Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)
Yayın Tarihi: 31 Aralık 2018, Pazartesi
Diğer Yazıları

Ekolojik ayak izi kısaca belirli bir nüfusun doğaya yükünü hesaplamak amacıyla oluşmuş bir yöntemdir.Dünyada üretim yapılabilen alanları, dünyada yaşayan nüfusa oranlandığında ortaya çıkan değer, bir insanın barınmasını, beslenmesini, ısınmasını sağlayan ve oluşan atıkları etkisiz hale getiren kara ve deniz alanlarıdır yani bir kişinin ortalama ekolojik ayak izidir.

Ekolojik ayak izinin bileşenlerini şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • Karbon ayak izi
  • Tarım arazisi ayak izi
  • Orman ayak izi
  • Yapılandırılmış alan ayak izi
  • Balıkçılık sahası ayak izi
  • Otlak ayak izi

Karbon ayak izi ikiye ayrılır: Birincil (doğrudan) ayak izi ve ikincil (dolaylı) ayak izi. Birincil ayak izi, evsel enerji tüketimi ve ulaşım (otomobil ve uçak gibi) dâhil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarının, ikincil ayak izi ise kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

CO2 salınımı fosil yakıtlardan kaynaklanmaktadır. Bilindiği gibi fosil yakıtlar (kömür, petrol ve doğal gaz) yerkabuğundan çıkarılır ve ekolojik zaman süreçleri içinde yenilenebilir değildir. Bu yakıtlar tutuştuğunda CO2 açığa çıkar.

Karbon ayak izi sadece yurtiçinde gerçekleşen üretimi değil, ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde salınan karbon ve fosil yakıt dışı karbon salınımlarını da (örneğin çimento üretimindeki kimyasal reaksiyonlardan yayılan emisyonlar gibi) içermektedir.

Karbon ayak izi, CO2 salınımı yutmak için gerekli biyolojik kapasite ihtiyacını ölçmektedir. Ancak diğer ayak izi türlerinin aksine karbon söz konusu olduğunda hesaplanmış bir biyolojik kapasite bulunmamaktadır. Bunun yerine hesaplamalarda atmosfere salınan her ton karbonu depolayabilmek için (fotosentez yoluyla) hasat edilmemiş orman arazisi kullanılmaktadır. Bu orman arazisinin büyüklüğü ve üretkenliği atmosfere salınan karbon miktarını depolamak için yeterli değilse, karbon tutma kategorisinde ekolojik açık ortaya çıkar.

Dünya Yabani Yaşam Vakfı Yaşayan Gezegen Raporu’nda, Türkiye’nin kişi başına düşen ekolojik ayak izi 2,55 kha, biyolojik kapasitesi ise 1,31 kha’dır. Türkiye’de üretimin ekolojik ayak izi, biyolojik kapasitesinin yaklaşık 2 katına çıkmıştır. Türkiye’de insanların 1 yılda tükettikleri doğal kaynakların yeniden üretimi ve atmosfere saldıkları CO2’nin tutulması için 2 yıla ihtiyaç vardır.

Karbon Ayak İzi’ni oluşturan CO2 emisyonları içinde en büyük pay  %26 ile elektrik sektörüne aittir. Bunu sırasıyla imalat sanayii ve inşaat, %22, ithalat, ulaştırma ve elektrik dışı konut ve hizmetler diğer bileşenler izlemektedir.

Neler Yapılmalı? Hemen şimdi!

 

  • Düşük karbonlu yani iklim dostu yöntemlerle üretilen ürünleri tercih edelim,
  • Enerjiyi verimli kullanalım,
  • Ulaşım şekillerimizde değişiklik yaparken ayrıca toplu taşıma sistemlerini ve yakıtı verimli kullanan araç kullanımını geliştirelim,
  • Tüketimi azaltalım, ürünleri tekrar tekrar, verimli bir şekilde kullanmanın yollarını arayalım,
  • Geri dönüşüme destek verelim, ambalaj kullanımını azaltalım,
  • Bireysel çabalarımızla herkesin harekete geçmesinde itici bir güç olalım,
  • Karbon salımı düşük olan ürün ve hizmetler üretelim, teşvikler verilsin,
  • Ürünleri ve üretim süreçlerini çevre dostu bir yaklaşımla dönüştürerek burekabetçi piyasada marka değerini artıralım,
  • Daha az karbon üreten enerjileri seçelim,
  • Yeşil ürünleri tercih edelim, (Marketlerdeki basit bir üründen bilet rezervasyonuna kadar pek çok konuda dahayeşil seçimler yapmak mümkün)

Bu yukarıdakileri uygulamak için kamuoyu oluştururken, Edirne’mizi betonlaşma yerine, yaşanabilir yeşil alanların varlığını arttırmak için neler yapabiliriz?

Kaynak:

Ceyda Erden Özsoy(2015) “Düşük Karbon Ekonomisi ve Türkiye’nin Karbon Ayak İzi” , HAK-İŞ Uluslararası Emek ve Toplum Dergisi © Cilt: 4, Yıl: 4, Sayı: 9 /) ISSN: 2147-3668

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
Kudüs’ü anlamak, dünyayı anlamaktır
Zafer Dereli
İstifa eden memur yeşil pasaport alabilir mi?
Recep ÇINAR
Temizlik imanın yarısı!
Selçuk Duranlar
Edirneli Nazmi
Ertan Çekiç
Önemli işlere öncelik ver
Psikolog. Buse BAŞKÖYLÜ
Üniversite Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
NURAN İKİZ
Mutfaktaki yangın
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
Burhan Aytekin
Mitolojide Türkler
Teoman ÖZÇUHACI
Bayramdaki Avrupa gezisinden notlar
Tülay Çağlarer
Ramazan ayının geleneği: Mahya
Numan Özgür METİN
Edirne Lavanta Tarla Günleri
CELİL ÖZCAN
“Yeni askerlik yasa tasarısı” derhal geri çekilmelidir…
Ahmet Acaroğlu
Haziranda gülmek
M. ENİS ŞENSEVER
Resim Sanatında Cloisonnisme
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK