Tülay Çağlarer
Sağlık dostu, semizotu
Yayın Tarihi: 27 Mart 2019, Çarşamba
Diğer Yazıları

Sizler de benim gibi “acaba bugün ne yemek pişirsem” diyenlerden misiniz?

Malum 21 Mart itibariyle resmen bahara girdik. Sebze-meyve tezgâhlarına, market reyonlarına bakıyorsunuz. Kış sebzeleri de, yaz sebzeleri de boy gösteriyor. Fakat bir türlü tercih yapamıyorum. Aslına bakarsanız kış mevsiminde yemek seçenekleri daha bol. Bir kere nohut, fasulye, mercimek gibi bakliyatlar var. Et yemekleri 4 mevsim seçenekler arasında. Kadınlarımızın yaz mevsiminde, yaz sebzelerinden yaptıkları konserveler, dondurucuya konulmuş, ya da kurutulmuş sebzeler de var. Kereviz, ıspanak, pırasa, lahana, pazı, karnabahar, brokoli gibi kış sebzelerini mevsim dolaysıyla kolayca bulup pişirebiliyoruz. Eski zamanlarda yaz sebzelerini kış mevsiminde, taze bulmak pek mümkün değildi ama artık patlıcan, kabak, biber, taze fasulye, domates ve salatalık gibi yaz sebzelerini 4 mevsim bulup tüketiyoruz. Hatta, son aylarda öyle şeyler yaşadık ki yaz sebzeleri ekonomi ve siyaseti tozduman etti. Kilogram fiyatları 3-5 kat fazla fiyata satıldı. Ama yine de alıcı buldu. Bu konu o kadar konuşuldu ki, ben, herhalde bu sebzeleri domates, patates, soğan hariç yazın bile yemeyeceğim, diyebilirim. Çünkü gözüm doydu, hatta gözüm korktu(!).

Bahar mevsimine girdik ya, o halde bahar sebzelerine bir bakayım dedim.

Bakla ve semizotu gözüme çarptı, yani ıspanak tahtını mevsim gereği semizotuna kaptırdı.

Çocukluğumuzda şimdi teknolojinin getirdiği araçlar olmadığından bizler birbirimize bilmeceler sorarak eğlenirdik. Bir bilmece vardı, bakın şimdi sizlere soruyorum: “Yemyeşil yaprakları var, yiyenleri güçlü yapar.” Bunun cevabını bulmak zordu. Çünkü yeşil yapraklı pekçok sebze vardı. O nedenle her çeşit yeşil sebzenin adı söylenirdi. Doğru cevabı “ıspanak” idi. Bana göre doğru cevap “semizotu” olmalı. Kullanım alanları bir hayli geniş olan semizotu, lezzetli ve çok şifalı bitkiler arasında kabul edilmektedir.

Bana çocukluğumdan beri ıspanak mı, semizotu mu yemek istersiniz diye sorduklarında hep semizotunu tercih etmişimdir. O halde tam mevsiminde bu sebzeyi size tanıtayım.

Aslında yetiştirilmesi de, bulunması da çok kolay olan bir sebzedir. Eğer toprak varsa üzerinde mutlaka semizotu vardır. Yeter ki az da olsa bir bahçeniz bulunsun.

Bu konuda bir anımı da anlatmak istiyorum.

Yaz mevsiminde yazlığa giderken muhakkak yiyecek alışverişi yaparım. Yine böyle bir zaman birkaç çeşit sebze aldım. Bunlardan biri de semizotu idi. Verandada oturup ayıklıyorum, karşı komşum bana seslenerek “Ne yapıyorsun, ne ayıklıyorsun?” diye sordu. Ben de “semizotu” dedim. Komşum hayretle “Buradaki bahçelerde o kadar çok semizotu varken para verip semizotu mu aldın.” dedi.

“Haklısın, bunu hiç düşünmedim.” diye cevap verdim.

Komşum haklıydı, çiftçilerin, köylülerin, bağ bahçe sahiplerinin topraklarında, dağda, bayırda heryerde yetişen, tabir i caizse ekmeden biçilen bir sebzedir. Besin maddelerinin zayıf olduğu topraklarda bile yetişir. Çok arsız bir bitkidir. Gübreleme de istemez. Fazla sulamayı sevmez. Eğer fazla sulanırsa az çiçek açar. Özellikle Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerinde nisan ayından eylül ayına kadarki ilkbahar ve yaz aylarında semizotunu her an bulabiliriz. Öyle ki evimizde pişireceğimiz hiçbir malzemeniz yoksa alacak zamanınız ve paranız da yoksa, hele ki köyde yaşıyorsanız hemen sepetinizi kolunuza takın, semizotu toplayın, pişirin ve afiyetle yeyin.

Semizotunun botanik özelliklerini de tanımaya devam edelim.

Semizotu, semizotugiller familyasından bir bitki olup kökeni Ortadoğu ve Hindistan olmakla beraber dünyanın birçok ülkesinde yetişir. Boyları 30 santimetre kadar olabilen bir yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi toprak üzerinde yatık, yaprakları sapsız ve etsidir. Yenilen kısmı, küçük, yuvarlak, yeşil yaprakları ve körpe saplarıdır. Bitkinin küçük çiçekleri genellikle sarı, bazen eflatun, pembe ya da kırmızı renkte olur. Ersenik özellikler taşıyan çiçeklerinin döllenmesiyle olgunlaşan küçük kapsül durumundaki meyvelerinin içinde çok sayıda siyah renkli minik tohum bulunur. Çiçeklerinde dişi ve erkek organ aynı çiçekte bulunur. Böcekler tarafından, ya da kendi kendine tozlaşabilir. Tadı mayhoştur. Bileşimindeki kuzukulağı asiti bitkiye ekşi bir tad verir.

Semizotu Anadolu’dan Pürpürüm, pirpirim, semizebe, temizlikotu, soğukluk, perper gibi adlarla anılır.

Semizoğtunun besin değerini incelediğimizde; 100 gramında yaklaşık olarak içerdiği besin değerleri tanınmış Diyetisyen Taylan Kümeli’ye göre şöyledir:

-32 kalori;

-2 gr. protein;

-3,8 gr. karbonhidrat;

-0 kolesterol;

-0,4 gr. yağ;

-1,4 gr. lif:

-4 mgr. fosfor;

-40 mgr. kalsiyum;

-0,2 mgr. demir;

-80 mgr. sodyum;

-45 mgr. potasyum;

-180 IU A vitamini;

-0,04 mgr. B1 vitamini;

-0,03 mgr. B2 vitamini;

-0,03 mgr. B6 vitamini ve

-8 mgr. C vitamini.

Semizotu, en çok Omega 3 içeren yeşil yapraklı bir sebzedir. Balıklarla kıyaslanabilecek oranda yüksek olduğu bilinmektedir.

Bu kadar farklı mineral ve vitamin hiçbir ilaçta böylesine bir tarzda birarada görülmez. Bu durum semizotunun mucizevi tesirler göstermesinin en önemli sebebidir.

Bu değerleri içeren semizotunun sağlığımız açısından bizlere sağladığı yararları da öğrenelim.

Fitoterapi uzmanı Dr. Ümit Aktaş, semizotunun yararlarını şöyle anlatıyor:

“Semizotu, Omega 3 yağ asitleri denilen, oldukça kıymetli yağları barındırıyor. Omega 3 yağları, insan vücudunda üretilmeyen yağlardır. Omega 3 yağları, kalp ve damar hastalığına karşı koruyucudur, romatizmal iltihabı giderici etkisi vardır ve depresyona karşı etkilidir. Semizotu kalsiyum ve melatonin açısından zengindir. Melatonin, insan vücudunda uykuda ve karanlıkta üretilen bir hormondur. Depresyona karşı korur ve organizmanın düzenli bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Depresyon ve kalp damar hastalıklarından korunmak için semizotu yeyin.”

Semizotunun yararlarını araştırdığımızda görüyoruz ki faydaları saymakla bitmiyor. Sayfamız elverdiği ölçüde bunlardan da bahsedelim.

-Potasyum içeriği nedeniyle dolaşım sisteminin düzenlenmesine katkı sağlar.

-Kan şekerini düzenlemeye yardım eder.

-İyi bir antioksidan kaynağıdır.

-Demir içeriği nedeniyle vücuttaki beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin yapısına katkı sağlar.

-Kansızlığı önlemeye yardım eder.

-Böbreklerdeki kum ve taşları dökmeye yardım eder.

-Gut hastalığına iyi gelir.

-Özellikle ağız ve akciğer kanserine karşı korur.

-İdrar söktürücüdür.

-Hemoroide karşı faydalıdır.

-Kalorisi düşük olduğundan, kilo vermeye çalışanlar tarafından rahatlıkla tüketilebilir.

-Sindirim sistemini rahatlatır, kabızlığı önlemeye yardım eder.

-Karaciğere de yararlıdır.

-Yüksek oranda kalsiyum içirmesi nedeniyle de dişlerin ve kemiklerin güçlenmesine yardım eder.

-Kolestrolün düzenlenmesine yardım eder.

-Buharda pişirilip lapa haline getirilip cilde uygulanabilir. Semizotu maskesi yanıklara ve alerjiye karşı faydalıdır. Aynı zamanda cildi onarır ve canlandırır.

Semizotunun yan etkileri de vardır.

Yüzde 1.7 kadar oksalik asit içerdiğinden sindirim rahatsızlıklarına neden olabilir. Fazla kullanıldığında, kişinin ishal olmasına sebep olabilir.

Rahimde kasılmalara sebep olabileceğinden hamile kadınların çok fazla tüketmemesi gerekir.

Yararları bu kadar çok olan bu sebze nasıl tüketilir?

En kolay şekliyle, iyice ayıklanıp sirkeli suyla yıkanan semizotları, bir iki baş soğan, bir iki kaşık salça ile kavrulup üzerine bulgur veya pirinç katılarak pişirilir. Ya da körpe yaprak ve sapları yine yıkanarak yoğurt ile karıştırılıp üzerine de kırmızı biberli yağ dökülerek yenilir.

Ben size biraz zahmetli ama lezzetli olan iki tarif vereceğim.

Birincisi Türkiye’nin ünlü ve tanınan şeflerinden biri olan Arda Türkmen’in tarifi.

Semizotlu buğday çorbası

Malzemeler:

1 su bardağı buğday

1 litre su

250 gram semizotu

Meyanesi için malzemeler

1 su bardağı süzme yoğurt.

2 diş sarımsak

Tuz

Üzeri için malzemeler

1 çorba kaşığı tereyağ

Pul biber

Yapılışı

Buğdayın üzerini biraz aşacak kadar suyla haşlayın. Haşlandıktan sonra, çorbayı pişireceğiniz tencereye alın ve suyunu ilave edin. Ardından yoğurt, bir su bardağı su ve ezilmiş sarımsağı bir kapta çırpın ve buğdayı içine ilave edin. Ayıklanmış semizotu yapraklarını da ekledikten sonra karıştırın. En son tuzunu ilave edin ve ocaktan indirin. Üzeri için bir tavada pul biberi tereyağında yakın ve çorbanın üzerine gezdirin. Dilerseniz sıcak ya da soğuk servis edebilirsiniz.

İkincisi tahinli semizotu salatası

Malzemeler

1 bağ semizotu

½ kahve fincanı tahin

½ limon suyu

1 diş dövülmüş sarımsak

1 çaykaşığı kimyon

1 tutam kırmızı biber

Biraz tuz.

Zeytinyağı

50 gram fındıkiçi

Yapılışı

Simizotunun kök kısmını kestikten sonra sirkeli suda bekletin, iyice yıkayın, süzülmesi için bekletin. Elinizle kopararak doğrayın. Kalın sapları atın. Bir kâse içine tahin, sarımsak, limon suyu, kimyon, kırmızı biber, tuzu koyup karıştırın. Kıvamı çok yoğun olursa biraz su katılarak inceltilebilir. Semizotu ve sosu bir kabın içinde iyice karıştırıp servis tabağına alarak üzerine iri kıyılmış fındığı serpiştirin.

Semizotundan şifa bulmak isteyenler bu bitkiyi çiğ sebze olarak tüketmelidirler. Çünkü içindeki vitamin ve mineraller taze iken en üst seviyededir. Pişirildiğinde bu özelliklerini büyük oranda kaybederler.

Bütün bu anlatımlardan sonra neden yazımın başlığını “Sağlık dostu, semizotu.” diye koyduğumu anlamışsınızdır herhalde.

Semizotunu sevelim, sofralarımızdan eksik etmeyelim.

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
Kudüs’ü anlamak, dünyayı anlamaktır
Zafer Dereli
İstifa eden memur yeşil pasaport alabilir mi?
Recep ÇINAR
Temizlik imanın yarısı!
Selçuk Duranlar
Edirneli Nazmi
Ertan Çekiç
Önemli işlere öncelik ver
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Üniversite Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
NURAN İKİZ
Mutfaktaki yangın
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
Teoman ÖZÇUHACI
Bayramdaki Avrupa gezisinden notlar
Tülay Çağlarer
Ramazan ayının geleneği: Mahya
Numan Özgür METİN
Edirne Lavanta Tarla Günleri
CELİL ÖZCAN
“Yeni askerlik yasa tasarısı” derhal geri çekilmelidir…
Ahmet Acaroğlu
Haziranda gülmek
M. ENİS ŞENSEVER
Resim Sanatında Cloisonnisme
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK