ERCAN KERMAN
Hızır Aleyhisselâm
Yayın Tarihi: 03 Aralık 2018, Pazartesi
Diğer Yazıları

Edirne’mizdeki Polis Parkı şehir göbeğinde, ulu ağaçlarının serinliğinde hâlâ halkımıza hizmet sunmaya devam ediyor.

Çocukluğumuzda havuzundaki kırmızı süs balıklarını seyretmeye giderdik. Sahi ne oldu o kırmızı süs balıklarına?..

Bir gün polis parkında otururken yan masada yüksek sesle konuşan iki üç kişiye kulak verdim. İçlerinden biri Selimiye Camii’nde yaşlı, nurani yüzlü bir kadın olarak Hızır Aleyhisselâmı gördüğünü iddia ediyordu. Şivesinden Karadenizli olduğu anlaşılan diğeri  “Haçan elini sıkacaktın, kemikliyse insan, değilse Hızır’dır da.” diyordu.

İlk bakışta ne dediğini anlamakta zorlansam da mantıken doğru söylüyordu. Eğer rivayetlerdeki gibi suptil maddeden yapılma, görüntü olarak var olan bir şeyse omurgalı, yani kemikli bir yapısı olmaması gerekir.

Bu gün Hızır Aleyhisselâm konusunu ele alalım.

İnsanlar çaresiz kaldıklarında, problemlerini kendileri çözemediklerinde dışarıdan yardım beklerler. Aslında o yardım da pek gelmez ama yine de ümit ederler. Zor durumlardan güçlü insanlar kendi çabalarıyla çıkarlar.

Halk arasında Hızır’la ilgili pek çok hikâye vardır. En bilinenlerden biri; yaşlı kadın kocasına “Bu gece Ramazanın 27’si, ben Yeni Cami’ye gidiyorum. Kadir Gecesi Hızır oraya geliyormuş, onu göreceğim.” der.

Camide epey bekler, kalabalık vardır ama Hızır yoktur. Evine gitmek için cami avlusuna çıktığında yaşlı bir adamla karşılaşır. “Hızır Aleyhisselâmı göremedim ama görünce nasıl ltanıyacağımı da bilmiyorum.” der.

Yaşlı adam da “Hızır camiye arkası dönükken bile caminin ışıklarını söndürüp yakabilir, oradan tanıyabilirsin.” der.

Kadın camiye doğru bakar, ışıklar yanıp sönmektedir.

Kadın evine döndüğünde kocası alaycı bir şekilde “Hızır’ı görebildin mi?” diye sorar.

Kadın, “Hayır ama görürsem nasıl tanıyabileceğimi öğrendim.” der.

Yaşadığım bir Hızır hikâyesini de ben anlatayım. Çorap satan bir arkadaşım İstanbul’da bir handan mal alıyormuş. Hanın ikinci katında bir dükkâna gittik. Güler yüzlü bir bulgaristan göçmeni idi. İlk geldiklerinde Edirne’de misafirhanede kalmışlar. Sonra Zeytinburnu’nda ev tutmuş ve bu günlere gelmiş. Yaşam dolu, sevecen bir görünüşü vardı. Hayatta çok başarılı olduğunu düşünen insanların özgüvenini taşıyordu. Nasıl açıldı hatırlamıyorum ama Hızır konusu açıldığında “Ben canlı şahidiyim.” dedi. Başladı anlatmaya:

“İlk geldiğimiz zamanlar ne iş tutayım diye düşünürken insanlar devamlı çorap giyiyorlar, devamlı da eskitiyorlar diye düşündüm. Bulgaristan’dan getirdiğim eski valizi alıp elimdeki para kadar çorap alıp valize doldurdum. Yürüyerek Fatih, Malta’da kurulan Çarşamba Pazarı’na gittim. İyi yerler tutuluydu. Pazarın kenar kısmında bir taşın üzerine valizi açıp çorapları, valizin kapağı da dahil yaydım. Beklemeye başladım. Biz de biraz çekingenlik de var. Buyurun diye bağırmayı filan beceremiyorum. Valizin başında öyle sus pus saatlerce oturdum. Ne gelen var, ne giden. Bir Allahın kulu sen burda ne yapıyorsun demedi.

Pazar yavaş yavaş seyrekleşmeye başladı. Ben de ‘Biz burada tutunamayacağız, çoluk çocuğu alıp Bulgara döneyim. Orada iyi kötü karnımız doyuyordu.’ diye düşünmeye başlamıştım.

Tam valizi toplamaya başlıyordum ki yaşlı bir teyze ‘Bu çoraplar kaç para evladım.’ dedi.

Teyzemin verdiği para moral verdi. Çorap, morap diyerek beş on çift daha sattım. Eve ekmek götürebilecektim. O teyze kesinlikle Hızır’dı. Benim bütün hayat çizgimi değiştirdi.”

Sizin yaşamınızda da böyle anlarınız oldu mu?

Tesadüfler yolumuzu değiştirmemize sebep olabilir mi?

Yorumu sizlere bırakarak sağlıklı, mutlu günler geçirmenizi dileyerek yazıma son veriyorum.

Kalın Sağlıcakla…

DİĞER YAZARLAR
Numan Özgür METİN
Edirne Lavanta Tarla Günleri
ERTAN ÇEKİÇ
Proaktif ol
ERCAN KERMAN
Ne olacak bu memleketin hali?
Recep Çınar
Türkiye’ ye işgale mi hazırlanıyorlar?
Psikolog. Buse Başköylü
Sınav Anında Öğrencilerin Yapabilecekleri
Teoman Özçuhacı
Bayramdaki Avrupa gezisinden notlar
NURAN İKİZ
Unutamadıklarımız…
Tülay Çağlarer
Ramazan ayının geleneği: Mahya
Zafer Dereli
Tüm teşkilat ve üyelerimize teşekkür ederiz
CELİL ÖZCAN
“Yeni askerlik yasa tasarısı” derhal geri çekilmelidir…
Ahmet Acaroğlu
Sayın valim çare sizsiniz
EKREM KANTUR
Devlet ihtiyaç sahiplerine destek oluyor!
M. ENİS ŞENSEVER
SINIR–LI/ SIZ–BİRLİKTE-LİK GRUP SERGİSİ
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
Burhan Aytekin
Nevruz
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)