Tülay Çağlarer /
İnsan vücudunda plastik bulundu
07 Kasım 2018 Çarşamba, 06:00

Günlük hayatımızda medyadan, basından uzak kalmamız mümkün değil. Dünyada ve yurdumuzda olan haberleri bu kanaldan alıyoruz. Özellikle akşam haberleri bizi televizyonun başına çekiyor veya akşam yemeğinden sonra günün gazetelerini okuyoruz.

Geçen günlerde ilgimi çeken haberlerden biri “İnsan vücudunda plastik bulundu” başlıklı haberi oldu. Haberi can kulağı ile dinledim ve bu konuda araştırma yaptım. Ulaşabildiğim bilgilere siz okurlarımla paylaşıyorum.

Avusturya Viyana Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada, seçilen deneklerin tamamının barsaklarında 5 mm.’den küçük mikroplastik parçaları bulundu. Bu araştırmada Avrupa, Rusya, Japonya’dan katılımcılar da yer aldı.

Uzmanlara göre tehlikenin asıl kaynağı pet şişeler ve plastik yiyecek ambalajları…

Dünyadaki musluk sularının yüzde 80’inde ve sofra tuzlarında plastik bulunuyor.

Hal böyle olunca Türkiye’deki ve dünyadaki tuzlar üzerinde çalışmalar yapıldı. Türkiye’de satılan 16 farklı markanın sofra tuzları incelendi. Bu ürünleri Çukurova Üniversitesi inceledi.

Çukurova Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Sedat Gündoğdu, “Denizlerde plastik kirliliğini uzun zamandır çalışıyoruz. Akdeniz’de çok ciddi bir kirlilik var. Bu kirliliğin denizden elde edilen ürünlere de yansıyacağını düşündük. Piyasadaki deniz tuzlarını ve kaya tuzlarını toplayıp bir araştırma yaptık. Bu durum büyük bir risk barındırıyor. Sadece deniz tuzunda da değil göl tuzunda da ciddi bir risk var. İlginçtir ki kaya tuzunda(Himalaya tuzu) da var.

Doktor Gündoğdu tarafından Mart 2018’de Food Additives and Contaminants’da yayımlanan araştırma raporuna göre Türkiye’nin başlıca tuz üretim merkezlerinde üretilen ve Şubat-Mart 2017 tarihleri arasında piyasadan satın alınıp incelenen 16 sofra tuzunun marka bilgisine yer verilmese de, örneklerin çeşitleri ve üretim yerleri hakkındaki bilgiler şöyle: 5 deniz tuzu, 6 göl tuzu, 5 kaya tuzu olmak üzere toplam 16 sofra tuzu örnekleri Çamaltı, Tuz Gölü, Palas Gölü, Seyfe Gölü, Acıgöl, Çankırı, Cihanbeyli ve Aksaray’da üretilmiş. İncelemeler sonucunda en yüksek mikroplastik partikül sayısına deniz tuzunda rastlandı.

Örneklerde polietilen(PE), polietilen tereftalat(PET) poliüretan(PU), polipropilen(PP), polimetil-metakrilat(PMMA), poliamid-6(PA-6) ve polivinilklorit(PVC) olmak üzere birçok plastik türüne rastlandı.

Deniz tuzunda yüzde 25 oranında poliüretana rastlanırken göl tuzunda yüzde 35.35 oranında polietilene rastlanmış. Tüm tuz gruplarında en çok polietilene rastlanmış. Polietilen genelde alışveriş torbaları, şampuan şişeleri ve çocuk oyuncaklarında bulunuyor. Poliüretan ise lastiklerde, elektrik tesisatında kullanılan malzemeler gibi sert plastiklerin bulunduğu ürünlerde görülüyor.

Mikroplastik kirlilik sadece Türkiye’de satılan tuzlarda bulunmuyor. Güney Kore Incheon Üniversitesi ve Greenpeace Doğu Asya Ofisi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre ABD, Almanya, Avusturalya, Belarus, Birleşik Krallık, Brezilya, Bulgaristan, Çin, Endenozya, Filipinler, Fransa, Hırvatistan, Hindistan, İtalya, Kore, Macaristan, Pakistan, Senegal, Tayland, Tayvan ve Vietnam’dan sofra tuzu örnekleri alındı. Sadece Tayvan(Rafine deniz tuzu), Çin(Rafine kaya tuzu) ve Fransa(Güneş buharlaşmasıyla elde edilen rafine edilmemiş deniz tuzu) örneklerinde mikroplastiğe rastlanmadı.

Yine ABD’de yapılan bir araştırmada bilim insanları 159 musluk suyu örneği, 12 bira türü ve 12 farklı sofra tuzunun inceleme sonuçları ve tüketim alışkanlıklarına dair bilgilere dayanarak, ortalama bir yetişkinin bedenine sadece bu üç kaynaktan yılda 5 bin 800 sentetik partikül girdiği sonucuna vardı.

Mikroplastiklerin içme sularına nasıl karıştığı bilinmese de havaya karışan plastiklerin bunda etkisi olduğu düşünülüyor. Bu parçacıklar paketleme sırasında kullanılan aletler, kıyafetler ve halıların yanısıra, kurutma makinelerinden de havaya karışıyor. Güncel bir araştırmaya göre çamaşırmakineleri her çalışmalarında havaya 700 bin parçacık salabiliyor. Bu parçacıklar yağmur ve rüzgârlarla uzak noktalara taşınabiliyor. Su arıtma tesisleri de bu parçacıkları arıtmada yetersiz kalıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı(WWP)’nın Akdenizi Plastik Kirliliğinden Kurtarmak raporuna da bir gözatalım.

-Akdenizdeki plastik kirliliği, Büyük Okyanustaki kirliliğin 4 katından fazla.

-Akdenizde biriken atığın yüzde 95’i plastik.

-Balıkların ¼’ünün sindirim sisteminde plastik bulunuyor.

-Bugün deniz kuşlarının yüzde 90’ının midesinde plastik var.

-Her iki deniz kaplumbağasından biri plastik yutuyor.

-Denizlerde 150 milyon tondan fazla plastik var.

-Türkiye’de günde 144 ton plastik atık denize karışıyor.

-Bir plastik poşet doğadan 20 yıl, bir plastik şişe doğada 450 yıl yok olmuyor.

Öyleyse plastik ürünlerle sağlığımız tehlikede…

Plastikler vücudumuza girdiği zaman fiziksel bir etki de yaratıyor. Plastik içindeki katkı maddeleri de hormon bozucu. Sıkça kullanıldığında, kadınlarda ve erkeklerde kısırlığa yol açtığı gibi karaciğer enzimlerini yükseltiyor, kalp hastalıklarına yol açıyor ve karın bölgesinde yağlanmaya neden oluyor.

Tek kullanımlık plastik bardaklar ve pipetler içlerinde benzen maddesi barındırdığı için kanserojendir. Plastik bardak ve pipetlerle içecekleri, plastik tabak, kaşık, çatal, bıçak ile yiyecekleri ağız yoluyla aldığımız için kanserojen madde iç organlarımıza ulaşarak kanser hastalığına sebep olur.

Bizim kullandığımız her plastik bir şekilde balık midesinde, balık kasında, içtiğimiz suda, ya da sofrada kullandığımız suyun içinde bize geri dönüyor.

O halde plastik kullanımını nasıl azaltabiliriz?

Özellikle plastik poşet kullanmamak için yanımızda bez çanta ve file bulundurabiliriz.

Suyumuzu pet şişeleri yerine cam şişeden içebiliriz.

Plastik tabak, çatal, kaşık, bıçak kullanmayabiliriz.

Dışarıda, kafe, park, bahçe ve işyerlerimizde çay ve kahvemizi plastik bardak yerine cam ve porselen fincanlarda içebiliriz.

Plastik pipetlere hayır diyebiliriz.

Plastik pipet dedim ya hatırıma geldi. Buna bir örnek vermek istiyorum.

İngiltere’de bir restoran sahibi, plastik kirliliği azaltmak için metal ve kâğıt gibi maddelerden üretilmiş pipetler kullandı. Fakat metal pipetlerin maliyeti yüksek, kâğıt pipetler de kullanışsız olduğundan bunlardan vazgeçip içecekleri pipet şeklindeki makarnayla kullanmaya başladı. Müşteriler bu orijenal sunumu beğendiler. Keyifle kullandıklarını ve içeceklerde herhangi bir tat değişiminin olmadığını belirttiler.

Bizler de evlerimizde çocuklarımızın içeceklerini makarna pipetler kullanarak içmelerini sağlayabiliriz.

Dünyada plastik kirliliğine dikkat çekmek için, plastik atıkların değerlendirilmesi çalışmaları yapılmaktadır. Bu çalışmalardan iki örnek vermek istiyorum.

Amsterdam’da plastiklerin değerlendirilmesi amacıyla 218 bin plastik bardak ve 500 bin plastik şişe kapaklarında geri dönüşüm gerçekleştirilerek bu atıkların kullanılmasında 30 metrelik plastik parkuru yapılmıştır. Bu bisiklet parkuruna üzerinden geçen bisiklet sayısı ve günün sıcaklığını algılayan sensörler de eklenmiştir. Bu sebeple bu plastik yolu dünyanın ilk akıllı bisiklet yolu olarak tarihe geçmiştir. Bu yolun yapımı, asfalt yollara kıyasla üç kat daha uzun ömürlü ve yüzde 70 oranında daha hızlı üretimi yapılmaktadır.

Endonezya’nın Suraboya kentinde başlatılan bir kampanya ile halk, plastik şişeleri, terminallere götürerek veya doğrudan şişelerle, şehir otobüslerine binebiliyor.

2015 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre, binlerce adadan oluşan Endonezya’nın Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci plastik üreticisi olduğu tahmin ediliyor.

Verilere göre Suraboya’daki günlük atıkların yüzde 15’i plastiklerden oluşuyor. Bu kampanya ile bir otobüs günde 250 kilogram plastik şişe veya ayda 7.5 tonluk atık malzeme toplayabiliyor. Bu toplanan plastik atıklardan etiketler ve şişe kapakları ayrılıyor. Ve geri dönüşüm firmalarına açık artırmayla satılıyor.

Elde edilen gelir şehirdeki otobüs seferlerini yürütmek ve Java Adası’nın doğusunda bulunan şehirdeki yeşil alanları finanse etmek için kullanılıyor.

Yetkililer 2020 yılına kadar kentin plastik atıklardan temizlenmesini hedefliyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı(WWP) Türkiye ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sıfır Atık Dairesi, Dünya Çevre Günü’nde “Bir Güzel Hareket” kampanyası kapsamında plastik kullanımının azaltılması çağrısında bulundu.

“Bir Güzel Hareket Seç. Plastikten Vazgeç.”

Sevgili okurlar, doğaseverler, anneler, babalar, çocuklar, eğitimciler, yöneticiler bu dünyada yaşayan her birey!

Dünyayı Tek Kullanımlık Plastikten Kurtarmak İçin Şimdi Sıra Sende! Bir Güzel Hareketini Seç Tek Kullanımlık Plastikten Vazgeç.

Ve de unutma!

Plastik sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda bir gıda güvenliği sorunudur.

Not: Dünya Doğayı Koruma Vakfı bir güzel hareket kampanyasının sözleri

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55