ERCAN KERMAN
Kuru sabunlar-kurusa bunlar
Yayın Tarihi: 24 Haziran 2019, Pazartesi
Diğer Yazıları

Hanımla gezerken bazı insanlara rastlıyoruz. Görüntü ve davranışlarıyla çevreye rahatsızlık veriyorlar. Bu mahlukatı(yaratıklar) sevmesem bile saygı duymam gerektiği felsefesini benimsemiş olmama rağmen ağzımdan gayri ihtiyari “Kurusa bunlar.” sözü çıkıyor. Hanım bu sözün hikâyesini bildiği için gülümsüyor.

Rahmetli amcam anlatmıştı. 1940-50’lili yıllarda anlatmış olsa gerek. Bu Yahudi fıkrasında o yıllarda Edirne’de yaşanan Yahudi alehtarlığı da etkili olmuştur diye düşünüyorum.

Bir Cuma namazı çıkışında Eski Camii önünde tezgâh açmış olan Yahudi, sabun satmaktadır.

“Kuru sabunlar, kuru sabunlar.” diye bağıran Yahudi, cemaatten birinin dikkatini çeker. Kalabalık cemaatin azalmasını, kurumasını dilemektedir. Yahudiye bir dayak, bir dayak…

Bu olayın doğruluğuna inanmıyorum. Ama sabunların kuruluğunun meth edilmesi o yıllara göre doğruydu. Hatırladığıma göre halkevi salonunda Cevat Fehmi BAŞKUT’un bir tiyatro eseri sahneleniyordu. Piyeste bakkal çırağına sabunları dükkanın güneş görmeyen yerine koymasını, hatta ara sıra su serperek nemlendirmesini söylüyordu. Çünkü sabunlar kurursa az kilo çekermiş. Şimdi öyle bir sorun yok. Sabunlar paketle satılıyor.

Ömrünün seksen küsur yılı Selimiye ve Eski Camii gölgesinde geçen amcamın Eski Camii ile ilgili anlattığı bir diğer olay da şöyle:

Eskiden madeni gümüş paralar varmış. Mecidiye denen bu paralar beyazımsı imiş. Malum Eski Camii güvercin dolu. Güvencinler pislediğinde kuruyup mecidiye görüntüsü veriyormuş.

Meteliksiz kalanlar yerde para gördüm diye almaya kalkıyorlarmış. İşte o yıllardan kalma bir deyim. “Parasızlıktan kuşbokuna tırnak attık.”

Amcamın Eski Camii ile ilgili anlattığı bir başka olay da açlık yıllarında bazıları toplu iğnenin ucuna mısır tanesi tuturup ip bağlayarak güvercin avlamaları. Tutukları güvercinleri yemek için satın alanlarla yaptıkları pazarlıkta mısırı geri almaları. Çünkü mısır bulmak da problem.

Konu konuyu açıyor. Yokluk yılları, mısır dedim ya. Kırklı yıllarda babam Dörtkaya bölgesindeki bağ yerine mısır ekmiş. Üç kişinin imzası olan belgeye göre beyan olunan 15 kilogram, heyetin takdir ettiği 25 kilogram olarak yazıyormuş. Ve 25 kilogram mısırın vergisinin 8 kilogram olduğu belirtiliyormuş. Yani devlet üç beş kilo mısırın peşine düşmüş.

Şimdiki israfı, çöpe giden ekmekleri görünce içim sızıyor.

Rahmetli babamın yeri geldiğinde söylediği söz; “Allah bizi açlıkla imtihan etmesin!”di.

Bu duaya ben de bütün kalbimle katılıyorum.

Herkese karşı büyük bir hoşgörü ile yaklaşmam gerektiğini düşünmeme rağmen bazen dayanamıyorum. Sanki nice şehitler verilerek alınan bu kutsal toprakların bütünlüğüne kastediliyor. İşte böyle aşırı manzaralar gördüğümde ağzımdan kaçıveren kelime “Kurusa bunlar”

Yani dileğim bu insanların da uyanması, uygarlaşması.

Çevreyi kirletmeyen, hayvan haklarına ve birbirlerine saygılı bir toplum hayal ediyorum. Ve diğerlerine “Kurusa bunlar!” diyorum.

Kalın Sağlıcakla…

Not:Güngör Mazlum beyin bana söylediği “Ercan Edirne’mizin hafızasını tazeliyorsun.” sözü bu yazıda da ruh buldu zannederim.

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
GERÇEĞİN DİĞER YÜZÜ
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Çocuklarda Öfke
TURAN ŞALLI
‘Hop hop temas yok.’
NURAN İKİZ
Kelebek
Selçuk Duranlar
Edirne serbest bölge projesi
Ahmet Acaroğlu
Kelimelerin arka bahçesi
Derya Kurbay
Bu hale nasıl geldik?
Recep ÇINAR
Tarih, tekerrürden ibarettir
Zafer Dereli
2020 YILI HARCIRAH MİKTARLARINDAKİ ARTIŞ ORANI BELLİ OLDU
Ertan Çekiç
BİR İSTEKTE BULUNMAK
Tülay Çağlarer
Kırklareli Gezisi
Teoman ÖZÇUHACI
ORTAYA KARIŞIK, LEZZETLİ BİR GAP TURU
CELİL ÖZCAN
Katledilişinin 20. yılında Kışlalı’yı saygıyla anıyoruz.
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Numan Özgür METİN
Edirne Lavanta Tarla Günleri
M. ENİS ŞENSEVER
Demek her şey güzel oluyor
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER