ERCAN KERMAN
İDARELİ KULLANALIM
Yayın Tarihi: 09 Temmuz 2018, Pazartesi
Diğer Yazıları

“Sanayi Cimridir” diye bir söz vardır. Gerçekte de öyledir. Örneğin sütün pastarolize işleminde kırk derece yeterliyse, sütü 41 dereceyle ısıtmalar. Bir derece fazla ısıtma bile yıl sonunda büyük rakamlara ulaşır. Yani ne kadar gerekliyse o kullanılır, daha fazlası değil.

Ben de hayatım boyunca öyle yaptım. Belki zengin bir ailede büyümediğimden hep idareli gitmeye çalıştım. Örneğin çeşme suyunu bile idareli kullanırım. Musluğu çok az açıp ellerimi sabunlarım, sonra çok açıp durularım.

Traş olurken jiletin arasına sabunla beraber ince sakallar da dolar. Bunların temizlenmesi için basınçlı su gerekir. O zaman suyu sonuna kadar açıp jileti temizler temizlemez suyu kapatırım.

Bu su örneğini bilerek seçtim. Şehit ailelerine, Edirne Belediye Encümeni’nin aldığı bir kararla su parasız. Bize su parasız olsa da ben idareli kullanmaya devam ediyorum.

Bir arıza nedeniyle sular kesilse ne kadar zor oluyor. Çeşmemizden akan temiz suyun kıymetini bilmek zorundayız.

Suyun tasarruflu kullanımı konusunda sensörlü musluklar herhalde daha iyi. Gerçi şimdi anlatacağım olaydaki gibi bazı sakıncaları da yok değil.

Zannedersem geçen yıldı. Ticaret ve Sanayi Odası Salonunda bir toplantı vardı. Ben de gittim.

Bir ara tuvalet ihtiyacı için dışarı çıktım. Tam tuvalete girecekken kasketli, yaşlıca bir köylü amca ile karşılaştım.

“Sular akmıyor” dedi.

“Amca sen benimle gel, bunlar akıllı çeşme, elini görünce akar.” dedim. İşimiz bittikten sonra “Amca sen hangi köydensin?” diye sordum.

Kemal Köydenmiş.

Şimdiye kadar hep su tasarrufundan konuştuk. Aslında geri dönüşüm dahil, hayatın her alanında tutumlu olmaya çalışmalıyız.

Ha sahi söylemeye unuttum. Deniz evimizde de sitenin suyu yerden çıkartılıyor. Yani orada da su parası yok. Yok ama ben yine de idareli kullanıyorum. Gün gelecek yer altı suları da azalacak.

Öyle değil mi?..

Her zaman olduğu gibi bu yazıyı da bir fıkra ile bağlayalım.

Aşırı kuraklık çekilen bir susuz köye yolu düşen bir yolcu traş olmak için köyün berberine gider. Berber sakalı sabunlamak için fırçaya tükürür ve adamın yüzünü sabunlar. Traştan sonra misafir “Bu nasıl iş tükürdüğü fırçayla yüzümü sabunladı” der.

Köylülerden biri “Beyim sen misafirsin diye sana itibar etti, bizim yüzümüze tükürüp sabunluyor.” der ve devamla:

“Yüzümüze tükürüldüğünde ‘Yarabbi Şükür’ diyenlerden değiliz. Değiliz ama hayat şartlarına mümkün olduğunca uymaya çalışarak yaşamaya çalışıyoruz.”

Kendinizle barışık ve sade bir yaşam dilerim.

Kalın Sağlıcakla…

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
GIDA İSRAFI
Yaver Tetik
Merkezi sistem katı yakıtlı sıcak sulu kalorifer kazanlarından nasıl enerji tasarrufu sağlanır? (3)
Psikolog. Buse Başköylü
Ergenlik huzursuzluğu mu, depresyon mu?
NURAN İKİZ
Hayatın değeri
Zafer Dereli
Disiplin cezasına itiraz etmedim, dava açabilir miyim?
Şükrü Akıllı
Selimiye ve yemiş kapanı hanında Vakıflar açıklaması
ERCAN KERMAN
Zihin egzersizi
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)
MURADİYE AKCAN
TRAFİKTE ZORBALIK MI HOŞGÖRÜ MÜ?
EKREM KANTUR
SGK’da malül ve engelli aylığı
Ahmet Acaroğlu
UĞURLAR OLSUN OZAN ARİF
Numan Özgür METİN
Sapanca-Maşukiye-Kartepe doğa turu
ERTAN ÇEKİÇ
Güzel konuşma sanatı
M. ENİS ŞENSEVER
Türkiye’de psikolojik edilgenliği kırmak
Recep Çınar
Şehir ve İnsan
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
Teoman Özçuhacı
İP’E TAKVİYE HAMLESİ TELAŞ YARATTI
CELİL ÖZCAN
ATATÜRK’E HAKARET ETMEK DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR.
Burhan Aytekin
Bulgaristan Gezi Notlarım-3
HAMİT PUHALOĞLU
Kırım'dan gelir bir Tatar