Selçuk Duranlar /
ÇİN’İN PROJESİ
22 Haziran 2018 Cuma, 07:00

Çin’den başlayarak Anadolu ve Akdeniz aracılığıyla Avrupa’ya ve diğer bir rotayla da Kızıldeniz üzerinden Afrika’ya kadar uzanan ticaret yollarının genel adı, bu yollar üzerinde ticareti yapılan en kıymetli mal olan ipekten dolayı “İpek Yolu” olarak adlandırılmıştır.

Modern İpek Yolu projesi, ilk defa 2013 yılında Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı XiJinping tarafından Kazakistan ziyareti sırasında “Bir Kuşak Bir Yol” adıyla açıklanmıştır. Bu proje, adını tarihî “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” ve modern “Deniz İpek Yolu” terimlerinin kısaltmasından almıştır.

Yol kavramı, aslında projedeki deniz yolu ağını ifade etmek için kullanılmıştır. Deniz yolu ayağında Güney ve Güneydoğu Asya’dan Doğu Afrika ve Akdeniz’in kuzeyine kadar uzanan bir ulaşım ağı planlanmıştır. Deniz yolu kuşağında Güney Çin Denizi, Hint Okyanusu ve Ortadoğu’daki körfezler önem arz etmektedir. Kuşak ve yol; Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları boyunca uzanmakta, bir uçtaki canlı Doğu Asya ekonomi çevresini diğer uçtaki gelişmiş Avrupa ekonomisine bağlamakta ve ekonomik kalkınma için muazzam bir potansiyele sahip olan ülkeleri içine almaktadır.Projede Türkiye dahil 65 ülke yer almaktadır.

Avrupa bölümü; Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Bosna Hersek, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Gürcistan, Macaristan, Letonya, Litvanya, Makedonya, Moldova, Karadağ, Polonya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna

Türkiye’nin içinde yer aldığı Orta Koridor, tarihi İpek Yolu’nun canlandırılması amacı taşırken Orta Koridor’a yapılacak yatırımlar toplamının 8 trilyon doları bulması beklenmektedir. Bu miktarın sadece ulaştırma altyapısı için ayrılan kısmının ise 40 milyar doları bulacağı belirtilmişir. Türkiye’nin projeye entegrasyonu için iki ülke arasında imzalanan anlaşma ile ilk aşamada 40 milyar dolarlık bir bütçe öngörülmüş, yatırımlar için her yıl harcanması planlanan miktar 750 milyon dolardır. Türkiye, (OBOR projesinde) alternatif koridorlardan birisi olan Orta Koridor üzerinde bulunduğu için jeopolitik bir konuma sahiptir. Jeopolitik konumunun güçlü olması, güçlü üretim ve yüksek potansiyeli, Karadeniz taşımacılığında önemli bir aktarma ülkesi olması gibi üstünlükleriyle öne çıkmaktadır.

Proje haricinde Çin-Türkiye ticaret işbirliği de istikrarlı olarak gelişim göstermektedir. 2016’da iki ülke arasında ithalat-ihracat hacmi yüzde 1.9 artarak 27 milyar 760 milyon dolara ulaşırken, Çin, Türkiye’nin en büyük 19’uncu ihracat ve en büyük ithalat pazarı ülkesidir.

Çin ve Türkiye arasındaki ekonomik verilere bakıldığında 2016 yılında Türkiye’nin 23,1 milyar dolarlık ticaret açığı verdiği görülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2013’ten bu yana ihracatta kademeli olarak bir azalma yaşanırken, ithalat aynı seviyelerde bulunmaktadır. Çin, Türkiye’nin toplam ithalatında %12’lik bir pay ile lider konumdadır. Aradaki ticaret açığının azalması için daha fazla Türk ürününün Çin pazarına ulaşmasıgerekmektedir. Proje kapsamındaki koridorun tamamen çalışır hale gelmesiyle birlikte Türkiye ve Çin arasındaki transfer süresinin 30 günden 10 güne düşmesi beklenmektedir.21 Bu durumun, ithalat ve ihracat farkını Türkiye lehine değiştireceği tahmin edilmektedir.

Türkiye’nin merkezde olması girişimin değerini arttıracaktır.

Kaynak:   Balcı, Zeynep, “Çin’in Yeni ‘İpek Yolu’ Projesi”, İNSAMER, Ocak 2018.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55
xx