Recep Çınar /
“Gümrük” kapıları “Zulüm” kapılarına dönüşmemeli!
19 Ekim 2018 Cuma, 07:00

Gümrük Kapıları bakımından Edirne oldukça zengin bil ilimiz. Bu, ilimiz için bir şanstır.                                  

Zira 2 Bulgaristan’a,  2 de Yunanistan’a açılan 4 Gümrük Kapımız bulunuyor.

Bilhassa Bulgaristan’a açılan kapılardan Kapıkule ile Yunanistan’a açılan Pazarkule Gümrük Kapıları şehir merkezimizle adeta iç içe.

Her yıl milyonlarca insanın girip çıktığı bu kapıların Edirne’nin ekonomisine de büyük katkıları var.

Geçtiğimiz hafta Cumartesi günü Bulgaristan’ın Hasköy şehrinde bir dostumuzun oğlunun düğününe katılmak için sabah 09.00 sularında 4 arkadaş Edirne’den yola çıktık. Yunanistan’a da uğramamız gerektiğinden Pazarkule Gümrük Kapısına gittik. Önümüzde sadece birkaç araç vardı ve geçişimiz çabuk oldu. Ancak Yunanistan’dan Edirne’ye gelmek için yola çıkmış o kadar çok araç vardı ki, iki ülke gümrük kapıları arası araçla dolu olduğu gibi bir o kadar da Yunanistan tarafında sırada bekleyenler vardı. Hatta bazıları gümrükte fazla beklememek için araçlarını Yunanistan tarafında bırakarak Türkiye’ye geçiyor.

Bilhassa Yaz tatilleri dışında gümrük kapılarında bu tür görüntülere pek alışık olmadığımızdan bir an şaşırdık.

Malum, son zamanlarda TL’nin büyük ölçüde değer kaybetmesi ile Türkiye’de alış – veriş komşu ülke insanları için adeta bir fırsat oluşturdu. Bunun neticesi olarak ekonomimizdeki kötü gidişata rağmen Edirne olarak  çarşı ve pazarlarımız da büyük canlılık meydana geldi.

Ancak, gümrüklerdeki beklemelere ne kadar tahammül edilir bilinmez! Bu durum ülkemize turist gelişlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Bunun için yetkililerin bu konuda bir takım yeni tedbirler alması, giriş çıkışları hızlandırmaları gerekir. Böyle durumlarda bilhassa Pazarkule gümrüğü, ihtiyacı karşılamakta oldukça yetersiz kalıyor.

Akşam dönüşümüzde ise 19.00 sularında Kapıkule’den giriş yaptık. Tabii gidişimizde (sabahları) Edirne’ye gelişler yoğun olduğu gibi, gelişimizde de (akşamları) Edirne’den çıkışlar yoğundu. Dolayısıyla biz Türkiye’ye girişte de herhangi bir zorluk yaşamadık. Ancak Kapıkulenin imkânları çok geniş olmasına rağmen açık peron sayısının bazen ‘tek’e kadar düşürülmesi uzun kuyrukların oluşmasına sebep oluyor.

Böyle olumsuz bir ekonomik durum yaşarken Edirne için adeta bir ‘Nimet’ olan komşu ülke müşterilerimizin kıymetini daha iyi bilmemiz gerekir. Bunun için de Gümrük kapılarında giriş çıkışların en hızlı bir şekilde gerçekleşmesi için gerekli tedbirlerin alınmalı. Zira siftah yapmadan dükkân kapayan birçok esnafımız bu vesile ile ayakta kalmaya çalışıyor.

Diğer taraftan TIR geçişlerinde kuyruk çilesi bitmek bilmiyor. Bunun Bulgaristan tarafından kaynaklandığı söyleniyor.  İyi de başka AB ülkeleri sınır kapılarında aynı durum yaşanıyor mu? Yoksa bizde niye oluyor? Bunun üzerine daha ciddi bir şekilde gidilmeli. Çünkü yaşanlar bir zulümdür.                           

Özetle;  ‘Nimet’in kıymetini iyi bilelim ve Gümrük Kapılarının zulüm kapılarına dönüşmesine fırsat vermeyelim.      Hz. Ömer; “Nimet, şükrettiğin zaman baki kalır” der. 

Unutmayalım ki; Şükür sadece söylem değil,  “eylem” de gerektirir!

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55