Ahmet Acaroğlu
Haziranda gülmek
Yayın Tarihi: 29 Haziran 2019, Cumartesi
Diğer Yazıları

Sıcaktır yaz günleri. Ama öyle olmasa nasıl olgunlaşır ekinler, nasıl güler ayçiçekleri? Doğrudur, yapışkan sıcaklar bezdirir insanı. Nefes almak bile işkence olur bazen. Vardır elbet bir çaresi. Sıcaktan bunalanlar sahillere akın eder, denizde serinlemeye çalışır, sahildekiler de- eğer varsa öyle bir şansları -yaylalara koşar. Şırıl şırıl akan dereleri, cıvıl cıvıl öten kuşları, tertemiz doğasıyla güzeldir yaylalar. Sabahın sisinde yıkanan yemyeşil çimenlere uzanıp  dağlara türküler söylersiniz.

Önceki hafta İstanbul’daydım. Cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan'ın ihanet ettik dediği şehir. Her taraf beton yığını. Dayanılmaz bir sıcak. Ama Çamlıca tepesi  serin. Hafta sonu hep kalabalıktır buraları. İstanbul’da yaşayanlar buralarda buluyorlar huzuru. Üniversite yıllarında bazı hafta sonları Küçük Çamlıca’ya ders çalışmaya gider, kahvaltımızı orada yapardık arkadaşlarla. O yıllarda İstanbul’un nüfusu üç milyon civarındaydı ama Çamlıca mesiresi yine kalabalıktı. Yalnız Beykoz’da oltalarını boş çeken balıkçılar dertliydi bu kez.

Ertesi gün sabahleyin Ada vapurundaydık. Şimdiki Ada vapurları öyle eskisi gibi yandan çarklı değil ama yolcularıyla yine salkım saçak. Güvertenin küpeştesine yaslandık kızımla. Bir taraftan rüzgarda savrulan saçlarımızı toplamağa çalışırken, bir yandan vapurun ardında açılan köpüklü yola bakıyor, üzerimizde uçuşan martıları seyrediyorduk. Yıllar önce birkaç defa gelmiş olsam da Orkun ve Gülse için bu ilk Ada ziyaretiydi.

Ben özellikle Türkoloji gurubuyla yaptığımız geziyi unutamıyorum. Mehmet Kaplan, Birol Emil, İnci Enginün hocaların rehberliğinde o gün Burgazada’yı gezmiş, Sait Faik Abasıyanık’ın müze haline getirilen evini ziyaret etmiştik. Pazartesi  müze kapalı olduğu için bu defa  inmedik vapurdan, Büyükada’ya devam ettik. Halbuki kitap kurdu olan kızımın Sait Faik evini görmesini, O'nun çalışma masasına dokunmasını, o eşsiz hikayelerini yazdığı odanın havasını solumasını çok istemiştim.

Büyükada, temiz sahilleriyle aşı boyalı evleri, çiçekli bahçeleri, martıların sevecenliğiyle  yerli yabancı turistlerin en çok rağbet ettiği yerlerden biri. Eskiden hiç yokken bugün oldukça yoğun bir Arap ziyaretçi var. Özellikle İskele civarındaki lokanta ve kafeler çok kalabalık. Faytonla bir Ada turu yapabilmek için sıraya girip beklemek, at pisliği kokusuna katlanmak gerekiyor.

Afyon'luymuş bizi gezdiren faytoncu. Otuz yıldır buradaymış. "Atlı arabalar yasaklanıp, atlar özgür bırakılınca biz ne yapacağız abi" diyerek içini döktü bana. Ondan öğreniyorum ki;tam 250 fayton varmış burada."Yani beş yüz at mı?"diye sorunca,"Ne beş yüzü abi, bin beş yüz."diyor. Atlar dinlendirilerek, nöbetleşe çalışıyormuş. "Belediye size motorlu araçlar verecekmiş, daha iyi değil mi, hayvanlar da bu eziyetten kurtulur?" dedim. Başındaki sekiz köşeli kasketini ileri geri oynatarak cevapladı;"Abi vercekleri o akülü arabalar çıkabilir mi bu yokuşları? Ama İmamoğlu kazanırsa bir çözüm bulunur mutlaka." diye koydu noktayı.

Atlar artık ezberledikleri bu güzergahlarda koştururken direklerdeki afişlerden bize tebessümle bakan o adam; "HER ŞEY GÜZEL OLACAK." diyordu. Bunca derde, bunca sıcağa rağmen Haziran'da gülebilmek, barışın, sevginin, kardeşliğin sesi olabilmek ne güzel.

Ve nihayet sonuçlandı seçim. Hem de hiç kimsenin itiraz edemeyeceği, kuşku duyamayacağı bir farkla. Her şey çok güzel oldu. Sanki bütün sandıklar karanfil kokuyordu İstanbul'da. Haziranda gülmek başka bir mutluluk. Bu duyguyu yaşayan ve bizlere yaşatanlara selam olsun.    

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
Yine eski yıllar
Recep ÇINAR
Y ü z m e!
Derya Kurbay
Dinlemiyoruz…
Tülay Çağlarer
Tatilde dinlenelim, eğlenelim
TURAN ŞALLI
Neden Kemikçiler Mahallesi
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Çocuklara "Hayır" Demek
Ahmet Acaroğlu
Termal turizm ve sorunlar
NURAN İKİZ
Pratik bilgiler…
Ertan Çekiç
SON BİR DERS
CELİL ÖZCAN
Zübeyde Hanım’ı saygıyla anıyoruz
Selçuk Duranlar
GELİR ADALETİ
Şükrü Akıllı
NE OLDU BİZE?
Zafer Dereli
Rapor sonundaişe başlamadan yıllık izin kullanabilir miyim?
Numan Özgür METİN
RESİMLER İLE EDİRNE
Teoman ÖZÇUHACI
BAZAN “BEN YAPTIM OLDU” DENİLEMEZ
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
M. ENİS ŞENSEVER
Köy Enstitüleri ve Edirne resimleri
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER