Ertan Çekiç
Okumanın önemi
Yayın Tarihi: 15 Ocak 2019, Salı
Diğer Yazıları

Neden okumalıyız

Yemeden ve içmeden nasıl bir canlı hayatını devam ettiremiyor yok oluyorsa, okumadan ve bilgilenmeden de ne yiyeceğimizi ve neyi içeceğimizi bilmiyor olacağız. Bilmeyerek yaşamında bir canlı yaşam olduğunu kimse savunamaz sanırım. İşte yaşıyorsak okumalıyız ve kendimizi geliştirmeliyiz. Güneşsiz bir dünyayı düşünmenizi istiyorum. Nasıl dünyanız aydınlık mı? yoksa karanlıkta mı kaldınız. İşte; Güneş dünyayı, kitap insanlığı aydınlatır. Okumak, yazmak, düşünmek; birbirlerini tamamlayan, birbirlerine dönüşen, birlikte oluşan kocaman helezonla insan zekâsını hem kucaklayan, hem de onun başarılı olmasını sağlayan üç insani eylemden birisidir.

Okumak, bir amaç değil, araçtır. Günümüze ışık tutmuyorsa tarih okumanın, davranışlarımızı düzeltmeyecekse psikoloji okumanın, bakış açımızı değiştirmeyecekse felsefe okumanın bir anlamı yoktur. Okuduğumuz kitap, başımıza inen bir yumruk darbesiyle bizi uyandırmıyorsa o kitabı okumanın bir değeri yoktur.

Neden okumalıyız? Kendimizi ve içinde bulunduğumuz dünyayı tanımak ve değiştirmek için okumalıyız. Bilgi edinmenin en etkin yolu okumaktır. Dilimizi ve zihnimizi geliştirmek için okumalıyız. Kaliteli iletişim kurmak için okumalıyız. Geçmişi öğrenmek, geleceği kavramak içindir okumak. Başka zaman ve mekânda yolculuk yapmak için okumaya gereksinim vardır. Temel ilke ve değerlerimizi ancak okuma sayesinde kavrarız. Pozitif düşünmek, yeni bakış açısı geliştirmek için okumalıyız. Ruh sağlığımızı geliştirmek ve yeni farkındalıklar kazanmak için yeni kitaplarla tanışmalıyız. Zira kitap insanlığın rehberidir. Kitapsız yaşamak, kör, sağır, dilsiz yaşamaktır. 

Günümüz küresel değerleri ne yazık ki, insanlarımızı okumayan, araştırmayan ve sorgulamayan bir toplum haline getirmiştir. Değer yargıları, üretim değerlerinden, tüketim değerlerine taşınmıştır. Yararlı, verimli, üretici, yaratıcı, okuyan insan yerine, marka giyinen, spor arabası olan, kimseyi takmayan, ne okuyan, ne araştıran, sadece tüketen insan modeli ortaya çıkmıştır.        

Gözlerimizin sayfa üzerindeki harf ve rakam karakterini tespit ederek beyine göndermesine okuma, tespit eden karakterlerin tanınmasına da anlama denir.

Acaba biz kitap okuma özürlü bir toplum muyuz?

Bir Japon bir yılda 25 kitap okur. Bir İsveçli yılda 10 kitap okur. Bir Fransız yılda 7 kitap okur. Biz yılda bir kitap okuyoruz. Anketlere göre kitap okuma alışkanlığımızın düşük olmasına alım gücümüzün etkisi %6 ‘dır.

Atatürk’ü Atatürk yapan okuduğu kitaplar ve okuma eylemidir. Bir gün yine Atatürk tarihle ilgili kalın bir kitap okuyordu. Öylesine dalmıştı ki, çevresini görecek hali yoktu. Bir sürü ülke sorunu varken, devlet başkanının kendini tarih okumaya vermesi, Vasıf Çınar’ın biraz canını sıkmış olacak ki, Atatürk’e şöyle dedi:

Paşam tarihle uğraşıp kafa yorma. 19 Mayısta kitap okuyarak mı Samsun‘a çıktın?         

Atatürk, Vasfı çınar’a şu yanıtı verir:

" -Ben çocukluğumda yoksuldum. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım."der.

Bir insanın bilincindeki değişim, tüm dünyada değişim yaratır. Evet siz dünyayı değiştirecek adaylarsınız. Dünyayı huzura, refaha, barışa ve güzelliklere kavuşturacaklardansınız. Çocukların öldürülmediği, insanların bir birini sevdiği ve saydığı, anne ve baba hakkının bilindiği yeni dünyayı siz kuracaksınız. İşte göreviniz büyük hedefiniz yüksek onun için okumalısınız ve kendinizi geliştirmelisiniz. Unutmayalım, kitaplı mutsuzluk, kitapsız mutluluktan daha iyidir.

 

İNANIRSAN BAŞARIRSIN

Başarı özgür olmak demektir: Endişelerden, korkulardan, hüsrandan, başarısızlıktan kurtulup özgür olmak. Başarı kişisel saygı demektir, hayatta sürekli olarak daha çok gerçek mutluluk ve doyum bulmak, hayatı size bağlı olanlar için daha çok şey yapmak demektir. Başarı kazanmak demektir.

Her insan başarı ister. Herkes bu hayatın kendilerine verebileceğinin en iyisini ister. İnanmak ile bir dağı yerinden oynatabilirsiniz. Başarabileceğinize inanarak başarıyı elde edebilirsiniz. İnanmak şu şekilde çalışır. İnanmak, “Kesinlikle-Yapabileceğimden-Eminim” tavrı, yapmak için gerekli olan güç, beceri ve enerjiyi üretir. “Bunu-yapabilirim”e inandığınızda “bu nasıl-yapılır” gelişmeye başlar. “Tamam-bir-deneyeceğim-ama-bu-işin-olacağını-sanmıyorum”tavrı başarısızlığı getirir.

İnanmamak olumsuz bir güçtür. Akıl inanmadığında veya tereddüde düştüğünde bu inançsızlığı destekleyici sebepleri çekmeye başlar. Birçok başarısızlığın sorumlusu tereddüt, inanmamak, bilinçaltının başarısız olma, gerçekten başarılı olmayı istememe düşünceleridir.

Endişeleri düşünürsen başarısız olursun. Zaferi düşünürsen başarılı olursun.

Lidere saygı duymak iyidir. Ondan öğrenin. Onu gözleyin. Onu inceleyin. Ama ona tapmayın.

Kişi kendi düşüncelerinin ürünüdür. Büyük düşünün. Termostatınızı ileriye ayarlayın. Başarınızı, başaracağınıza olan dürüst ve saygılı inançla, atak bir biçimde başlatın. Büyük düşünün ve iyi gelişin.

İnancın Gücünü Geliştirmek

Aşağıda inanç gücünü elde etme ve bunu geliştirmeyle ilgili olarak size kılavuzluk edecek üç madde yer almaktadır:

1. Başarıyı düşünün, başarısızlığı değil. İş dünyasında, evinizde başarısızlık düşüncesini, başarı düşüncesiyle değiştirin. Zor bir durumla karşılaştığınızda ‘Kazanacağım’ diye düşünün ‘Kaybedebilirim’ diye değil. Bir başkasıyla rekabet ederken ‘Ben en iyisiyim’ diye düşünün, ‘Ben demodeyim’ diye değil. Bir imkan doğduğunda ‘Yapabilirim’ diye düşünün, ‘Yapamam’ diye değil.

2. Kendinize hep düşündüğünüzden daha iyi olduğunuzu anımsatın. Başarı süper bir zeka gerektirmez. Ne de başarıda mistik bir yan vardır. Ayrıca başarı şans temeli üzerine kurulmamıştır.

3. Büyük düşünün. Başarının büyüklüğü inancınızın büyüklüğüyle belirlenir. Küçük hedefler düşünüyorsanız küçük başarılar bekleyin. Büyük hedefler düşünürseniz büyük başarılar kazanırsınız. Şunu da unutmayın. Büyük fikir ve planlar çoğu zaman küçük fikir ve planlardan daha kolaydır.

DİĞER YAZARLAR
NURAN İKİZ
Ne ekersen, onu biçersin
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Özgür Ruhlu Çocuk Yetiştirmek
Recep ÇINAR
“Din” deyince ne anlıyoruz?
Ertan Çekiç
Öğrenmeyi etkileyen faktörler
ERCAN KERMAN
Çeyiz altı
Zafer Dereli
Refakat iznindeki 6 aylık süre her memur için ayrı değerlendirilir mi?
CELİL ÖZCAN
Yeni Sevr’ler yaşanmasın
Selçuk Duranlar
Zor şartlarda antlaşma
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
Teoman ÖZÇUHACI
Yapılması gerekenler 100 yıl önce tespit edilmişti
Tülay Çağlarer
Ramazan ayının geleneği: Mahya
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Numan Özgür METİN
Edirne Lavanta Tarla Günleri
Ahmet Acaroğlu
Kurban
M. ENİS ŞENSEVER
Ergenekon’da, FETÖ’nün tertibine yargının beraat kararı
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK