ÜLKÜ VARLIK /
2018-2019 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ULUSUMUZA HAYIRLI OLSUN
13 Eylül 2018 Perşembe, 07:00

Artık okullarda çocuklara yastığa pamuk doldurur gibi                                                                                     Bilgi tıkıştırmayın’’

Yuval Harari  ‘’21. Yüzyıl İçin 21 Ders’’kitabından

Bir toplumun aşama ve gelişiminde eğitimin önemi  birinci sırada yer alıyor. Özellikle gelişmiş toplumlara baktığımızda bu konuda geleceğin yıldızları olan çocuklara bakış açıları çok farklı. Bunları sadece okuyan araştıran biri olarak değil, yeryüzünde 50’nin üzerinde ülke gezmiş oralarda inceleme yapmış biri olarak söylüyorum.

Bu arada ülkemizde bulunan gerek kamu, gerekse özel egitim kuruluşları da, giderek kendi kabuklarını kırıp dünya ölçülerinde eğitim vermek üzere geçtiğimiz yıllara göre daha büyük çabalar harcamaktalar. Sürekli olarak eğitim dünyasının yurt içinde ve yurt dışında bulunan duayen temsilcileriyle bir araya gelerek toplantılar yapmaktalar ve daha kaliteli eğitim vermek, öğrencileri daha iyi yetiştirmek ve geleceğin dünyasına hazırlamak için adeta birbirleri ile yarış halinde bulunmakta olduğunu gözlemek insana büyük bir mutluluk veriyor.

     Gectiğimiz yıllarda dünya’nın  en zeki insanlarından biri olarak tanınan ve yazdığı kitapları satış rekorları kıran Prof. Dr. Michio Kaku’nun Türkiye’de saygın bir koleje misafir olarak geldi. Yoğun işlerim nedeniyle, kendisini dinleme fırsatı bulamadım. Ancak, Çanakkale Biga’da bulunan bir arkadaşımdan aldığım bu konuşma ile ilgili metnin, bir bölümünü, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemine başladığımız şu günlerde sütunlarımın el verdiği ölçüde paylaşmak istedim;    

     ‘’Prof. Dr. Michio Kaku dünyanın en zeki insanı olarak tanınıyor. Çocuklara teknolojiyi öğretmek gerektiğini söyleyen Kaku, çocuklarda internet yasaklarına karşı. Bir de 10 yaşa dikkat çekiyor.

Yazdığı kitapları satış rekorları kıran “dünyanın en zeki insanlarından biri” olarak tanımlanan fizikçi ve fütürist Prof. Dr. Michio Kaku Türk Eğitim Derneği’nin (TED) “Türkiye’nin Geleceğine İnanıyoruz: Geleceği Okuyoruz” başlığıyla düzenlenen IV. Uluslararası Eğitim Forumu’ndaki konuşmacılardan biriydi.

Kaku’ya göre geleceğin eğitim sistemini ve mesleklerini.

Kaku’ya göre birçok mesleği gelecekte robotlar yapacak ama öğretmenlerin elinden işini alamayacaklar. İşte Kaku’nun başta eğitim olmak üzere gelecekle ilgili anlattıkları.

 ‘’Hepimiz aslında doğuştan bilim insanıyız, “Neden” diye sorarız. Çocukların geleceği 10 yaşında başlıyor. Bu yaşta anne babanın dışında başka hayatları keşfediyor, merak başlıyor. Ama süreç 16 yaşında duruyor, bilimsel merak bitiyor. Birinci neden akran baskısı “İnek mi olacaksın? Neden futbol yıldızı ya da pop star olmuyorsun?” diyebiliyorlar. İkinci neden ezbere dayalı eğitimde bilimin sıkıcı gelmesi. 10-16 yaş arasında çocuklara ilham vermek, rol model bulmak, bilimsel merakını öldürmemek ve heyecanlandırmak gerekiyor ki bu ilgi tüm yaşamı boyunca sürsün.

Eğitim sistemi 1950’li yıllarda nasıl yaşayabileceğimizi çok iyi öğretiyor ama gelecekteki değişimlere nasıl ayak uyduracağımıza ilişkin bilgi vermiyor. Bilgiye herkes ulaşabilecek. Tabletler, ders kitapları kalmayacak. Google gözlükleri gibi kontak lensler olacak. Öğrenci ‘göz kırpma’ ile tüm bilgilere ulaşacak. Bu da eğitimi altüst edecek. Öğrenci formülleri ezberlemek zorunda kalmayacak. Tüm derslikler üç boyutlu olacak. Ezber kalkacak. bu yüzden öğretmen çok önemli olacak. Öğretmen kılavuzluk edecek, yol gösterecek, mentor olacak.

Öğrencinin ‘ders kaçırdım’ bahanesi olmayacak. Ders odasının duvarına yansıtılacak. Kaçırdığınız derste anlamadıklarınız olursa robot öğretmen anlatacak. Ama gerçek öğretmenlerin yerini öğrencileri anlayamadığı, mentorluk yapamadığı için tutamayacak. Okullar, sınıflar hep olacak. Çocuklar okullarda hem internet hem de sosyal becerileri öğreniyorlar.

İnternetten çocukları mahrum bırakırsanız sosyal olarak başarısız olurlar. Hem eski yöntemle yani diğer çocuklarla birlikte olup, kıskançlık, paylaşım, kavga gibi insani duyguları sosyalleşerek yaşamalı. Hem de sosyal medyayı öğrenmeli.

Gelecekte üniversite diploması daha önemli olacak. Diploması olmayanların maaşı için tavan olacak ve bunu aşamayacaklar. Varlık ve refah teknolojiden ve bilimden gelecek.
Geleceğin en büyük üniversitesi Cloud (bulut) olacak. Günümüzde bile MIT ya da Stanford’daki derslere internetle erişiliyor. Ama e-eğitimi bırakanların oranı yüzde 90. Çünkü burada ev ödevi, değerlendirme, yönlendirme, hatta akran baskısı yok. Onlara kılavuz edecek kimse yok. Eğitimde başarı için iletişim, kişisel dokunma şarttır. Bu yüzden işte öğretmenler hep olacak.

Kendini tekrarlayan işler yani brokerlik, acentelik gibi meslekler robotlar tarafından yapılacak. Ama çöpçülük, bahçıvanlık, polislik, inşaat işçiliği gibi meslekler gelecekte hep olacak. Yaratacılık, hayal gücü gerektiren konularda robotlar çalışamayacak.
Zekanın  IQ ya da babanızın parasıyla ilgisi yok. Zekâ geleceği görmek, geleceği tasarlamak demektir. Başarılı ve zeki insanlar, 10 yıl, 20 yıl sonrasını düşünür. Daha az zekiler ‘Şu an ne yapabilirim?’ der, kısa vadelidir.

Gençler her şeyi Facebook’a yüklüyor. 15-20 yıl içinde duygu ve anılar da SMS olarak gönderilip, sosyal medyada paylaşılacak. İlk kullanıcılar çocuklar olacak. Bugün Japonya’da gençler partide kulaklık takıyor, size ilgi duyan varsa kulaklıklar aşağı yukarı inip çıkıyor.

Tuvaletlerde çipler olacak ve likit biyopsi yapacak. Kanser genlerinizi size oluşmadan tuvalet söyleyecek. Üç boyutlu tasarımları evinizin salonunda yapacaksınız. İnsan organlarının çıktısını yazıcıdan alacaksınız. Kendi hücrelerinizden böbreğinizi salonunuzda üreteceksiniz.’’

Sayın Kaku’nun konuşmalarından su sonucu cıkarabiliriz

*10-16 yaş arasında çocuklara ilham vermek,

*Rol model bulmak,

* Eğitimde başarı için iletişim, kişisel dokunmak,

*Bilimsel merakını öldürmemek,  

*Heyecanlandırmak gerekiyor .Bunları çogaltmak mümkün o da ailelere olduğu kadar eğitimcilere de düşüyor.

     Yazımı, okulların açılması nedeniyle özellikle ilk ve orta öğretim (1-8 nci sınıf öğrencileri için) bazı kitap önerileri ile son vermek istiyorum.

10 – 12 Yaş Grubu Çocuklar için, okumaları için seçtiğim bazı kitaplar.

* Antoine de Saint Exupery., Küçük Prens, Türkçesi: Yasar Avunç, İstanbul.

* Ayla Kutlu., Merhaba Sevgi, Bilgi Yayınevi (Roman), Ankara, 2006

* Christine Nöstlinger., Konrad ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk,İstanbul, 2003

* Christine Nöstlinger ., Susi’nin ve Pau’ün Gizli Günlükleri, Resimleyen: Christine Nöstlinger,  İstanbul

*Gülten Dayıoglu., Gizemli Buzullar Kıtası Antartika ve Patagonya’yaYolculuk, İstanbul.,2006

* Erol Büyükmeriç .,Gizemli Anne, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2008

*Melike Funda Kaynak., Günese Açılan Pencere, Bu Yayınevi (Gerçek Yasam /Öyküler)                  

 İstanbul,  2008

* Meral Babacan Erbil., Nilüfer Diye Bir Kız, İstanbul: Bu Yayınevi (Roman). 2000

*Peter Hartling., Benjamin Anna’yı Seviyor, Resimleyen: Eva Muggenthaler, Günısıgı Kitaplıgı (Roman), İstanbul.

*Zeynep Cemal ., Ballı Çörek Kafeteryası Günısıgı Kitaplıgı, İstanbul, 2006

İlk ders zili çaldığında, Türkiye’nin batısından dogusuna, kuzeyinden güneyine kadar en ücra köşelerinden, en büyük kentlerindeki okullara kadar derslerinin başına geçip, sınıflarındaki kara tahtalarının önünde öğrencileriyle buluşacak olan son derece vefakar, fedekar, sevecen öğretmenlerimize, okul idarecilerimize, öğrencilerimize ve onların velilerine güzel, yararlı, huzurlu ve sağlıklı bir Eğitim ve Öğretim yılı diliyorum.  


Kaynakça.

Prof. Dr. Michio Kaku’nun konu ile ilgili kitap ve makaleleri.

www.edebiyathane.com

www.haberturk.com

www.world pres.com

Dr. Ülkü Varlık Arşivi

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55
xx