Tülay Çağlarer /
Edirne 6. Kitap Fuarı’nın ardından
17 Ekim 2018 Çarşamba, 07:00

Edirne Belediye Başkanlığınca, eğitim öğretim faaliyetlerinde bulunan öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırmak, okuyucuyu yazarlarla bir araya getirmek amacıyla 5-14 Ekim tarihleri arası Edirne Kipa Alışveriş Merkezi’nde 6. Kitap Fuarı düzenlendi.

Edirne Kitap Fuarı, daha önceki yıllarda Ekmekçizade Kervansarayı’nda yapılmaktaydı. Bu yıl burada restorasyon çalışmaları yapıldığı gerekçesiyle, bu faaliyetin bu binada yapılmasına izin verilmedi. Bunun üzerine aldığım duyumlara göre Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, fuara yer bulmak için epey çaba harcadı, hatta fuarın çadırda yapılmasının kararı bile alındı. Fakat çadırın, özellikle doğa olayları karşısındaki olumsuz etkileri düşünülünce fuarda yer alacak kitapların milyarlarca lira zarara uğrayabileceği hesaplanınca bu karardan vazgeçildi.

Yapılan çalışmalar ve çabalar sonunda 2018 Kitap Fuarı KİPA AVM’de gerçekleştirildi. Gerçekleşmesine gerçekleşti de bu alan fuar için küçük geldi. Malum her yıl fuara katılan yayınevi, yazar ve ziyaretçi sayısında bir artış oluyor. Bu yıl da böyle oldu. Fuara 62 seçkin yayınevi ile 110 yazar katıldı. Kitaplar imzalandı… Söyleşiler yapıldı…

Bir Çin atasözü “Kitaplar insanların yolunu aydınlatır” der. Gerçekten aydınlık yarınlara ulaşılmasında kitapların yolu büyüktür. Bu alışkanlığı kazandırmak amacıyla fuarlara ihtiyaç duyuluyor. İnsanlara, gençlere, çocuklara böyle aktiviteler faydalar sağlıyor.

Özellikle Türkiye’nin böyle faaliyetlere çok ihtiyacı var.

Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü(UNESCO)’nün verilerine göre, Türkiye kitap okuma oranında Dünya’da 86’ıncı sırada olup yoksul Avrupa ülkeleriyle aynı sırada bulunmakta.

TÜİK’e göre ise Türkiye’de kitap, ihtiyaç listesinin 235’inci sırasında yer alıyor.

Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1.3 dolayında iken Türkiye’de çeyrek dolar.

Türkiye’de insanlar günlük televizyon izlemeye 6 saat, internete 3 saat, kitap okumaya ise 1 dakika ayırıyor.

Bu istatistik sonuçlarını öğrenince fuar yerinin olumsuzluğu konusunda söz söylememeye karar verdim. Ama Edirne’nin bir fuar alanına ihtiyacı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Fuar, usta siyasetçi Ali Topuz’la kapılarını açtı, gazeteci yazar Yılmaz Özdil ile kapanışı yaptı.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, kitap fuarının Edirne için gurur verici olduğunu belirtip “Yerel yönetimlerin en büyük ve bana göre en önemli görevlerinden biri kentin kültür ve sanat yaşamına yaptığı katkıdır.” dedi. Bu söze ben de katılıyorum.

On gün süren fuar Edirne’nin yaşamına renk kattı. İnsanlarımız kitaplarla buluştu, yazarları tanıdı, söyleşiler yapıldı, fotoğraflar çekildi, okurlar indirimli kitaplara ulaştılar, daha da önemlisi biraz kitap kokladılar.

Ben de kitap şenliğinin ardından bu haftaki yazımı bu konuya ayırdım. Elbette 110 yazarı tek tek burada yazamazdım. Her yazar değerlidir, kitap yazmak da kolay bir iş değildir. O nedenle sadece Edirneli yazarlarımızdan üçünü seçtim. Onların eserleri hakkında bilgi vereceğim.

Önce Edirne’ye önem veren ve kitaplarının konusu hep Edirne olan yazarımız Ayhan Tunca’yı tanıtayım.

Edirneli yazarlarımızdan Ayhan Tunca’nı standındayım. Masası diğer Edirneli yazarların masasından biraz daha büyük ve kalabalık. Eserlerine masa bile dar gelmiş. Yöre dergileri hemen göze çarpıyor. Fasikül olarak da satışa sunulmuş. Böylece okura, hangi konuya ilgi duyuyorsa onu anlatan sayıyı alma olanağı sağlanmış. Örneğin; Edirne’nin Çeşmeleri’ni merak eden Yöre’nin 162. sayısını, Kırklareli’ni tanımak isteyen 11. sayısını alarak merakını  giderir.

2000 yılından bu yana yayımlanan Yöre dergileri ciltler halinde de satışa sunulmuştur. Edirneseverler Yöre dergilerini bu şekliyle de satın alıp kütüphanelerinde bulundurabilirler.

Edirne’yi konu alan 15 kitabı var Tunca’nın. Merak edenleri düşünerek isimlerini satırlarıma alıyorum.

-Edirne Sultan II. Beyazıt Külliyesi ve Sağlık Müzesi.

-Traşsız Heykeltraş Edirneli İlhan Koman.

-Edirneli Bir Bilge Bedreddin ve Soylu Yaşam Öyküsü.

-Edirne’de Tarih Kültür İnanç Turu.

-Edirne’den Gazi Mustafa Kemal Atatürk Geçti.

-Osman Nuri Peremeci ve Tuna Boyu Tarihi.

-Mimar Sinan Edirne ve Selimiye.

-Kanuni Sultan Süleyman Yılları ve Edirne.

-Gazi Mustafa Kemal Edirne’de.

-Bir Edirne Seyahatnamesi’ne Güncelleme.

-Edirne Milletvekili Mehmet Şeref Aykut.

-Edirneli Adalı Halil Pehlivan’ın Güreşleri ve Güreş-Yağlı Güreş-Kırkpınar.

-Türkiye Avrupası’ndan Edirne’ye.

-Evliya Çelebi ve Edirne’ye Güncelleme.

Bu saydığım kitaplar stantta kendilerini gösterirken “Köy Enstitüleri ve Kepirtepe” adlı kitabı da dağıtıma ve fuarda okuyuculara sunuldu.

15 yıldır gazete yazılarıyla tanınan Salih Senih Yurdatapan, ilk kitabı Yasaklı Kent Enez ile fuarda yerini aldı. Kitabını tanıtıp imzalıyor. Bana da bu kitabını imzalayıp hediye etti. Ben de eseri hakkında sizlere bilgi vereyim.

Eserinde Enez’de yaşadığı günlerden Enez dışındaki yaşam öyküsüne, kısa hayat hikâyesine tanıklık ediyoruz. Özellikle evlilik hikâyesi… Yokluk günlerinden, varlıklı bir yaşama geçişte sevginin ve sabırın rolünü bize gösteriyor. Sağlığın herşeyin başı olduğuna vurgu yapıyor ve bu hikâyeyi de günümüzde hiçbir şeyle yetinmeyen, doyumsuz bazı gençlerimize bir nebze ders olsun diye anlattığını ifade ediyor.

Yazarın Enez’in, dolaysıyla Saros’un 1980’li yıllardaki durumunu anlatan satırlarını aynen yazıyorum.

“Dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz pırıl pırıl bir deniz ve altın gibi incecik kum cezbediyordu buraya gelenleri. (Yıllar sonra burası Altınkum diye anılacaktı zaten)

Dünyada kendi kendini temizleyen 3 denizden biri Saros Körfezi ve Enez’di. Ve üstelik bir o kadar da bakir bir yerdi Enez. Fakat yıllar sonra bu bakirliği arayacağımız kimin aklına gelebilirdi ki!

Zira Belediye Başkanlığı da bu sahanın biraz güneyinde, bataklık ve tarım arazisi karışımı bir alanda imar çalışmalarını başlatmıştı. Bu da bakirliğin çok uzun sürmeyeceğinin işaretiydi bir anlamda.”

Bu satırlar Saros’un geçmişinden günümüze gelen süredeki tahribatını ve buranın daha da kötü günler yaşayacağını bana tekrar düşündürdü.

Yurdatapan 1984 yılından bu yana Enez’in siyasi ve sosyal yaşamı hakkında bilgi verirken Enez’de yaşayanlara da dün ve bugün konusunda kısa bir mesaj veriyor.

Kitaptan Enez’in tarihi hakkında da bilgiler var. Enez adını Yunan Prensi Eneyaz’dan almış. Ortaçağ’da Bizans İmparatorluğuna bağlı iken, Bizans Prensinin çeizi olarak Cenevizlire verilmiş. Osmanlılar zamanında topraklarımıza katılmış ise de 1922 yılına kadar uzun bir süre Ruslar’ın, Bulgarlar’ın, Yunanlar’ın elinde kalmış.

19. yüzyılın başında küçük çaplı gemiler ticaret için Meriç Nehri yoluyla Edirne’ye gidip geliyorlarmış.

Ancak, İpsala’dan Enez’e uzanan sedde ve bitişiği bölgenin 1927-2004 yılları arasında Askeri Yasak Bölge olarak kabul edilmesi gelişimine engel olmuş. 2004 yılına kadar yabancı turistlerin şehre girişleri de yasaklanmış. Yazar kitabın adını bu yüzden ‘Yasaklı Kent ENEZ’ koymuş

Kitapta, siyasilerin Enez’deki çalışmaları, yaptıkları ve yapamadıkları projeler de yer alıyor.

Benim ilgimi çeken bir konu da yılan balıklarının mucize yaşam öyküsü. Öyküyü kitaptan aynen yazıma alıyorum.

“Rivayet odur ki:Türkiye’de iç sularda yaşamını sürdüren yılan balıkları metamorfoz geçirerek yaklaşık 6 bin kilometrelik bir yolculukla Meksika kıyılarına kadar giderek burada çiftleşirler, çıkan yavruları da lavra olarak 3 yıl boyunca yolculuk yapıp ebeveynlerinin çıktıkları nehir ve göllere geri dönerlermiş. İşte bu yerlerden birisi de Enez’dir.”

Enez’i tanımak isteyenlere, kitapseverlere Yasaklı Kent ENEZ’i tavsiye ederim.

Edirneliler’in yakından tanıdığı, İstanbul Arel Üniversitesi Kütüphane ve Dökümantasyon Daire Başkanı yazar Ender Bilar da “Dr. Ratip Kazancıgil ve Edirnesi” kitabını tanıtarak kitapseverlere imzaladı. Bilar, eseri hakkında bize şu bilgileri verdi:

"Kazancıgil'i vefatının birinci yıl dönümünde geçen günlerde andık. Onun anısına bu kitabı yayınladık. Dr. Kazancıgil'in Aydın'dan Edirne'ye geliş öyküsü ve Edirne'de geçen 1950 yılından 2017'ye kadar olan anılarından oluşuyor kitabımız. Yapmış olduğumuz çalışmayla kitabı beş bölümden oluşturduk. Birinci bölümde Dr. Ratip Kazancıgil ve Edirnesi, ikinci bölümde Edirne'nin kültür hayatına kazandırdığı ve görev aldığı sivil toplum kuruluşları, üçüncü bölümde Dr. Ratip Kazancıgil'in yönettiği akademik tezler ve yayınları, dördüncü bölümde dostlarının kaleminden Edirne ve beşinci bölümde Fotoğraflarla Edirne bölümü oluşuyor. 460 sayfadan oluşan bu eser benim için çok önemli. Bu eserin interaktif ilk online kütüphanesi de Hiper Yayınları arasında basıldı.”

Kitap Fuarında, Edirne Fotoğraf Sevdalıları Derneği(EFSED)’nin açtığı “Edirne’den Yansımalar” sergisi de yer aldı. Sergide Kemikçiler Mahallesinden Kaleiçi’ne, Karaağaç’tan Enez Limanı’na 30 fotoğraf sergilendi. Bu sergi de fuara gelenlerin beğenisini kazandı.

Fuarda çocuk kitaplarının daha çok satıldığını, ailelerinin fuara daha çok çocukları için geldiğini öğrenince çok sevindim. Bu durum bana Atatürk’ün şu sözünü hatırlattı: Atatürk derki,”Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.”

Çocuklarımıza kitap okumayı, bütçelerinde kitaba para ayırmayı öğretmeliyiz.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55