Ahmet Acaroğlu
Yaşasın Cumhuriyet
Yayın Tarihi: 29 Ekim 2019, Salı
Diğer Yazıları

Türkiye Cumhuriyetinin 96.yaşını kutladık bu yıl. Coşkuyla, gururla, onurla. Kıskananlara inat, dahili ve harici bedhahlara rağmen hem de daha büyük bir coşkuyla kutladık bu büyük millet bayramını. Göreceksiniz seneye daha da artacak bu coşku. 100.yılda yere göğe sığmayacak sevincimiz.

 Hakka tapan kahraman bir milletin, amansız bir özgürlük mücadelesiyle yazdığı muhteşem bir destandır bu Cumhuriyet. Sarışın bir kurda benzeyen Mustafa Kemal’in ve ona derin bir inançla bağlanan kalpaklı süvarilerin, Kuvva-yı milliyenin şanlı yiğitlerinin kan çiçeğidir Cumhuriyet. Sevr antlaşmasıyla yok edilmek istenen bir milletin anti emperyalist direnişi, köleliğe isyanı, padişah fermanına baş kaldırışı, can havliyle esaret zincirlerini parçalamasıdır Cumhuriyet. Biz böyle öğrendik anamızdan babamızdan, bizi yetiştiren öğretmenlerimiz öyle öğretti bize. Atalarımın genetik mirası, erenlerin mukaddes duası, Türklüğün büyük rüyası, Mustafa Kemal’in eşsiz dehasıyla kurulmuştur bu kutsal devlet. Sevinmeyelim mi, coşkuyla kutlamayalım mı?

Günümüzde cumhuriyet adı ile anılıp da kişi ya da kişilerin egemenliğine dayanan yönetim biçimleri de vardır. Oysa bizim Cumhuriyetimiz; halkın egemenliğine dayanan, halkla devleti kaynaştıran ,bireye değer veren, Cumhurbaşkanıyla meradaki çobanı kanun karşısında eşit haklarla donatan bir sistemdir. Atatürk;“Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” diyerek saltanatı kaldırmış, babada oğula geçen monarşik yapıya son vermiştir. ”Cumhuriyet fazilettir.” Cumhuriyet; kimsesizlerin kimsesi, tüm mazlum milletlerin hiç bitmeyen umududur.

Güçlü olduğumuz imparatorluk dönemlerinde siyasi bir güç odağı olan ‘Halifelik’ sisteminin de yeni devlet için sadece yük olacağını herkesten önce farketmiş, o kurumu da kaldırmıştı Atatürk. Her konuda fetvasına başvurulan Halifeye karşın, Mustafa Kemal;”Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir, fendir.” diyordu. 1.Dünya savaşı ve Milli Mücadele yıllarında hilafet makamı İngilizlerin oyuncağı olmuştu. Osmanlı ve Hindistan Müslümanları dışında bizim halifeyi kimse takmıyordu zaten. 1.Dünya savaşında halife V.Mehmet Reşat, kafirlere, yani gavurlara karşı cihat ilan ettiği halde Müslüman Araplar düşmanlarla işbirliğine girip Osmanlıya karşı ayaklanmışlardı. Bugün de ordumuz teröre karşı canla başla mücadele ederken, Pakistan ve Katar hariç, neredeyse tüm İslam alemi bize karşı AB, ABD, Rusya, hatta İsrail’le aynı safta yer almışlardır. Ne yapıyor acaba şimdi Türk adını ağzına almayıp,ısrarla ”İslam bir millettir” diyerek siyasal ümmetçilik yapanlar?

Dünya her gün yeni gelişmelere evrilirken bizde hala saltanat ve hilafet özlemiyle yananlar, bunu da dinin bir gereği, Allah’ın bir emri kabul eden çok sayıda tarikat ve cemaat mensubu vardır. Ve bunların neredeyse tamamı Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır. Din adeta bunların tekelindedir! Kimin ne kadar Müslüman olduğuna, kimin cennete gireceğine, kimin cehennemde yanacağına bunlar karar verir. Tarihte yaşanmış işbirlikçi fetva ihanetlerine, günümüzde yaşanan, Millet Meclisimize bile bomba atan, masum canlara kıyan Fethullahçı kalkışmaya rağmen bu insanları taassuplarından vazgeçirmek mümkün olmamaktadır. Halbuki Mustafa Kemal öğretmenlere hitap ederken; “Cumhuriyet sizden fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller ister.” diyordu. O büyük insan; “Zaman ilerledikçe eğer benim söylediklerimle bilim çelişirse, siz bilimi tercih edin.” diye uyarıyordu bizi.

 

Gençler, benim de lisede bir kızım, üniversite okuyan bir oğlum var. Yani biliyorum telefon, tablet esaretinizi. Bırakın onları demiyorum, sakın yanlış anlamayın. Diyorum ki;zaman ayırın, bazen kültürümüzle ilgili sitelere de tıklayın. Mesela;Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi”,”10.Yıl Nutku”,”Milli Mücadele Nasıl Kazanıldı?”,”Milli Mücadeleye ve Atatürk’e Kimler Karşıydı?” başlıklarını yazın Gogole’a, bu konularda da bilgi sahibi olun. Göreceksiniz o gün kimler İngiliz hayranı, Amerikan mandasına sevdalıysa, bugünkü Türk düşmanlarının DNA’sı birebir aynıdır. O zaman ne Cübbeli uyutabilir sizi, ne fesli Kadir’in kitapları, ne Aczimendi meczupları, ne de diğer şarlatanlar veya din baronları. Bu arada Ömer Nasuhi Bilmen gibi hocaların varlığını, milli mücadelede Atatürk’ün yanında yer alan Rıfat Börekçi gibi vatansever din adamlarının fedakarlıklarını da mutlaka araştırın ve kendinizi yarınlara donanımlı olarak hazırlayın. Çünkü ne diyordu o Başkomutan; “Gençler, Cumhuriyeti biz kurduk, ama onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz.” Aidiyet ve mücadele ancak bilgi ile mümkündür.”Muhtaç olduğun güç,damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

Kanla, irfanla kurulan bu aziz Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmak her Türk evladının mukaddes bir görevidir. Cumhuriyet, namustur, şereftir, erdemdir. Cumhuriyet;misak-ı milliye sahip çıkmak, bağımsız olmak, hür yaşamaktır. Cumhuriyet; TÜRK adının gururla haykırılması,Türk milletinin tarihine ve diline sarılması demektir. Bakmayın siz bazı cibilliyetsizlerin sinsi veya açık nankörlüklerine, çarpıtma veya utanmazca söyledikleri yalan ve temelsiz iftiralara…Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti tarihin ve talihin bize en güzel armağanı, tüm dünyanın da inkar edemeyeceği çok net bir tarihi realitedir. Kimse onu yok etmeye muktedir olamaz. Çünkü onun saatini en büyük Başkumandan kıyamete ayarlamıştır. Dünya var oldukça bu devlet var olacak, bu bayrak sonsuzluğa kadar hür ufuklarda dalgalanmaya devam edecektir.

Atatürk’ten bir anı ile bitirelim.”On beşinci yıl şenlikleri yapılırken çok takatsizdi. Dışarıda patlatılan maytap seslerini işitti. ”Bu ne Mehmet?” dedi. Ben sustum. Rıdvan cevap verdi.”Gök gürlüyor galiba Atam.” diyecek oldu. Güldü:“Çocuk mu kandırıyorsun?” dedi. ”Mehtap yapılıyor.Şenlik var.” Yüzünde nurani bir hal vardı. Bu sırada sarayın önüne bir vapur gelmiş, İstiklal Marşı çalmıştı. Dinledi, sonra gülümseyerek gözlerini açtı:”Beni çağırıyorlar.”dedi ve ilave etti:”Seviniyorlar..Sevinecekler tabi…Sevinmekte haklıdırlar. On beş yıl Cumhuriyet…Bu sevinilecek bir neticedir.” Cumhuriyet bugün 96 yaşında. Ve biz O’nu hiç unutmadık ki. Hasetlere, fesatlara, nankörlere  cevaptır bu coşkular, bu kutlamalar.

 Ebedi Başkumandanım, sarı saçlım, mavi gözlüm, aziz Atam, Cumhuriyetin temel harcını kanlarıyla yoğuran aziz şehitlerimiz size minnettarız. Emanetinizin yılmaz bekçisiyiz. Sonsuza kadar yaşasın Cumhuriyet.     

DİĞER YAZARLAR
TURAN ŞALLI
 Ayşe teyzenin EURO'ları
ERCAN KERMAN
MASALLAR
Numan Özgür METİN
EDOSK TRAK DOĞA YÜRÜYÜŞÜ
Zafer Dereli
SAĞLIK ÇALIŞANLARI, TOPLU TAŞIMA VE TESİSLERDEN ÜCRETSİZ YARARLANACAKLAR
Şükrü Akıllı
  SAĞLIK OLSUN DEMEK MÜMKÜN DEĞİL
CELİL ÖZCAN
TÜRKÇEMİZE ATATÜRK’ÜN DİRENCİYLE SAHİP ÇIKACAĞIZ!
M. ENİS ŞENSEVER
Atatürk'ü ağzına almayan 10 Aralıkçı
NURAN İKİZ
Eylül esintileri
Ahmet Acaroğlu
 MEDYANIN  SORUMLULUĞU 
Recep ÇINAR
Ahlâkın temeli ailede atılır 
Levent Büdüş
BEBEK’TE DİANA TAPINAĞI
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
Hüseyin Erkin
Nehirlerimizden anlaşmalar çerçevesinde faydalanmalı
Ertan Çekiç
HAYAL GÜCÜ
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Selçuk Duranlar
YÖNETMEK AMA NASIL?
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER