Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Kaygı Bozukluğu Nedir?
Yayın Tarihi: 01 Kasım 2019, Cuma
Diğer Yazıları

Kaygı, endişe, evham, panik, anksiyete günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız terimler. Her birimiz kaygılandığımızı söyler, bir durumdan endişeli olduğumuzu dile getirir, panik yaptım gibi cümleler kurarız. Ancak kaygı bozukluğu günlük hayatta kullandığımız tanımlarından farklılaşmaktadır. Hepimiz strese maruz kalıyor ve stres altında yaşamımızı sürdürüyoruz. Stres vücudumuzda farklı yollarla dışarı yansıyabiliyor. Kaygı, vücudumuzun strese karşı verdiği doğal tepkilerdir. Doğal olması ise vücudun savunmasını kolaylaştırmasındandır. Kaygı, geleceğe dair duyduğumuz korku ve endişelerdir. Gelecek 1 saat sonrası da olabilirken, 5 yıl sonrası da olabilmektedir. Geleceğe dair endişe duymamız elbette ki normal ve doğal. Ancak bunun ölçüsü kaygıyı bozukluk haline getirmeyen faktörü oluşturuyor. Duyduğumuz endişe aşırı ise ve günlük hayatımızı sıkıntıya sokuyorsa o zaman kaygı bozukluğundan bahsedebiliriz. Kaygı bozukluğu için tanı ölçütleri gerekmektedir. Kaygı bozuklukları diğer adı ile anksiyete, kişilerin çevrelerindeki ya da kendi vücutlarındaki belli uyaranları tehlike ve tehdit olarak yorumlanması sonucu kontrol edilemeyen sıkıntı, korku, endişe ve gerginlik hissetmeleri sonucunda bu hisleri doğuran olay ve durumlardan kaçınma davranışlarına verilen isimdir. Tehlike anında vücudumuzun alarm vermesi elbette ki normaldir. Ancak bazen tehlike beynimizde sanal olarak oluşturulmuş olabilmektedir. Kaygıyı bir duman dedektörüne benzetirsek yangın olmadan öten bir duman dedektöründen bahsedebiliriz. Vücudumuz belirtileri yanlış yorumlar ve alarm çalmaya başlar.

Kaygı bozukluğunun alt alanları da olmaktadır. Yaygın kaygı bozukluğu, panik atak, travmatik stres bozukluğu, fobiler, sosyal kaygı bozukluğu, ayrılma kaygısı bozukluğu, seçici konuşmazlık kaygı bozukluğunun alt alanlarıdır. Kişide kaygı bozukluğundan bahsedebilmek için en az 6 ay süreyle bunun devam etmesi gerekmektedir. Herhangi bir ilaç kullanımına ya da sağlık sorununa bağlı olmadan çıkması gerekmektedir. Her alt alanda belirtiler değişebilse de kişinin günlük hayatını sıkıntıya sokması, kişinin mutsuz olmasına sebebiyet vermesi tanı için önemli kriterlerdir. Huzursuz hissetme, kalp atışında hızlanma, nefes darlıkları, terleme, titreme gibi vücut belirtileri de kaygı bozukluklarında belirleyici olmaktadır.

Anksiyete bozukluğu, çevresel faktörler, genetik faktörler gibi nedenlerle olabileceği gibi zor yaşam olayları, strese yatkınlık, strese maruziyet gibi sebeplerle de ortaya çıkabilmektedir. Kaygı bozukluklarında tedavi mevcuttur. Tedavide bilişsel davranışçı terapi veya ilaç tedavisi kullanılmaktadır. İlaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapinin bir arada kullandığı vak'alar da mevcuttur. Tedavi gereken psikolojik rahatsızlıklardandır. Kişinin kendi halledebileceği durumlar olsa da terapi ya da ilaç tedavisinin kullanılması gereklidir.

Herkese keyifli bir hafta sonu dilerim...

DİĞER YAZARLAR
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Yetişkinlikte sosyal fobi
NURAN İKİZ
Burnundan kıl aldırtmayanlar
Recep ÇINAR
Yılbaşı hazırlıkları tamam!
Tülay Çağlarer
Aşılı çocuk sağlıklı çocuk
ERCAN KERMAN
Aile Hekimliği
Selçuk Duranlar
DÜNYADA HAVA TAŞIMACILIĞI
Derya Kurbay
Eğitim mağdurlarıyız
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
CELİL ÖZCAN
İnsan Hakları Günü kutlu olsun!
Şükrü Akıllı
Edirne Değerlerimiz ( 1 ) Saray İçi- Tavuk Ormanı
Ertan Çekiç
AKIL+KALP= BİLGELİK
Numan Özgür METİN
RESİMLER İLE EDİRNE
Ahmet Acaroğlu
Eğitim sistemimiz üzerine bir değerlendirme
TURAN ŞALLI
ÇİNGENELER VE FALCILIK
Teoman ÖZÇUHACI
ORTAYA KARIŞIK, LEZZETLİ BİR GAP TURU
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
M. ENİS ŞENSEVER
Köy Enstitüleri ve Edirne resimleri
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER