Şükrü Akıllı
Selimiye ve yemiş kapanı hanında Vakıflar açıklaması
Yayın Tarihi: 20 Şubat 2019, Çarşamba
Diğer Yazıları

Geçen Cumartesi günü bu köşemde “Selimiye Gölgesi hendekler ve Yemiş Kapanı Hanı hikayesi” başlığındaki yazımda; Selimiye Camii’nin  çevre  düzenleme projesi kapsamında batı kısmındaki bahçesinde Yemiş Kapanı Hanı kazı çalışmalarının tamamlanması sonrası meydana çıkan anlaşmazlıklar, sorunlar nedeni ile yıllardır kazı alanının kanayan bir yara haline geldiğini, bu olumsuz görüntülerin bir an önce giderilerek, Selimiye’nin muhteşemliğini daha da ön plana çıkaracak çalışmaların tamamlanmasının altını çizmiş ve konuyu detaylı olarak anlatmıştım.

                 Biliyorsunuz 16 Şubat günü, yanı Köşe yazımın yayımlandığı gün Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan Edirne’de idi. Üst irade olduğu veya kast edildiği, sorunun çözümünün kendisi olacağı düşüncesi ile bireysel bir gayret gösterdim. Çünkü Selimiye önündeki hendekler, çirkin görüntüler bu kenti çok seven biri olarak benim de yüreğimi sızlatıyor. Gazetemizi ve köşe yazımı  kendilerine ulaştırabilmek için  miting alanındaki koruma çemberini ve engelleri aşarak Koruma amirine ulaştım. Durumu anlatarak zarfın Cumhurbaşkanına ulaştırılmasını rica ettim.

                  Haftanın ilk günü mesainin başladığı ilk saatlerde Ankara numarası ile telefonum çaldı. Açtım. Sekreter hanım, Vakıflar Genel Müdürümüz görüşmek istiyor deyince hem şaşırdım, hem sevindim. Bundan önceki yazımı kaleme almadan önce Sayın Genel Müdürle görüşmek için çok uğraştım. Ama bir türlü mümkün olamamıştı. Basın müşavirliğinin gönderdiği mail ile yetinmek zorunda kalmıştım.

                  Hal hatır sorulmasından sonra Vakıflar Genel Müdürü Sayın Adnan ERTEM, Özenle, hassasiyetle kaleme aldığım yazımı İnternet üzerinden okuduğunu, bazı düzeltmeleri ve değerlendirmeleri yapma gereği duyduğunu dile getirerek şöyle dedi:

                  “Edirne’deki Selimiye Camisi dünya kültür mirası listesinde olan, Dünyanın önem verdiği, ülkemiz açısından da önemli eserlerden biridir. Edirne Belediyesi’nin çevre düzenlemeleri kapsamında yemiş kapanı koruma kazıları tamamlanınca biz Belediyeden RESTİTASYON(Eski bir yapının tarihe kayıt düşmek adına eldeki bilgilere, belgelere göre aslına uygun olarak çizilmesi) Projesinin, yani o günkü orjinal halinin çıkarılmasını istedik. Bu çok maliyetli bir iş de değil. Proje çıkarılsaydı belediye çalışmalarına devam ederdi. Bu güne kadar da biterdi. Ben de neden yapılmadığını anlayamıyorum. Projeyi çıkarmak hanın ihya edileceği anlamına gelmediğini hep söyledik. Yine de söylüyorum. Restore edilsin de demiyoruz. Ona ne biz, ne de belediye karar verebilir. Silüet kaygısını öne sürüyor Sayın Başkan. Bu bir bahane. Kaldı ki Osmanlının yaptığı eserlerin hiçbirinde böyle bir sorun yok. Algı yaratmak için konulan 12,5 metrelik panonun yeri de hanın üstü değildir. Diyen Sayın ERTEM sözlerine şöyle devam etti:

                   “Biz vakıflar olarak Edirne’deki eserlere önem veriyoruz. Bu bağlamda 100 civarında eserin resterasyonunu gerçekleştirdik. Belediye Başkanı açıklamalarıyla bizi engelmiş gibi gösteriyor. Bunların gerçekle ilgisi yok. Üst kurulda projelerinin iptal edildiği, durdurulduğu beyanları da doğru değil. Elini kolunu bağlayan da, engel olan da yok. Mali imkânları olsaydı veya bitirmek isteselerdi zaten şimdiye kadar Selimiye Camii Çevresi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Projesi biterdi.” diyerek sözlerine şunları da ekledi:

                   “İşi uzatmaya hiç gerek yok. Çıkarsınlar restitasyon projesini. Rekreasyon çalışmalarını da nasıl istiyorlarsa yaparlar. Hanı da, ister bu günkü şekliyle korurlar, isterlerse arkeopark yaparlar. Onların bileceği iştir. Diyerek sözlerini tamamladı.

                    Bu açıklamadan sonra Belediye Başkanı Sayın Gürkan ne diyecek bilemiyorum ama Selimiye gölgesindeki hendekler ve Yemiş kapanı hanı bilmecesi çözüm bekliyor.

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
Ah Güzel İstanbul
Ahmet Acaroğlu
Suyun akışı önemlidir
Psikolog. Buse Başköylü
OYUNCAK SEÇİMİNDE CİNSİYET ÖNEMLİ Mİ?
NURAN İKİZ
Polen deyip geçmeyin
ERCAN KERMAN
Koca Sinan’ın heykeli
Recep Çınar
Ömür tükenir, demir soğumaz!
ERTAN ÇEKİÇ
Teknoloji ile felsefe
CELİL ÖZCAN
Köy Enstitülerinin kuruluşu kutlu olsun!
EKREM KANTUR
Malüllük maaş hesabı neden farklı?
M. ENİS ŞENSEVER
SINIR–LI/ SIZ–BİRLİKTE-LİK GRUP SERGİSİ
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
Numan Özgür METİN
Kötü ruhların kovalandığı festival; Kukerlandia
Burhan Aytekin
Nevruz
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MURADİYE AKCAN
TRAFİKTE ZORBALIK MI HOŞGÖRÜ MÜ?
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Zafer Dereli
Memurlar e-devlet üzerinden sendikalara üye olabilmeli
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)
Teoman Özçuhacı
İP’E TAKVİYE HAMLESİ TELAŞ YARATTI
HAMİT PUHALOĞLU
Kırım'dan gelir bir Tatar