Şükrü Akıllı
Selimiye gölgesi hendekler ve Yemiş Kapanı Hanı hikâyesi
Yayın Tarihi: 16 Şubat 2019, Cumartesi
Diğer Yazıları

Geçtiğimiz yıl bu günlerde ve bu köşemde, Edirne’nin tarihsel konumu, Arkeolojik yapısı, Kültürel mirasları, Restorasyonları, Selimiye külliyesi ile Çevre düzenlemeleri kapsamında Yemiş kapanı hanı kazıları ve sorunları ile Siluet konularını içeren röportajımı Trakya Üniversitesi Arkeolojik bölümü Ana bilim dalında görevli Doçent Sayın Ahmet YARAŞ ile detaylı olarak paylaşmıştık. Hatırlanacağı üzere bu röportajımızda Yemiş kapanı hanına da yer vermiştik.

Selimiye’nin batı kısmındaki bahçesinde 2014 yılında başlanan kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkan harabe görüntüler, Selimiye’nin, Edirne’nin kanayan yarası haline geldi. Bu süre zarfında başta Edirne halkı olmak üzere, Ülkemizin dört bir yanından gelen milyonlarca insanımız, Yurt dışından gelen binlerce turist bu olumsuz manzarayı şaşkınlıkla gözlemliyor. Dünya mirasları listesinde koruma kapsamına alınmış, Selimiye gibi muhteşem esere yakışmayan bu görüntülere bir anlam veremiyorlar.         

Beni de oldukça derinden yaralayan bu durumu sesimin çıktığı, gücümün yettiği kadar haykırarak, Yetkili ve sorumlulara duyurma, çare olunur düşüncesiyle bu durumu bir kez daha masaya yatırma gereğini duydum.

Gelin önce kısaca Yemiş Kapanı Han’ının tarihsel hikâyesine bir bakalım. İnşası Mimar SİNAN tarafından istenen, Sultan II. Selim tarafından da kabul gören hanın 1588 de başlayan inşaatı 1590 da tamamlanıyor. Osmanlı döneminde Meyve ve Sebze hali olarak kullanılıyor. Kare planlı, ortasında şadırvan olan, Avlulu, Zemin ve üst katlı, depoları,  dışa açılan dükkân mekanlarıbulunan bu yapı 1752 depreminde harap olmuş. Onarılarak yıllarca kullanılmış ise de 1937 yılında sağlamken yıktırılmıştır.           

1967 yılında Selimiye meydan düzenlemesiyle hanın yeri park yapılmış, temelleri toprak altında kalmıştır. Anıtlar yüksek kurulunca 1976 yılında kültür varlığı olarak tescili yapılmıştır. Bugünkü haliyle bildiğimiz Selimiye Meydanı ve parkı Şehir imar planında Park olarak görünmektedir. Bu yerlerin de Mülkiyet sahibi yoktur. Ancak Belediyenin yetki ve sorumluluk alanındadır.            

Mademki Selimiye Edirne’nin kent tacı, Sembolü, Mimar Sinan’ın ustalık-Dâhilik eseri, Unesco Dünya kültür mirasları listesinde, artık sadece Müslümanların bir ibadethanesi, Edirnelilerin ya da Türklerin bir eseri değil tüm insanlığın ortak bir mirası haline gelmiş ise, düzenli ve bakımlı bir çevre düzenlemesi yapma görev ve hakkıda önce Belediyenindir.  Bakımı da Devletin temel görevidir.             

Edirne Belediyesi de görev ve sorumluluğu gereği Selimiye camii Külliyesi’ne ve çevresine yaraşır bir rekreasyon (çevre düzenleme) projesini UNESCO’nun da kabul ettiği şekilde Edirne Kültür Varlıkları Koruma Kuruluyla birlikte yenilemişler. Ne güzel değil mi? Üstelik bu proje iki ödül de almış.

İki aşamadan oluşan bu projenin ilk aşamasına 2013 yılı sonlarında başlanıyor. Yemiş kapanı hanı kazı çalışmaları tamamlanınca da ne yapılacağı konusunda anlaşmazlıklar ve sorunlar ortaya çıkıyor.              

Belediyenin ve Müzenin çalışmalarıyla 2016 yılında kazı çalışmaları tamamlanınca Vakıflar Genel Müdürlüğü devreye giriyor. Belediyeden Restitüsyon (Aslına uygun yeniden inşa) çalışması istemesi üzerine Belediye Han’ın yeniden yapılması halinde 12-13 mt. Yüksekliğinde olacağı, bunun da Selimiye için Siluet sorunu yaratacağı gerekçesiyle bu teklifi kabul etmiyor. Belediyenin önerisi kazı sonrası ortaya çıkan Hanın dört deposunun cam ve ahşapla kapatılarak bir sergi salonuna dönüştürülmesi ve temel duvarlarının korunması, ahşap yürüme yollarıyla bir arkeopark haline getirilmesi. Konservasyon projesiyle birlikte Selimiye Camii Çevresi Kentsel Tasarım ve Peyzaj projesinin tamamlanması yönünde.               

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Belediyenin teklifine olumlu yanıt vermeyince iki kurum arasındaki anlaşmazlık sürüyor. Tabiri caiz ise ortada bir cenaze var kaldırılamıyor. Geçtiğimiz aylarda yeni bir gelişme oluyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü projelerin iptali için Kültür Bakanlığı Yüksek Kuruluna başvuruyor. Yüksek kurul da başvuruyu kabul ediyor. İşte burada bütün umutlar suya düşüyor ve çalışmalar duruyor. Bu defa Belediye de Bölge İdare Mahkemesine dava açmak zorunda kalıyor. Yargı süreci devam ediyor. Anlaşılan Selimiye’nin gölgesindeki hendekleri, kötü manzaraları bir süre daha görmeye devam edeceğiz.                 

Yazımı kaleme almadan önce Yemiş kapanı hanı bilmecesini bir kez daha sorgulayarak, inceleyerek, araştırarak taraflardan, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Edirne Belediyesi, Kültür Varlıkları Bölge Müdürlüğü ile temasa geçerek, Bizzat sorumlu ve yetkililerle görüştüm. Bilim insanlarının görüşlerini aldım, açıklamalarına baktım. Bunları da sizlerle paylaşmaz isem konu yarım kalır.                     

Vakıflar Genel Müdürlüğü ne diyor!                     

Genel Müdür Sayın Adnan ERTEM, Edirne’deki Selimiye Camisinin yanındaki Yemiş Kapanı Han’ının Restore edilmesi halinde tarihi caminin silüetini etkileyeceği yönündeki eleştirilerle ilgili “Yemiş Kapanı hanı restorasyon projesinin hazırlanması demek, oranın ihya edileceği anlamına gelmez. Ona bir Genel Müdür karar veremez. Bir Belediye Başkanı da karar veremez. Buna Ortak akıl, üst irade karar verecektir” diyor ve  “Hanın yeniden inşa edilmesi halinde Selimiye’nin sülietinin bozulacağını düşünmediğini” de dile getiriyor.

Edirne Belediyesi ne diyor!

Konu ile ilgili görüştüğüm, Belediye Başkanı Sayın Recep GÜRKAN, Kazı çalışmalarını olağanüstü bir çaba ve çalışmayla, Müze Müdürümüzün denetiminde bir yılda bitirdik. Biz baştan beri Han’ın restorasyonu halinde Selimiye’nin siluetini bozacağını söylüyoruz. Cami önüne koyduğumuz 12,5 metrelik pano ile de bunu kanıtladık. Kültür Varlıkları Kurulu ile birlikte yenilediğimiz projeleri uygulamak istiyoruz. Edirne’ye, Selimiye’ye yaraşır güzel bir düzenlemeyle insanlığın hizmetine sunmak istiyoruz. Yemiş Kapanı Hanı ihya mı edilsin, yoksa tanıtılabilecek düzenlemelerle bu şekilde mi kalsın? Konusunun bilimsel, tarihi, kültürel boyutu var. Hanın ihya edilip edilmemesi bilimin ışığında uzmanların vereceği karardır. Diyerek sözlerine devam ediyor “İyi niyetli çalışmalarımız devam ederken Vakıflar Genel Müdürlüğünün projeyi Kültür Bakanlığı Yüksek kurulunda iptal ettirmesine bir anlam veremedik. Tam sonuca ulaşmak üzereyken elimiz kolumuz bağlandı. Biz de konuyu yargıya taşımak zorunda kaldık” diyor. Selimiye’yi böyle bekletmeye hiç kimsenin hakkı olmadığını da sözlerine ekliyor.

Kültür Varlıkları Edirne Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ne diyor!

Sorunun acilen çözülmesi, Belediyenin Konservasyon(koruma ve düzeltme)projelerinin uygulanması gerektiği, Yeniden yapılmasının gereksiz olduğu, buna ne talep ne de ihtiyaç olmadığı yönünde görüşlerini ifade etmektedirler.               

Bilim insanları ne diyor!               

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Ana Bilim dalı Başkanı Prof.Dr. Sayın Can Binan, Yemiş Kapanı Hanı’nın ihya edilmesi konusunu duyduğunda çok şaşırdığını ifade ederek,”Selimiye’nin görünmesini engelleyecek bir yapı dünya mirası içindeki yerine ihanet olur vurgusunu yaparak, Türkiye’deki herkesin Selimiye’den taraf olması gerektiğini, İhyası halinde dünya miras listesinden çıkma durumu olmasa bile bunun sorgulanacağını sözlerine ekliyor.

Prof.Dr. Zeynep Ahunbay, Prof.Dr.Metin Sözen’in  ortak görüşleri de,  Yemiş Kapanı Han’ının ihya edilmemesi, Selimiye’nin sülietinin korunması ve buranın bir arkeo park olması gerektiği yönünde.

Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Ana Bilim dalında Doçent Sayın Ahmet Yaraş hocamız da: Tamamı korunamamış, kazıda çıkan temel taşlarının da hava koşulları nedeniyle dağılmaya yüz tuttuğundan böyle bir yapıyı ayağa kaldırmak restorasyon mantığına uygun olmadığı gibi bilimsel de olmadığının altını çizerek Unesco uygulamalarına ters bir çalışma yaparak, Selimiye’nin koruma kapsamının tehlikeye düşürülmemesi gerektiğini ifade etmektedir.

Bilim insanlarının, Uzmanların ortak aklı meydanda. Bu ülkede bilime inanıyorsak,  Uzmanlara saygı duyuyorsak onların görüş ve düşüncelerini uygulamak daha sağlıklı bir yol olacaktır diye düşünüyorum. Vakıflar Genel Müdürünün ortak akıl dediği bu ise karar verecek üst irade nedir?  hangi makamdır? Kimdir? Bunun yanıtını alamadım. Bence bu üst iradeden Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan kast ediliyorsa, buna da değinmeden geçemem.                   

Partili Cumhurbaşkanımız, Adalet ve Kalkınma Partisinin genel Başkanı Sayın R.Tayyip Erdoğan, 31 Mart Yerel seçimleri dolayısıyla oy istemek, çalışma ve temaslarda bulunmak üzere bu gün Edirne’de olacaklardır. Hem de Selimiye meydanında halka hitap edecektir. Konuşma yapmak üzere Kürsüye veya seçim otobüsünün üzerine çıktığında göreceği manzara Selimiye’nin gölgesindeki hendekler ve Harabe görüntüler, tente ile çevrilmiş kazı alanı. Bu manzara gözünden kaçmayacaktır. Mutlaka değinecek ve sorgulayacaktır diye düşünüyorum. İnanıyorum ki Edirne’nin kanayan yarası bu gün kapanacaktır. Oy hesabı yapılmadan, beklentimiz de şartsız budur.                    

Ne olursa olsun, kim yaparsa yapsın bu hizmet Edirne’ye verilmelidir. Selimiye’nin muhteşemliğini ön plana çıkaracak proje ve uygulamalarla mutlaka gerçekleştirilmelidir.           

Edirne ve Selimiye bu ihmali, bu çözümsüzlüğü, Bu sürüncemeyi asla hak etmiyor.

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
Ah Güzel İstanbul
Ahmet Acaroğlu
Suyun akışı önemlidir
Psikolog. Buse Başköylü
OYUNCAK SEÇİMİNDE CİNSİYET ÖNEMLİ Mİ?
NURAN İKİZ
Polen deyip geçmeyin
ERCAN KERMAN
Koca Sinan’ın heykeli
Recep Çınar
Ömür tükenir, demir soğumaz!
ERTAN ÇEKİÇ
Teknoloji ile felsefe
CELİL ÖZCAN
Köy Enstitülerinin kuruluşu kutlu olsun!
EKREM KANTUR
Malüllük maaş hesabı neden farklı?
M. ENİS ŞENSEVER
SINIR–LI/ SIZ–BİRLİKTE-LİK GRUP SERGİSİ
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
Numan Özgür METİN
Kötü ruhların kovalandığı festival; Kukerlandia
Burhan Aytekin
Nevruz
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MURADİYE AKCAN
TRAFİKTE ZORBALIK MI HOŞGÖRÜ MÜ?
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Zafer Dereli
Memurlar e-devlet üzerinden sendikalara üye olabilmeli
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)
Teoman Özçuhacı
İP’E TAKVİYE HAMLESİ TELAŞ YARATTI
HAMİT PUHALOĞLU
Kırım'dan gelir bir Tatar