Ahmet Acaroğlu /
GAP GEZİSİ İZLENİMLERİ
06 Eylül 2018 Perşembe, 06:00

Sizi bilmem ama ben vakit buldukça gezip dolaşmayı severim. Vatan coğrafyamızda dolaşıyorsam ülkemin farklı yörelerinin insanlarını tanımanın,Türk kültürünün değişik yansımalarını gözlemlemenin tarifsiz mutluluğu ile dönerim yaşadığım kente. Yok eğer başka ülkelerin bilmediğim güzelliklerinin peşindeysem yine meraklı gözlerle seyrederim etrafı. Ülkemle kıyaslama imkanı verir bana bu seyahatler. İmrendiğim tarafları olur bazen;çünkü Avrupada,birkaç istisnayı görmezden gelirsek şehirler tertemizdir. Dereler, nehirler, göller pırıl pırıldır. Yasalara saygılıdır insanlar,ayrıca sorumluluk sahibidirler. Yanlış yapanları uyarıyorlar anında. Öteki de ayı gibi homurdanıp yürümüyor üstünüze,efelenmiyor öyle. Bilakis yaptığından utanıp özür diliyor sizden. Ama çok benciller, bütün hesapları hep çıkar üzerine. Benim halkım hiç tanımadığı bir insana bile cömerttir,merhametlidir oysa. Misafire ikramda yarışırlar birbirleriyle. Alemin ülkesi ne kadar güzel olursa olsun bizim ruhumuz Anadolu’da can bulur. Siz de Ayten Alpman’a eşlik edin isterseniz benim gibi.

 

Havasına suyuna taşına toprağına

Bin can feda bir tek dostuma

Her köşesi cennetim ezilir yanar içim

Bir başkadır benim memleketim

 

Başkanı olduğum Uzunköprü Türk Ocağı bir sosyal etkinlik olarak kültür turları düzenliyor her yıl. Bu yıl Güney Doğu Anadolu’yu seçtik güzergah olarak. Mersin,Tarsus, Adana,Antakya,Adıyaman,Mardin,Diyarbakır,Şanlıurfa ve Gaziantep’i kapsayan gezimizde unutulmaz anılar,bilgiler ve fotoğraflar devşirdik. Gidemediğimiz yerleri, göremediğimiz tarihi eserleri anmıyorum bile,gördüklerimizi anlatmaya kalksam sayfalar yetmez. Zaten tur oparatörlerinin sayfalarına göz atsanız üç aşağı beş yukarı güzergahlar ve gezilecek yerler belli. Ülkemiz arkeolojik bir kültürler mozayiği. Kimler gelmiş kimler geçmiş bu topraklardan…İnsanlığın geçirdiği bütün evreleri takip edebiliyorsunuz  buluntuları incelerken. Anadolu medeniyetler beşiği. Ayağınıza takılan her taş, vurduğunuz her kazma  sizi başka bir dünyanın keşfine götürüyor.Dünyada arkeolojik açıdan bu kadar zengin bir başka ülkenin olmadığını,olamayacağını gezince daha iyi anlıyor insan. Bunun turizm açısından önemini kavradıysak kazı çalışmalarına daha fazla ödenek ayırarak daha çok çalışmalı, daha çok eseri gün yüzüne çıkararak daha çok turist celbetmeye çalışmalıyız. Ben yeterli çalışma yapılmadığını düşünüyorum.

Dedim ya ben bu kısa yazıda gezi izlenimlerinden bazı notları aktarmayı daha önemli buluyorum. Mesela biz güzergahı duyurduğumuzda bir çok arkadaşımız ve tabiki daha çok bayanlar biraz çekimser davrandı.Orası terör bölgesi tedirginliği vardı bir çoğunun üzerinde. Fakat gördüler ki; devlet, teröriste gösterdiği hoşgörünün başımıza ne işler açtığını görmüş,taktik ve strateji değiştirerek teröristlerle amansız bir mücadeleye girerek şehirleri temizlemiş.Şimdi bölgeye düzenlenen turların canlandırdığı çarşılarda esnafların da yüzü gülmeye başlamış.

Bakın çok daha ilginç bir şey söyleyeceğim.Bir zamanlar biz batı bölgesinde ideolojik bulduğumuz  şarkılar yüzünden birbirimize saldırırdık. Oysa Halfeti baraj gölünde düzenlediğimiz tekne turunda önce TÜRKİYEM şarkısıyla sarstık dağları,sonra İZMİR MARŞI ile titrettik dalgaları.Bu kadarını ben bile hayal edemezdim doğrusu.Bir kıyıya yanaştı tekne .Sahilin değişik yerlerinde çay bahçeleri var. Çay getiren genç kadın nerelisiniz diye sordu Edirne’liyiz dedim. Yüzünüzden anladım dedi.Ben de buralıyım,Kürt kızıyım dedi. Hemen atıldı yandaki tahsilli siyah gömlekli delikanlı:-O bizim gelinimizdir.Ama biz Barak Türkmenleriyiz.Halkımız bu topraklara terör var diye gelmiyordu.Halbuki onlar burada barınamaz.Her yerde olay oldu, burada bir tane bile bomba patlamadı. Yanlış ön yargıları birlikte yıkacağız dedi. Apo’ya inat sarıldık birbirimize.

 Daha ilgincini anlatayım: Harran’da konik evleri geziyoruz.Duvarda rahmetli olmuş ağanın resminin işlendiği büyükçe bir halı var.Halının ortasında da bakır işlemeli bir tabak. Bakır tabaktaki motifi kırk yıl düşünseniz bulamazsınız.Ben söyleyeyim de şaşırın hadi;Ülkü Ocakları’nın sembolü BOZKURT. Yerel rehbere Mahmut bu ne iş diyorum,pkk dan korkmuyor musunuz? Hocam diyor bu kara yağız, siyah sakallı genç adam:-Onlar buraların yakınından bile geçemez.Harran ovasında Türkmenler yaşar.Her Türkmen bir bozkurttur.Biz can veririz gözümüzü kırpmadan ama topraklarımızı asla.Mahmut’a daha sıkı sarılırken kulağına şunları mırıldandım:Ölmez bu hareket,ölmez bu dava.. Az ötede Harran üniversitesinin kalıntıları görünüyordu.

Gaziantep’te Kendirli Gazi Kültür Müzesi var.Antep’in yiğitlerini canlandırmışlar perdede.Bir dede torununa Antep direnişini anlatıyor,atalarını tanıtıyor,Atatürk’le beraber destanlaşanları.En sonda Atatürk’ün balkondan yaptığı bir zafer konuşması var.Diyor ki gerçek Başkomutan:-Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki? Onlar yalnız Gaziantep'i değil, bütün Türkiye'yi kurtardılar. Sanki Atatürk’ün ruhu o an aramızda gibi geldi bana .Müthiş etkilendik.Salondan çıkarken bir çok arkadaşımın benim gibi yanaklarına süzülen göz yaşlarını silmeye çalıştığını farkettim. Aziz Atatürk,sen bizim yolumuzu aydınlatan ışık,ruhlarımızı tutuşturan ateşsin.Serden geçeriz ama senden,senin fikirlerinden asla.

Antep’te bir bedestende dolaşıyoruz hatıra olabilecek bir şeyler alabilir miyiz diye.Zarif bir bayan gözlüklerinin arkasından biraz mütebessim,biraz da tereddütle:-Siz Uzunköprülü değil misiniz? Ahmet bey ben Gönül,tanıdınız mı? Tanımaz mıyım diyorum ama ben de tereddütteyim.Bozuntuya da vermiyorum . İçimden de Hudut Gazetesinin sahibi Gönül Uyanıktır’a ne kadar benziyor,diyorum. Hal hatır sorup ayrılıyoruz.Onlar da başka bir turla gezideymişler. Ayrılınca Google hazretlerine bana Gönül hanımın fotoğrafını göster diye ricada bulunuyorum.Evet yanılmamışım.Ama Edirne’den çook uzaklarda,Gaziantep’te bir kapalı çarşıda birden karşılaşınca yorgun ve sıcaktan bunalmış hafıza bazen işte böyle kısa devre yapabiliyor.Yoksa iki köşe yazarı ne kadar yorgun olursa olsun bir çay içmeden birbirini bırakır mı hiç? Gönül hanıma bir çay borcum var dostlar.En kısa zamanda telafi edeceğim.

Bildik bir turla gitmek çok önemli Biz EVROS TUR’la dördüncü gezimizi de büyük bir rahatlık ve memnuniyetle gerçekleştirdik.Bir aile gibiyiz artık.Ne istediysek hay hay dediler.Oteller yemekler dört dörtlük.Rehberimiz tam donanımlı.Kaptanlar tecrübeli.Eda hanım patron değil,bizim kızımız artık. Gezi gibi yazıyı da bu güzelliklerle bitiriyorum. Hoşça kalın.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55