllı
NE OLDU BİZE?
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Numan Özgür METİN
RESİMLER İLE EDİRNE
Teoman ÖZÇUHACI
BAZAN “BEN YAPTIM OLDU” DENİLEMEZ
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
M. ENİS ŞENSEVER
Köy Enstitüleri ve Edirne resimleri
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER