Ahmet Acaroğlu
Enez’den sevgilerle
Yayın Tarihi: 24 Temmuz 2019, Çarşamba
Diğer Yazıları

Üç haftadır Enez’deyim. Saroz’un havası da, denizi de çok farklı. Meriç nehrinin önüne katıp getirdiği atığa rağmen pırıl pırıl bir deniz. Alt ters akıntılarla kendi kendini temizleyen ilginç bir deniz. Deniz diyorum çünkü esasında Enez, Ege denizinin bir parçası. Karadan denize esen rüzgarlar çam kokusu götürüyor Çanakkale’nin şehit makberlerine bizden selam diye, dönüşünde Gökçeada’nın zeytin rayihasıyla, Bozcaada’nın bağ bozumu şenliklerindeki türküleri taşıyor gönlümüze. Yalnız şu Semadirek var ya şu Semadirek. Altınkum sahilinde ne zaman denize doğru yürüsem ona olan hasretim kuşatıyor beni. Gözlerim bir mıh gibi saplanıyor sahillerine. Keşke Lozan’da bırakmasaydık onu yad ellere. Sanki yüzerek ulaşabileceğim kadar bize yakın. Bazen adayı saran sis hiç kalkmasın istiyorum. Kalkmasın da efkarım artmasın. Neyse bugün bu kadar hüzün yeter. Çekiyorum dizginlerini kara bahtın,yeter ki elimizdeki adaları kaybetmeyelim diyorum.

Seviyorum Enez’i, buraya koşan binlerce sevdalı gibi. Özellikle son günlerde otel ve pansiyonlarda  doluluk oranı had safhada. Böyle devam ederse Kurban Bayramında ne Erikli, neYayla, ne de Enez’de yer bulabilmek imkansız olacak. Döviz kurundaki aşırı yükselişten sonra yurt dışı turlar cazibesini yitirince, halkımız daha ekonomik olan yurt içi tatili tercih etmeye başladı. Yabancı turistin de ucuz tatil nedeniyle ilgisi ikiye katlanınca konaklamada asıl sıkıntıyı çeken yine kendi insanımız olmaktadır.

Genellikle erken kalkar, sabah güneşinin aydınlattığı henüz sakin caddeleri  bisikletimle turlarım. Benden çok daha erken uyanan yakın köylerin gayretli üreticileri taş kaldırımlardaki tezgahlarını açarken onlara günaydın der, hayırlı işler dilerim. Dalından henüz koparılmış domateslerin de, salatalıkların da kokusu dolar içime. Biberler, patlıcanlar hiçbir markette bulamayacağınız kadar taze ve organiktirler.

Bir delikanlı vardı armut satan. ”Bu sabah topladım, bahçemizden abi.”diyerek davet ediyordu yoldan geçenleri. On gün boyunca hep aynı yerdeydi. Bizim çok geç yatan çocuklarımız uykudayken, o sepetine doldurduğu yeşil renkli, kütür kütür, sulu ve mayhoş tatlı armutları satıp okuduğu üniversitenin masrafları için para biriktiriyordu. Çavuşköy’ün karpuzunu, Kılıçköy’ün bamyasını  tatmadıysanız ağız tadınız tam oluşmamıştır. Öyle gevrek, öyle şeker tadında, bıçağı değdirince demiyorum, daha bıçağı görünce öyle bir iştahla ye beni dercesine ikiye ayrılan kaç karpuz yiyebilirsiniz yaz boyunca siz söyleyin? Bir de köylülerin yaptığı keçi peynirini koyun yanına, ben daha ne diyeyim size.

“Şimdi sardalya zamanı. Yağlanmış sardalyalar. Bu lezzet kaçmaz.”diye bağırıyor kamyonetiyle sokaktan geçen balıkçı.İsteyene ve çocuklar için mezgit de varmış, deniz çuprası da. Ben pek anlamam balıktan. Ama Enez’e gelen buraya özgü Hüzmenekefalını da yemeden gitmemeli diyorlar. Önceki yıllar motorsikletiyle gelip tuttuğu balıkları satmaya çalışan ,hatta size telefonla balık bırakan amatör balıkçılar vardı. Troller ve gırgırlar buradan gidince onlar da gelmez oldu. Sanıyorum daha karaya bile ayak basmadan limanda tekneden satıyorlar deniz balıklarını.

Her şey bir kenara yazlıklarda oluşan dostluklar da başka bir güzellik. Ve öyle alışıyor ki insan, biraz da onun için koşuyorsunuz sahillere. Gündüz herkes evinde veya denizdeyken, akşamları bir cümbüşe dönüyor çarşı. O kadar kalabalık ve o kadar hareketli.Dondurmacılarda kuyrukvar. Çocuklar ve büyükler için lunapark. Ha Enez’de eksik yok mu?. Olmazmı, hem de çok. Enez sorunlarıyla birlikte büyüyor.

Güzel olan başka bir örnekle bitireyim ben. 25 yıldır buraya gelip gider, bir sitedeki mütevazı konağımızda yılın yorgunluğunu atmaya çalışırım herkes gibi. Her yıl site yöneticilerini davet eder, bir toplantı düzenleyerek dertlerini dinlerdi Belediye Başkanları. Bu sefer öyle yapmadı yeni Başkan. Her akşam bir sitenin bahçesinde yapmaya başladı bu toplantıları. Belirlenen bir site ve ona komşu sitelerin yöneticilerinin davet edildiği ve site sakinlerinin de katılıp söz aldığı toplantılar. Şu ana kadar 50 siteyi ziyaret etmiş. Yani Başkan ayağına çağırmıyor, o vatandaşın ayağına gidiyor.Değişik bir misyon üstlenmiş Özkan Başkan, farklı bir vizyon sergiliyor. Sahili işgalden kurtaracağım diyor sözlerinin başında.. Bu sene 15 metre geriye çektirdim işletmecilerin şemsiyelerini, ama seneye hiç birisi olmayacak diyor. Sahiller halkındır, ama görevi yeni devraldım, bana biraz zaman tanıyın diyor. O da bir siyasetçi. Ben inandım ve umutlandım. Sözünü tutarsa sayın Valimize gönderemediğim teşekkürü halkım adına ona helal edeceğimi bilmesini isterim.

İki haftadır yazmadım. Bu hafta da siyaset dışı kalmaya zorladım kendimi. Çünkü siyasetimizin aktörleri uygulamalarıyla sinir sistemizi mahvettikleri gibi, ağzımızın tadını da bozuyorlar. Ben de ülkeme ve milletime yapılan haksızlıklara, Büyük Atatürk’e küçük adamların yaptığı çirkin hakaretlere, politikacıların şahsiyeti ve karakteri  çürüten fırıldak davranışlarına, samimiyetsiz sözlerine tahammül edemediğim için bazen kantarın topuzunu kaçırıp, eleştirilerimde hırçınlaşabiliyorum. O nedenle istedim ki; bu yazı sizin de ağzınızın tadını bozmayan kıvamda bir yazı olsun. Umarım başarmışımdır. Yıldızlı bir Enez gecesinden sevgilerimle.

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
Tatilde dinlenelim, eğlenelim
ERCAN KERMAN
Yine eski yıllar
Recep ÇINAR
Ya yanlıştan dönecek Ya da kispete vurup yenilgiyi kabul edecekler!
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
ÇOCUKLARDA EN YAYGIN OLAN TEKNOLOJİK ALET TABLET NASIL KULLANILMALI
NURAN İKİZ
Pratik Bilgiler (2)
Derya Kurbay
Dinlemiyoruz…
TURAN ŞALLI
Neden Kemikçiler Mahallesi
Ahmet Acaroğlu
Termal turizm ve sorunlar
Ertan Çekiç
SON BİR DERS
CELİL ÖZCAN
Zübeyde Hanım’ı saygıyla anıyoruz
Selçuk Duranlar
GSMH’ da son durum!
Şükrü Akıllı
NE OLDU BİZE?
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Numan Özgür METİN
RESİMLER İLE EDİRNE
Teoman ÖZÇUHACI
BAZAN “BEN YAPTIM OLDU” DENİLEMEZ
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
M. ENİS ŞENSEVER
Köy Enstitüleri ve Edirne resimleri
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER