Recep ÇINAR
‘Nuh’un gemisine de binmek var, ‘Titanik’e de!
Yayın Tarihi: 11 Kasım 2019, Pazartesi
Diğer Yazıları

Tarihte yaşanmış batan büyük iki gemi olayı var; biri “Nuh’un” gemisi ki “Hak”kı temsil eder; diğeri ise “Titanik”, o ise “Batıl”ı temsil eder.

NEDİR, NUH’UN GEMİSİ ve Nuh tufanı? Peygamberlerin görevi, insanlara hidayet/kurtuluş yolunu göstermektir. Hidayete getirmek ise Allah’a aittir. Buna göre, bir peygamber Allah’ın mesajlarını insanlara ulaştırmakla görevini yapmış olur. Hz. Nuh da bu görevini hakkıyla yapmıştı.

Hz. Nuh (as), bugünkü Irak topraklarında bulunan Kûfe’de ikamet ediyordu. Kavmi de o bölgede yaşıyordu. Bunlar inançsızlık, dalâlet ve sapıklıkta çok ileri gitmişlerdi. Bu kavmin sapıklıktan kurtulup hidayete ermesi için Cenab-ı Hak, Hz. Nuh’a peygamberlik vazifesi verdi. Hz. Nuh yılmadan ve bıkmadan insanları hakka davet etti. Onları Allah’a inanmaları ve tanımaları için çağırdı. İman ve küfür mücadelesi bütün şiddetiyle devam etti. Kavmine; ”Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum” (A'raf: 59) dedi.

Fakat kavmi inatla küfürlerinden vazgeçmediler, Hakkı kabul etmediler. Neticede Allah (cc) Nuh Peygambere bir gemi yapmasını ve inananların bu gemide toplanmasını bildiriyor. Bunun üzerine Nuh (as) gemiyi inşa ediyor ve kendisine inananlar ile daha ziyade evcil hayvan türlerinden birer çifti gemiye alıyor. Ardından gökyüzünden yağan yağmur, topraktan kaynayan su ile meşhur Nuh Tufanı meydana geliyor. Böylece Allah’a inanmayıp Nuh’un gemisine binenler dışında hepsi yok oluyor.

Bu konuda Ankebut suresindeki ayet meali şöyle; "Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine elçi olarak gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi. Böylece biz O’nu ve gemi halkını kurtardık ve bunu âlemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk." (Ankebut: 14-15)

“TİTANİK” OLAYI İSE: Bundan 107 yıl önce, İrlanda’nın Belfast kentinde inşa edilen ve batmaz dedikleri, hatta yapımcıları tarafından, “bu gemiyi tanrı bile batıramaz” denilen bu gemi, Newyork’a doğru yol alırken battı. 2340 yolcusunun, 1513 tanesi Bu kazadan kurtulamayarak öldü. Olay, 14 Nisan 1912 tarihide Newfoundland’ın 640 kilometre açığında bir buz dağına çarparak oldu. Filmde gösterildiğine göre, zengin yolcuların bütün kıymetli eşyaları ve paraları geminin kasalarına kayıtlı olarak teslim alınmıştı. Yolculara, gemiye ait teslim belgeleri ve gemi içinde kullanılmak üzere harcama çekleri verilmişti. Sahile ulaştıklarında bu çekler işleme konup zenginlerin kıymetli eşyaları ve paraları harcamaları düşüldükten sonra iade edilecekti. Tabi ki gemi sahile ulaşabilseydi! Tarihte geçmiş kavimlerle ilgili Kuran’da birçok örnekler verilir. Niye?

Bunlardan ders alıp ayni hatalara onlardan sonrakiler de düşmesinler diye. Günümüzde insanoğlu adeta Allah’a savaş açarcasına öyle bir dünyevileşmeye kapılmış ki, “Titanik” e binerek dünya hayatını noktalamak istercesine. Ama gerçek manada inananlar bütün zorluklara rağmen “Nuh’un Gemisi”ni tercih ederek bir takım zulümlere katlanıyor ve imanlarında sabit durarak dünya ve ahret saadetine kavuşmanın mücadelesini veriyor. İşte, yazımdaki “Nuh’un gemis”i ile “Titanik” benzetmesi bunun için.

Benzer yanımız; bugün insanlık dibine kadar pisliğe, faize, fuhuşa, haksız kazanca, rüşvete, adaletsizliğe, hileye… bulaşmış durumda. Şu bir gerçek ki fırsat varken, Allah’a gerçek manada kul olup O’na güvenirsek “Nuh”un gemisine biner ve bu gemi Allah’ın izniyle batmaz, böylece “sahil-i selamete” çıkarız. Aksi halde birilerinin çokça güvenip bindikleri “Titanik” in başına gelenler bizlerin de başına gelebilir! Yani, “Nuh”un gemisine de binmek var, “Titanik”e de! İrade bizlerin elinde. Rabbim bizleri, “Tanrı bile batıramaz” dedikleri “Titanik” gemisine binmekten koruyup, “Nuh”un gemisine binerek dünya ve ahret saadetine erişmeyi nasip etsin. (Amin) Dostça kalın…

DİĞER YAZARLAR
NURAN İKİZ
Turizm ve sahte gıdalar
Recep ÇINAR
Ayasofya!
Levent Büdüş
 MİRASTA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER
Ahmet Acaroğlu
 İYİ  ŞEYLER  YAPMALI
Numan Özgür METİN
MİS KOKULU LAVANTA TARLASINDA FOTOĞRAF ETKİNLİĞİ
CELİL ÖZCAN
AMASYA GENELGESİNİN 101. YILI KUTLU OLSUN
TURAN ŞALLI
Evleri yıkılan Romanların çaresizliği
ERCAN KERMAN
KOCA BOZGUN-DOKSANÜÇ HARBİ
Şükrü Akıllı
BU ANLAYIŞLA ÇEVREYE BEDEL ÖDEYECEĞİZ!
Ertan Çekiç
MUTLU ETMEK
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
M. ENİS ŞENSEVER
Mavi rengin ustasını yitirdik (3)
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
YÖNETİM VE YÖNETİCİ
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Hüseyin Erkin
EDİRNEDE SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİSİ…
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER