Burhan Aytekin
Nevruz
Yayın Tarihi: 23 Mart 2019, Cumartesi
Diğer Yazıları

Nevruz; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan bir kutlamadır

Nevruz, İranlılar, Türkler, Azeriler, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikistanlılar, Özbekler, Kırgızlar, Kürtler tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da başka bir değişle doğanın uyanışı ve bahar bayramıdır

Nevruz’un simgesi Yasemen çiçeği’dir.

Nevruz, Farsça bir kelime olup “Yeni gün” anlamına gelmektedir (Nev, yeni ve Rûz, Gün anlamında). Yeni gün baharın geliş günüdür aynı zamanda.

Türklerde takvim başlangıcı olan yılbaşıdır.

Çeşitli kültür çevrelerinde, farklı etnik gruplarda farklı bir muhtevaya ve anlama sahip olmuştur. Kültürler arasındaki iletişim sonucunda çeşitli kültürlere girmiş ve benimsenmiştir.

Eldeki tarihi kaynaklardan hareketle en eski Türk adetlerindenbayramlarından biri olduğu kesinleşmiştir. Yeni yılın başlangıcı, yenilik, coşku, canlanma gibi nitelikler hiç değişmeden günümüze kadar yaşadığı uçsuz bucaksız coğrafyalarda görülmektedir.

Ayrıca Nevruz'un Türk musikisinin en eski mürekkep makamlarından biri olarak da kültürümüzde yedi yüzyıldan fazla bir maziye sahip olduğunu da biliyoruz. Bu makam ilk defa Urmiyeli Safıyûddîn Abdulmü'mîn Urmevî (1224-1294) tarafından kullanılmıştır. Bu şekilde elimizdeyirminin üzerinde makam bulunmaktadır.

Nevruz geleneği ne Sünnilikle, ne Alevilik, ne Bektaşilikle doğrudan doğuş bağlantısı olmayan, İslamiyet’ten çok öncelere giden bir gelenektir. Yani bir dinin veya mezhebin bayramı değildir. Bu yüzden de herhangi bir şekilde bir mezhep adına, bir din adına, bir etnik menşe adına bağlı gösterilmesi, istismar edilmesi bir ayrılık unsuru olarak takdim edilmeye çalışılması yanlıştırTarihin ve kültürün bütün gerçeklerine aykırıdır.

Osmanlı Sarayı’nda Nevroz

Osmanlı Sarayı’nda da büyük şölenlerle Nevruz Bayramı kutlanırdı. Nevruz günü Hekimbaşı özel macun kaynatır. Başta padişah olmak üzere yakınlarına ve devlet ricaline ikram ederdi. 1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırılmasından sonra II. Mahmut, Nevruz Bayramını ve Bektaşiliği yasaklamıştır.

Bektaşilerde Nevruz Erkânı

Nevruz bayramı erkânı sabahtan başlarGün ağarırken taze su ile yıkanılırBoy abdesti alınırToplu olarak sabah yemeği yenecekse, önce Dede bir dua okur ve herkese süt ikram edilir ve kahvaltı yapılır. Daha sonra dargınlar barıştırılırHasta ve yoksullar ziyaret edilir, gönülleri alınırYeni ölmüşlerin evlerine taziyeye gidilirTürbe ve mezarlıklar ziyaret edilirNevruz şenliklerinin yapılacağı ev ve kır yerleri önceden saptandığı içinbu yerlerde tüm hazırlıklar tamamlanırYaşlılar için ayrı bir mekânda, gençler için ayrı bir alanda muhabbet sofraları kurulurGençler kırlarda şenlikler yaparlar, halaylar çekerler, ateş üstünden atlayarak dilekler tutarlar. Genç kızlar ve oğlanlar karşılıklı mani söylerler...

Nevruz Bayramı akşamı “Meydan” açılır. Taliplere “Nasip” verilir. Cem evinde canlar, sofular, bacılar toplandıktan sonra, getirilen “lokmalar” için Dede şu tercemanı okur;

“Bismi Şah, Allah Allah!

Lokmalar kabul ola.

İsteginiz, dileginiz Hak-ı Muhammed-Ali vere,

Durduğunuz Dar-ı divandan hayır-ihsan göresiniz!

Makbu-u Şah, Kabul-i dergâh ola!

Gerçeğin demine Hü!”

Tüm canlar hazır olduktan sonra, saat 20.00 civarında Nevruz Erkânının icrasına başlanırDede ayağa kalkarak“Edep - erkân mümine nişan” der Ayakta bulunan cemaatte sofular ön saflarda, bacılar da arka saflarda olmak üzere halka şeklinde, dairesel diz üstü gelirler ve saf tutarlar. Ve dede bir dua okuyarak Tevhid i başlatır. Dede sıra ile şu duaları okur:

  1.    Ali Nad-ı duası.
  2.    Hüseyin makamında Oniki İmamların adlarını bütün önadları ve takılarıyla birlikte sayar.
  3.    Alevi/kızılbaş/Bektaşi ulularının adının geçtiği bir gülbank okur ve Tevhid’i yürütülmesine geçilir. Cuma akşam Ceminde olduğu gibi halka namazına başlar.

Bundan sonra Zakirler bir Düvazimam, iki Deyiş okurlar. Ve Dede bir Tevhid yürütür. Bu esnada bütün canlar hep bir ağızdan;

“La İllahe İllallah

İllallah Şahım İllallah

Ali Mürşid güzel Şah

Eyvallah Şah eyvallah

Hakk la ilahe illallah.” diyerek, başları hafif sağa-sola salınarak zikrederler.

Tevhid, Ayni-Cem bittikten sonra Dede: “Edep erkân getire herkes yerine otura” der.

Ve canlar normal oturuşa geçerler.

Ferraş Meydana gelereküç kez sembolik süpürge vurur.

Dede:

“Hayır, hizmetin kabul, yüzün ak ola.

Ellerin dert gönüllerin keder görmeye

İstediğinü Hakk-Muhamed- Ali vere

Seyyid Ferraş’ın himmeti üzerinde hazır ve nazır ola

Gerçeğe Hu! der ve daha sonra hizmet sahipleri öbek-öbek sofralar kurar, Dede’in başlama duasından sonra hep birlikte lokmalar yenir. Nevruz helvası yenir. Gelmeyen hastaların evlerine lokmalar gönderilir. Yemekler yendikten sonra Dede, yemek bitim duasını okur. Oniki Hizmet sahipleri toplu olarak Dedede dua aldıktan sonra; Canlar niyaz edip helallik alırlar. Ve Cem dağılmadan önce Dede şu Gülbangi okur:

“Bismi Şah Allah Allah!

Nevruz bayramınız kutlu ola

Yeni yılınız hayırlı uğurlu ola!

Şah-ı Velayet İmam Ali Efendimizin doğum günü mübarek ola.

Dilde dileklerimizi, gönülde muratlarımızı vere.

Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara ede ihsan eyleye...

Dil bizden, nefes Pirimiz Hünkârımız Hacı Bektaş-ı Veli’den ola.

Gerçeğe Hü

Cemaat de sağ ellerini kalplerinin üstüne koyarak, hep bir ağızdan “Hüü!” derler ve Bayram son bulur.

Asya’nın Ortak Sevinç Nidası Nevruz

Dostluk ve sevgi günleri diye anılır bayramlar, kırgınlıkların unutulduğu, küskünlüklerin bir yana bırakıldığı günler, Onun için bayram günlerinde ne olursa olsun belli bir iyimserliğin yayılmasına çalışılır. Tatlı yiyip tatlı konuşma, anlayışlı olmaya çalışmak, bizim birbirimizden güzel bayramlarımıza has bir üsluptur, işte tüm bu iyimserliğin sergilendiği kardeşliğin, paylaşmanın ön plana çıkarıldığı bu güzel bayramlarımızdan biriside nevruzdur.

İçinde bulunduğumuz Mart ayı, bahar mevsiminin başlangıcı gibi güncel konular hemen aklımıza Nevruzu getirir,

Nevruz; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayanErgenekon'dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş, hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak "ortak kültür ocağı"nda binlerce ruhu ısıtacaktır.

Avrasya’nın, Türk âleminin Nevruz toyu kutlu olsun, Nevruz gülleri geleceğe umutlar taşısın.

Kaynaklar

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
GERÇEĞİN DİĞER YÜZÜ
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Çocuklarda Öfke
TURAN ŞALLI
‘Hop hop temas yok.’
NURAN İKİZ
Kelebek
Selçuk Duranlar
Edirne serbest bölge projesi
Ahmet Acaroğlu
Kelimelerin arka bahçesi
Derya Kurbay
Bu hale nasıl geldik?
Recep ÇINAR
Tarih, tekerrürden ibarettir
Zafer Dereli
2020 YILI HARCIRAH MİKTARLARINDAKİ ARTIŞ ORANI BELLİ OLDU
Ertan Çekiç
BİR İSTEKTE BULUNMAK
Tülay Çağlarer
Kırklareli Gezisi
Teoman ÖZÇUHACI
ORTAYA KARIŞIK, LEZZETLİ BİR GAP TURU
CELİL ÖZCAN
Katledilişinin 20. yılında Kışlalı’yı saygıyla anıyoruz.
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Numan Özgür METİN
Edirne Lavanta Tarla Günleri
M. ENİS ŞENSEVER
Demek her şey güzel oluyor
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER