Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Çocuklarda Öfke
Yayın Tarihi: 19 Ekim 2019, Cumartesi
Diğer Yazıları

   Öfke, yetişkinlerde görüldüğü gibi çocuklarda da sıklıkla görülebilen bir duygudur. Öfke duygusu sıklıkla rastladığımız ve diğer her duygu gibi sağlıklı bir duygudur. Nasıl ki sevindiğimizde bu duygudan kaçınmıyorsak öfkelenmekten de kaçınmamalıyız. Öfke sağlıklı olduğu kadar yıkıcı da olabilecek bir duygudur. Kontrol sağlanmadığında öfke duygusu oldukça yıpratıcı ve yıkıcı olabilmektedir. Özellikle çocukların kontrol mekanizmaları biz yetişkinlere göre daha az gelişmiş olduğundan öfke, yıpratıcı sonuçlar doğurabilmektedir. Çocukların öfkelenmemesini değil öfkesini doğru yönlendirmesini istiyoruz. Bu durumda da ebeveynlerin rolü oldukça büyük oluyor. Ebeveynler, çocuklarının öfkelerini doğru yönlendirebilmesi için onlara rehberlik edebilirler. 

        Çocukların zaman zaman öfke patlamaları olabilir ancak bu durum sık sık oluyor ve yoğun yaşanıyorsa ebeveynler bu konunun üzerine düşmelidir. İsteklerinin reddedilmesi, acıkma, dikkat çekmek isteme gibi birçok sebep çocuklarda öfkelenmeye yol açabilir. Öfke, çocukların çoğunlukla kullandıkları bir yöntemdir aynı zamanda. Öncelikle istekleri reddedildiğinde öfke krizi yaşayan çocuklar, isteklerini öfke aracılığıyla yaptırabiliyorsa bunu bir teknik olarak kullanmayı öğrenmektedirler. Öfkelendiği için her istediği yapılan çocuk çok sık öfke nöbeti geçirebilmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin kararlı ve istikrarlı oluşu çok önemlidir. Ağlama gibi öfke de çocukların isteklerini yaptırma stratejisi haline gelmemelidir. Dikkat çekmek amaçlı öfkesini kullanan bir çocuk ise olumlu özellikler göz ardı edilmiş ve yalnızca olumsuz davranışlarıyla dikkat çekmiş çocuktur. Yalnızca birine vurduğunda adıyla hitap edilen, öfke nöbeti haricinde ebeveyninin temasını sağlayamayan çocuk sık sık öfke krizi yaşayabilmektedir. Bunun nedeni de dikkat çekmek için bildiği tek yolun bu olmasıdır. Eğer çocuğun dikkat çekmek için öfke krizi geçirmesini istemiyorsak olumlu özelliklerini pekiştirmeli ve onları ön plana çıkarmalıyız. 

        Çocukların, öfkelerini tamamen yok etmeyi hedeflemiyoruz. Hatta tamamen öfkelenmemesini istersek çocuğun bu duygusunu bastırmasını talep etmiş oluruz. Bu da çocuk için sağlıklı bir durum olmayacaktır. Çocuklara öfkesini yönlendirebilmesi için öncelikle onu öfkelendiren şeylerin nedenlerini karşılıklı konuşmalıyız. Ancak bu konuşma öfke anında değil tamamen sakin bir anda olmalıdır. Öfkesini tanımasını sağlamalıyız. Öfkesini tanıyan çocuk bu duygunun yıkıcı yönlerini keşfedebilir. Öfkesini anlamlandırması için öfke ile ilgili hikayeler okuyabilir, kitaplar okuyabilir, karşılıklı sohbet edebilirsiniz. Öfkenin sinyal verici belirtilerini fark etmesini sağlayabilirsiniz. Örneğin öfkelendiğinde yanaklarının kızarması, ellerinin soğuması, ellerini yumruk yapması öfkesinin belirleyicileri olabilmektedir. Bunlara odaklanmasını sağlayarak öfkesini kontrol edebilmesini sağlayabilirsiniz. Öfkesini sağlıklı alanlara yönlendirmek için müzik, spor desteği alabilirsiniz. Çocuklar çoğu şeyi olduğu gibi öfkeyi yönlendirmeyi de çoğunlukla rol model alarak öğrenebilmektedirler. Bu nedenle ailede öfke problemi yaşayan bir ebeveyn varsa öncelikle ebeveyn kendisi için bu problemi çözmelidir. Çocuklara öfkesini doğru yöne yönlendirebilmeyi öğretebilmek için öfkesini doğru yönlendiren ebeveynlere ihtiyaç vardır. 

        Sürekli yönlendirilen, baskılanan, eleştirilen çocuklar da öfke problemi yaşayabilmektedir. Bu nedenle çocuklara birey gibi yaklaşarak saygı duymak kendilerini değerli hissedeceklerinden öfkelerinin azalmasına yardımcı olmaktadır. Öfke, her zaman yıkıcı olmadığından her öfke nöbeti büyük bir durum gibi algılanmamalıdır. Öfke nöbetleri sıklaşır ve yıkıcı oran artarsa çocuklar için iyileştirici olan oyun terapisine başvurulmalıdır. 

 

DİĞER YAZARLAR
Derya Kurbay
Bir dünya liderinden bahsediyorum
ERCAN KERMAN
Tuzla içmeleri
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Çocuklarda Şiddet ve Etkileri
Recep ÇINAR
‘Nuh’un gemisine de binmek var, ‘Titanik’e de!
Ahmet Acaroğlu
Yerel yönetimler ve yerel basın
NURAN İKİZ
Yararlı buluşlar
TURAN ŞALLI
Bizim evde demokrasi vardı. Seçim zamanlarında annem babamdan dayak yerdi
Tülay Çağlarer
Atatürk:’En güç devrim müzik devrimi’
Şükrü Akıllı
EDİRNELİLERİN TİYATRO SEVGİSİ VE KÜLTÜR YOKSUNLUĞU
Selçuk Duranlar
Edirne, 2023’ e hazır mı? (2)
Zafer Dereli
KAMUDAKİ İŞÇİLER GEÇİCİ GÖREVLENDİRİLEBİLİR Mİ?
Ertan Çekiç
İYİMSERLİK DE ÖĞRENİLEBİLİR. NASIL MI?
Teoman ÖZÇUHACI
ORTAYA KARIŞIK, LEZZETLİ BİR GAP TURU
CELİL ÖZCAN
BİTMEYECEK, TÜKENMEYECEK BİR IŞIKTIR ATATÜRK!
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Numan Özgür METİN
Sonbaharda Marmara`nın Saklı Cennetlerine yolculuk
M. ENİS ŞENSEVER
Soner TUNA’nın ardından
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER