Hüseyin Erkin
Edirne’de ipekböcekçiliği
Yayın Tarihi: 01 Mayıs 2019, Çarşamba
Diğer Yazıları

Birçok milletin, medeniyetin, kültürün yaşadığı Rumeli coğrafyasında yer alan Trakya bölgesinin önemli şehri Edirne’nin zengin tarım kültüründen günümüz dede yararlanmak mümkündür. Bunlardan biride ipekböcekçiliğidir. Osmanlı döneminde Çin ve İran’dan gelen ipek İstanbul ve Avrupa’ya İpek yolu üzerinden taşınmaktadır. Bursa tarihinde ipek ticaretinin merkezi olan ve adını hammaddesinden alan ünlü Koza Han, 1491 yılında Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılmış olup burada ve diğer koza hanelerde ipek üretimi yapılmıştır.

Uzun yıllara Çin ve Uzak Doğudan getirilen dokumalık ipek yerine, 17. yüzyılda Bursa bölgesinde ham ipek üretilmeye başlandı. 18. Yüzyılda Anadolu ipeklileri İran malından daha üstün tutulmuştur. 19. Yüzyılın ikinci yarısında Bursa kentinde ve çevresinde hem azınlıklar hem de Müslüman nüfus için yeni okullar açıldı. Osmanlıların en önemli tekstil üretim merkezi Bursa ve İstanbul idi diğer önemli yerlerden biride Edirnedir. Edirne'nin fethi ile birlikte bölgenin ağırlığı artarak Osmanlı Başkenti, 1365 yılında Bursa'dan Edirne'ye taşınmıştı. Bölgedeki nüfus yoğunluğunun Edirne bölgesine kaydırılması ile birlikte Edirne'deki ekonomik gelişmelerde hızlandı.19. yüzyılda Avrupa'da toprak kaybeden Osmanlı Devleti sıkıntılı günler geçirmeye başladı.

Bu dönemde Edirne, 3 defa istila edilirken göçmen akınına da uğradı. Her şeye rağmen Edirne'de 1881 yılında Hamidiye Ziraat Mektebi ve Numune Çiftliği kuruldu. Okullarda genel olarak ziraat konusu esas alınırken İpekçilik, Arıcılık ve Bağcılık kollarında da eğitim ve öğretim verildi. İpekçilik okullarının kuruluşu Duyûn-ı Umumiye-i Osmaniye idaresince de desteklendi. Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını kontrol altına alan bu teşkilat, İpek ve Koza Vergisi alırken konu ile ilgili eğitim kurumlarını da destekledi. İlk İpekçilik Okulu'nu Bursa'da açtı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra ekonomik özgürlüğüne de kavuştu. Savaşlar ve işgallerle pek çok varlığını kaybeden Edirne, yeni bir anlayışla kalkınmasını başlattı. Lozan Antlaşması gereğince başlatılan mübadele hizmeti, Edirne'yi yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı.

 Türk ve Yunan muhacirleri bölgeye yerleştirilirken insanların bildikleri sanat kolları göz önünde bulunduruldu. Muhacirlere araçgereç ve malzeme yardımları yapıldı. Edirne Bosna köye yerleştirilen muhacirler, kendi aralarında bir şirket kurarak Edirne Valiliği'ne müracaat ederek İpek Böcekçiliği tohumu aldılar. Edirne ve kazalarına yerleştirilen diğer muhacirlere 2000 kutu İpek böceği tohumu gönderilmiştir.

Edirne Bölgesi genelinde bulunan dut ağacı bahçeleri ile diğer araziler gelen muhacirlere dağıtıldı ve halka kiraya verildi. Tekirdağ'a gemilerle gelen muhacirler Kozacı oldukları için Edirne-Karaağaç'ta bulunan terk edilen evlere yerleştirildi. Bu bölgede bulunan dut ağaçları gelen muhacirlere tahsis edildi. Muhacirlerden 1800 kişilik biberci ve Kozacı muhacir grubu da Meriç ilçesinin Kavaklı köyüne yerleştirildi. Muhacirlere ipekböceği tohumları dağıtıldı. Edirne ve Uzunköprü’de İpekböcekçiliği okulları açılarak bölgede ipekçilik yaygınlaştırıldı.(Cumhuriyet Döneminde Edirne’de İpekböcekçiliğ M. Ağırgan) 1930 yılına kadar Cumhuriyetin ilk yıllarında bölgede ipekböcekçiliği oldukça gelişerek bölgenin önemli bir gelir kaynağı oldu.

Aynı yıllarda Edirne merkezde de ipekböcekçiliği hızla gelişmiş olup, Uzunköprü ve Edirne’de koza borsaları oluşturulmuştur. İpekböcekçiliği kursları yaygınlaştırılarak bölgede koza üretimi hızla arttırılmıştır. Edirne Karaağaçta iki tane koza işleme fabrikası kurulmuş olup 600 işçi çalışarak yılda 100 ton koza işlenmiştir.(Osmanlı Döneminde Balkan Ekonomisi)

Edirne’de 1960’lı yıllara kadar giderek azalan ipekböceği yetiştiriciliği sonraki yıllarda tamamen yok olmuştur. Buna sebep de devletin yanlış taban fiyat politikalarıdır. Her bitkiyi yetiştiren Edirne çiftçisini Buğday – Gündöndü – Çeltik ekimine yönlendirmiş ve mekanizasyon tarım dolayısıyla ürün çeşidi azalmış ve çiftçilerimiz giderek fakirleşmiştir.

İyi bir planlama ile eskiden olduğu gibi ipekböcekçiliği, bağcılık..vs yanında Lavanta, Kekik…gibi Tıbbi aromatik Bitki yetiştiriciliği ile alternatif tarım yapılarak çiftçimiz para kazanabilecektir.Tabii ki en önemlisi sulu tarımı hızla yaygınlaştırarak iki mahsul ürün alarak tarım yapma yollarını da aramalıyız.

DİĞER YAZARLAR
Recep ÇINAR
Önce “Ahlaki” Reform!
Selçuk Duranlar
VERGİ VE SONRASI
CELİL ÖZCAN
EDİRNE'NİN KURTULUŞU KUTLU OLSUN
MEHMET DENİZ
ÇALIŞMA HAYATINDAN BEKLENTİLERİMİZ
OLCAY DAL
Bir öğretmen ne ister?
ERCAN KERMAN
KES TIRAŞI
NURAN İKİZ
ŞEYTAN
Ahmet Acaroğlu
ÖĞRETMENLERE  SEVGİLERİMLE 
Şükrü Akıllı
ATATÜRK ÖLMEZ BİR İDEALDİR.
Numan Özgür METİN
ORMANYA-MAŞUKİYE-SAPANCA DOĞA TURU
TURAN ŞALLI
GÜZEL(ŞUKAR) PARTİ  ROMANLAR İTİBARSIZLAŞTIRILMAMALI
Levent Büdüş
GÖÇMEN KUŞLAR
Zafer Dereli
YILLIK İZİNLERDE HAK KAYBI OLMAMASI İÇİN BAŞVURUMUZU YAPTIK
M. ENİS ŞENSEVER
SANAT NE İŞE YARAR? Dilara ÇOLAK -2-
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
Hüseyin Erkin
Nehirlerimizden anlaşmalar çerçevesinde faydalanmalı
Ertan Çekiç
HAYAL GÜCÜ
İHSAN KÖSE
AZİZ OLMAK
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
Pandemi büyük, geç olmadan ciddiye alalım
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE KAYGIMIZI YÖNETMEK
Derya Kurbay
Bunun sonu ne olacak?
Burhan Aytekin
19 Mayıs 2015 1938 yılında Coşkuyla Kutladığımız 19 Mayıs Gençlik Bayramı
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER