Şükrü Akıllı /
YA ATATÜRK OLMASAYDI
10 Kasım 2018 Cumartesi, 07:00

Bugün 10 Kasım, Türk milletinin 80 yıl önce ATA’sını kaybetmesiyle mateme büründüğü gün. Milletine az zamanda büyük hizmetler eden, Ülkesini Ordusu  ve halkı ile birlikte işgalden kurtaran, minarelerden yeniden ezan sesinin duyulmasını sağlayan, bir ulus yaratarak modern Türkiye Cumhuriyetini kuran, Büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aramızdan ayrılışının 80’nci yıl dönümünde; Onun ve Silah arkadaşlarının aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

Bugüne kadar Atatürk'ü anlatmaya ne kürsülerdeki konuşmalar,ne kitaplardaki sayfalar,ne gazetelerdeki köşeler yeterli olamamıştır.

Yalnız Türk milletinin değil Özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin saygı duyduğu, önderi olduğu bir insandı O.

Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan Özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye’nin Özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri korunması

Atatürk'ün ve Türk halkının işidir. Gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmasaydı, Dünya

Haritasında, memleketine yepyeni bir sınır çizmeseydi, İleri görüşlülüğü ile Radikal inkılapları yapmasaydı, Bir milleti uçurumun kenarından sarsılmaz azmi ile kurtarmasaydı kısacasıAtatürk olmasaydı bugünkü Türkiye de olmazdı. Yurdumuzu, Özgürlüğümüzü, her şeyimizi Ona borçluyuz.

Atatürk, Türkiye’nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları ülkemizin Avrupa devleti olmasını sağladı. Çünkü yönünü Batıya çevirdi. Eskimiş bilimlerle kafasını yormadı, Geriye değil ileriye baktı,

Asker olarak Büyük fakat devlet adamı olarak daha büyük olan Ata'mız Ortadoğu bataklığının bugünkü durumunu yıllar önce görebilen bir siyasi dahiydi.

Dünya Devletlerinin Osmanlı'yı hasta adam ilan etmesiyle başlayan İşgal, ayaklanmalar, toprak kayıpları ile mülk elden gitti ve çöktük. Çöküş süreci sonunda bize kala kala Anadolu kalmıştı. Çanakkale hariç Kurtuluş savaşına kadar hemen hemen her savaştan yenilgi ile çıktık. Atatürk gibi bir mucizenin ortaya çıkmasıyla Padişahlık, Saltanat yok edilmiş, Askeri zaferlerle verilen büyük mücadele sonunda, Lozan antlaşmasıyla ülke tapusu alınmış ve yeni bir sürece girilmişti. Ancak ülke bitap düşmüştü.

Bakınız, 29 Ekim 1923 günü cumhuriyetin ilan edilmesinin ertesi günü Atatürk, Başbakan İsmet İnönü'ye "Sevgili Paşam" diye hitap ettiği mektubunda ülkenin acıklı genel durumunu şöyle anlatıyor." Bize geri, Borçlu ve hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul bir köylü devletiyiz, Dört mevsim  kullanılabilir kara yollarımız yok denecek kadar az.4000 km. kadar demir yolu var, Bir metresi bile bizim değil üstelik yetersiz. Denizciliğimiz acınacak durumda. Köylümüzü topraklandırmalı,Bir çift öküz ile saban vererek çiftçi yapmalıyız. Doğudaki aşiret, bey, ağa düzeninden halkı kurtarmalıyız. Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor. Salgın hastalıklardan insanlarımız ölüyor.Doktor sayımız 337,Sağlık memuru 434,Ebe sayısı 136,Pek az şehirde eczane var.Bit ciddi sorun.Bebek ölüm oranı %60, Telefon, motor, Makine yok. Sanayi ürünlerini, buğdayı dışarıdan alıyoruz. Kiremidi bile ithal ediyoruz. Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir’in bazı semtlerinde var. Düşmanın yaktığı köy sayısı 830,Yanan bina sayısı 114.408 Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor. İktisadi hayatımız da, Eğitim durumumuz da içler acısı. Zorunlu okuma yaşındaki çocuklarımızın ancak dörtte birini okutabiliyoruz. Halkın eğitim sorunu hiç çözülmemiş. Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor.Bütçe ve gelirimiz yetersiz.Bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı.

Cumhuriyete uygun bir anayasaya gerek var. Yılmamak ucuz ve geçici çarelerle yetinmemek.

Halkı kurtarmak için sorunları çözmek, Kalkınmak, İlerlemek, Milli egemenliğe dayalı uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, Yüzyılın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak ve bu büyük  ideali tam olarak başarmak zorundayız.Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim Kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu. Allah yardımcımız olsun”. Diyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

İşte Osmanlı'dan böyle bir vatan alınmıştı. Bağımsızlığın ilan edilmesiyle birlikte 1923-1938 arasında 15 yıl kalkınma oranı bir daha tekrar edilemeyecek kadar büyük olmuştur.

Atatürk'ün eşsiz liderliği, ileri görüşlülüğü, askeri ve siyasi dehasıyla başlatılan devrimler, Ekonomik ve Sanayileşmenin yanı sıra kamu iktisadi teşebbüslerinin kurulmasıyla ve çağdaşlaşma konusunda akla gelebilecek her alandaki başarılar bu günlere taşınmıştır.

Bitik bir ülkeyi yeniden inşa eden,Kalkındıran ve dünyanın saygıyla önünde eğildiği bir büyük önder için karalama gayretine giren, Onun başarılarından rahatsız olan, Adını silmeye unutturmaya çalışan,Atatürk sevgisini söküp atmak isteyen, Gaflet ve delalet içinde olanlar tarihin karanlık sayfalarında kaybolup gidecekler ama ATATÜRK'ün ölümsüzlüğü nesiller boyu devam edecektir.Türk Ulusu var olduğu sürece Ata’sını Şükranla anacak, Sevgisini sel gibi çoğaltacak,Unutmayacak ve unutturmayacaktır.

Nurlar içinde yatsın.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55