Recep ÇINAR
Ümmet ve Dava!
Yayın Tarihi: 17 Temmuz 2019, Çarşamba
Diğer Yazıları

Son günlerde gündemi işgal eden konulardan biri, AKP’den ayrılanların yeni parti kurma girişimi.

 

AKP’den ayrılıp yeni parti kurmak isteyenlerle ilgili geçtiğimiz günlerde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Ben Ali Bey’in (Babacan) kendisine de söyledim; Yolunuz yolunuzdur eyvallah ama şunu unutmayın ki bu ümmeti parçalamaya hakkınız yok. Siz bunu yapıyorsunuz. Bunun parçalanmasıyla da bir yere gidemezsiniz. Dava terk edilmez” diyor.

Önce  “Ümmet nedir, ne demek” ona bir bakalım;

İslami literatürde; “Allah’a inanan, Hz. Peygamberi ve O’nun getirdiğini kabul eden Müslümanlar topluluğuna ümmet denir” şeklide.

Ümmetin diğer bir anlamı ise (A. İman Suresi 104. Ayette geçiyor)  “Siyasi anlamda organize olmuş cemaat/topluluk”.

Yani  “Ümmet” İslami bir terim. Peki,  dünyada hüküm süren kapitalist sömürü düzenini kabul edip siyasetini onun üzerinden yürütenlere önce şunu soralım; Bu düzenin “Ümmet” ile ne alakası var?      

Söylemde İslam, eylemde Kapitalist sömürü düzeni! Bu, ne ile izah edilebilir?

Diğer taraftan Sayın Erdoğan, Milli Görüşü bölüp AKP’yi kurarken ümmeti parçalamış olmadı mı?

Hem ABD, AB, İsrail… gibi dünyayı sömüren, İslam alemini tarumar eden İslam karşıtı oluşumlarla dost, stratejik ortak olacak, hem “faiz günün gerçeği”  deyip ülkeyi faizle borç batağına batıracak,  ekonomik çıkmaza sokacaksınız hem de AB’nin istediği -değerlerimizle çatışsın çatışmasın- her türlü yasayı çıkararak toplumu ahlaken de ekonomik olarak da çökerteceksiniz… sonra da “Ümmet” diyeceksiniz! Yok, öyle şey! Güneşi balçıkla sıvayamazsınız!

Peki, “dava” nedir?   

Her insanın kendine has bir dünyası ve bu dünyada kendine göre doğruları vardır. Kimisi için ulvi/manevi bir uğraşı, kimisi içinse süfli/bayağı bir amaçtır. Kimisi için yaşamın anlamı kimisi için emeline ulaşmanın aracıdır dava! Âlemlerin Rabbi olan Allah, insanı kendi başına bıraksaydı elbette herkes kendi doğrusu adına yani davası uğruna mücadele verirdi. Ama Müslüman’ın davası Allah’ın davasıdır, yani “İslam”dır. Yeryüzünde Hakkın ve Adaletin tesisidir.

Yunus Emre dizelerinde; “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için” derken, dava kelimesini burada “iddia” anlamında kullanır. Yani, ben “iddia” için gelmedim, “Allah’a sevgiyi”, bağlılık duygusunu yaymak için geldim” diyor. Öyle ya, İslam “iddia” dini değil “ikna” dinidir.

Refah Partisi’nin İstanbul İl Başkanı iken, İstanbul Belediye Başkanlığına seçildiği zaman Sayın Erdoğan’ın davası böyle bir şey idi.  Hatta, 1993 yılında Süleyman Demirel’in ısrarlı başkanlık sistemi isteğine karşı, “Başkanlık sistemi bir özentinin sonucu ya da Amerikan emperyalizminin bize bir tavsiyesidir” diyordu. Peki, şimdi?

Daha sonraki yıllarda Milli Görüş’ü bölüp Erbakan Hoca’yı terk ederek AKP’yi kuran Sayın Erdoğan, şimdi kendisini terk edenlere “dava terk edilmez” diyor! İyi de hangi dava?

İşte, “men dakka dukka” böyle bir şey!

Dostça kalın…

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
Yine eski yıllar
Recep ÇINAR
Y ü z m e!
Derya Kurbay
Dinlemiyoruz…
Tülay Çağlarer
Tatilde dinlenelim, eğlenelim
TURAN ŞALLI
Neden Kemikçiler Mahallesi
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Çocuklara "Hayır" Demek
Ahmet Acaroğlu
Termal turizm ve sorunlar
NURAN İKİZ
Pratik bilgiler…
Ertan Çekiç
SON BİR DERS
CELİL ÖZCAN
Zübeyde Hanım’ı saygıyla anıyoruz
Selçuk Duranlar
GELİR ADALETİ
Şükrü Akıllı
NE OLDU BİZE?
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Numan Özgür METİN
RESİMLER İLE EDİRNE
Teoman ÖZÇUHACI
BAZAN “BEN YAPTIM OLDU” DENİLEMEZ
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
M. ENİS ŞENSEVER
Köy Enstitüleri ve Edirne resimleri
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER