Tülay Çağlarer /
BAYRAM TEMİZLİĞİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
13 Haziran 2018 Çarşamba, 06:11

Bayrama birkaç gün kaldı, evlerdeki bayram telaşı aldı başını gidiyor. Pekçok evde adeta olağanüstü hal var. En önemli telaş ev temizliği… Evlerini, ücretli anlaştıkları temizlik çalışanlarına temizletenler, o kişilerin boş günlerine göre bir temizlik tarihi tespit edip bu sorununu çözmeye çalışıyorlar. Evlerini kendi temizleyen ev hanımları da bir hayli çok. Onlar da temizlik işlerini kendilerince bir takvime bağlamışlar.

Geçenlerde, tanıdık bir ortamda ev kadınları bu konuda konuşuyorlardı. Ellerinde akıllı telefonlar, bayrama kadar olan günlerdeki hava durumlarını inceliyorlar. Ben, herhalde bayramda havanın nasıl olacağını merak ediyorlar, diye düşündüm. Yanılmışım. Hangi gün yağmurun yağmayacağını tespit etmek için bu araştırmayı yapıyorlarmış. Yağmurun yağmayacağı gün, cam silip perde asacaklarmış.

Hani tarihten biliriz, birbiriyle savaşacak devletlerin komutanları, harekete geçmeden önce hava durumu bilgisini mutlaka öğrenip ona göre hareket planı yaparlardı. Kadınlarımızın bu davranışı bana bu konuyu hatırlattı.

Tabii temizlik konusunda çok titiz hanımlarımız var. Onlar evlerini temizlemek için kendilerini mahfediyorlar. Ellerinden süpürge, bez düşmüyor. Onlarca temizlik malzemesini aynı anda kullanıyorlar, hatta bilinçsizce kullanıyorlar.

Günümüzü, geçmişle karşılaştırırsak temizlik anlayışımızda biraz değişme oldu. Mesela artık halıları, balkonların korkuluk demirlerine asıp dövmüyorlar. Kapı önlerinde yıkamıyorlar. Şimdi halılar toparlanıp hemen halı yıkama fabrikalarına gönderiliyor, temizlenip geliyor. Böylece bir sektör doğdu. Hem de kadınlarımız bu eziyetten kurtuldular. Bir de satın alınan halı temizleyicilerinin içindeki kimyasalların etkilerine de maruz kalmamış oluyorlar.

Bugün bu bayram temizliğini fırsat bilip evlerimizde kulandığımız temizlik malzemelerinden ve de bunların etkilerinden bahsetmek istiyorum.

Önce evlerimizde kullandığımız temizlik malzemelerini sıralayalım.

Bulaşık-çamaşır deterjanı, sabun, kireç önleyici, yumuşatıcı, ağartıcı(çamaşır suyu), kireç ve yağ çözücü, lavabo açıcı, tuvalet temizleyici(tuz ruhu v.b.), cam temizleyici, pas giderici, metal parlatıcı, naftalin, klorlu beyazlatıcı, dezenfektan, mobilya ve yer cilası, leke sökücü, halı temizleyici, koku giderici, oda spreyi gibi kimyasal içerikli, çeşitli ürünler.

Hijyenik bir eve sahip oldum derken hem sağlığınızı, hem çevreyi tehdit eden temizlik ürünleri. Hepimiz ev temizliğimizi bu ürünlerle yapıyoruz ama evlerimizi temizlemiyor, zehirliyoruz. Bir diğer tabirle kaş yapalım derken göz çıkarıyoruz.

Ayrıca temizlik malzemelerini bilinçsizce kullanıyoruz. Yeterli ölçü yerine daha fazlasını kullanarak, daha iyi temizleyeceğimizi zannediyoruz. Ya da birkaç temizlik malzemesini birlikte, çamaşır suyu, tuvalet temizleyici ve pas çözücü gibi klorlu beyazlatıcıları kullanarak kimyasal tepkimeye yol açarak, kloramin adı verilen tehlikeli bir gazın oluşumuna sebep oluyoruz.

Kimyasallar vücudumuzda soluma, yutma ve temas yoluyla, sinir sistemi hasarı, cilt hastalıkları, ağız, mide, boğaz iltihabı, karaciğer, böbrek, akciğer, pankreas ve dalakta hasar, geçici körlük, astım krizi, merkezi sinir sistemini etkileyerek depresyon, sinirlilik ve hiperaktiviteye yol açar.

Bu saydığımız ürünlerin, kimyasallarının içinde bulunan zararlı maddelerini öğrenelim.

En çok kullandığımız çamaşır suyu klor içerir. Ağız, mide ve boğazda iltihap yapar, solunum yolları hastalıklarına sebep olur.

Tuvalet temizleyicilerinde hidro klorik asit vardır. Mide yanması, görme bozukluğu yapar.

Birçok halı, koltuk temizleme şampuanında kanserojen olan perkloretilen, trikloretilen, naftalen(neft yağı), etenol, amonyak gibi aşırı toksit maddeler bulunur.

Dezenfekte edici ürünlerde kanserojen, fenol ve formaldehit kimyasalları bulunur.

Mobilya ve yer temizleyicilerinde bulunan fenol ile kresol(dezenfektan) ve nitrobenzen doğrudan kanserojen madde olarak tanımlanır.

Evlerimizde, odalarımızda koku giderici oda spreyleri kullanırız. Çok masum gibi görünen bu ürünün sonuçlarına bakalım. Bunlar koku gidermeyip kendi kokularıyla kötü koku moloküllerini kaplarlar veya burnumuzdaki koku algılama sinirlerini etkilerler. Bunlarda kullanılan kimyasallar kanserojen olan fenol, kresol, etenol, ksilol ve formaldelit. Oda spreyleri havada asılı kalmayıp yere, halılara ya da mobilyaların üzerine iner. Çocuklar ellerini ağızlarına götürdüklerinde bu maddeleri ağız yoluyla bünyelerine katarlar.

Kokulu mumlarda yandıklarında asetaldehit, formaldehit, naftalin gibi organik kimyasal maddeleri havaya yayar. Bu maddelerin kanser, sinir sistemi hasarı yapacakları bilinir.

Evlerde yakılan tütsüde de benzen ve formaldehit bulunur.

Şimdi size soruyorum:“Zehirsiz ev mümkün mü?”

O halde ne yapmalıyız?

Elimde Erkan Şamcı’nın “Ekolojik Temizliğin Kitabı” adlı eseri var. Sağlıklı yaşam için doğal temizlik önerileri ve pratik uygulamaları anlatıyor. Erkan Şamcı’yı, televizyonların gündüz kuşağını izleyen hanımlarımız bilirler. Konumuzla ilgili pekçok bilgiler sunmuştur. Kendisi ziraat mühendisi, araştırmacı, eğitmen, ekolojik yaşam uzmanıdır. Eserinin ön sözünde, kitabı niçin yazdığını anlatıyor.

“Bu kitabı kızdığım için yazdım.

Temizlik ürünleri yapıp satan çoğu dünya çapında çalışan firmalara insan sağlığını hiçe sayarak sadece leke-kir odaklı çalıştıkları için kızıyorum. Lekeyi temizlerken insan ve çevre sağlığını bozdukları için kızıyorum.

Zehirli, ama hoş kokuların kamuflajında parayla hastalık potansiyeli sattıkları için kızıyorum. Ünlü kişileri reklamlarında kullanıp insanımıza hayatı kolaylaştıracağını söyledikleri ürünlerle alerji, astım, kanser, egzama, üreme problemleri, çocuklarda gelişme problemleri, sinir sistemi bozuklukları ve doğum kusurları gibi gibi birçok hastalığa yol açabilecek ürünlerini, hiçbir uyarı yapmadan insanların hayatına soktukları için kızıyorum.

Bu deterjan ve temizlik ürünlerinin atıklarıyla kirlenen sayısız canlının yaşamını olumsuz etkileyen çevre sorunlarına neden oldukları için kızıyorum.“

Yazar, bu ürünlerin olumsuzluklarını kısa ve öz biçimde bizlere ifade ediyor.

Kitapta evlerimizde kullandığımız temizlik ürünlerinin ekolojik alternatifleri, ev, mutfak, banyo ve tuvalet temizliği, çamaşır ve kıyafet temizliği, duvar ve cam temizliği, halı, ahşap ve mobilya temizliği ve de evdeki havanın temizliğinin çözüm ve önerileri var. Bence her evde bulunması gereken bir kitap.

Kanser ve tedavisi denilince ilk akla gelen ve Çapa Tıp Fakültesi’ne bağlı Onkoloji Bilim Dalının kurucusu Prof. Dr. Erkan Topuz akla geliyor. Hocamızın deterjanlar konusunda söylediklerine kulak verelim.

“Her türlü deterjandan kaçınınız. Devamlı olarak zeytenyağ ve defne sabununu seçiniz. Ellerinizi, vücudunuzu temizlemek için, hakiki zeytinyağı, defne veya fıstık yağından yapılan hakiki sabunlar da seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan kaçınmalıyız.

Bulaşık makinesinde kullandığımız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir. Ne kadar yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir.  Eğer sağlığınızı düşünüyorsanız çıkardığınız bulaşıkları sirkeli suyla ya da limonlu suyla silin.

Deterjan kullanınca muhakak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın. İçine izci eldiveni(pamuk eldiven) giyin. Çünkü deterjanlar allerjiktir ve ufak dozlarda alındığı takdirde de kronik olarak kanserojendir.

En tehlikeli yer halıdır. Halı bütün testisitleri tutar, bu nedenle halıların temizliğine dikkat ediniz. Kesinlikle deterjanla temizlemeyin, sirkeli suyla silin.

Benim mücadelem, bu yaştan sonra halkımızı kanserden korumaktır. Kanser tedavisi sonra geliyor. Bir korunma bin tedaviden evladır.  Ben bunları kendimi bu işe adadığım için anlatıyorum.”

Deterjan kelimesi yazımızın başından beri geçiyor. Deterjan, petro- kimya ürünlerinden elde edilen, temizleme ve arıtma gibi işlerde kullanılan toz, sıvı, krem şeklinde olan maddelerdir. Deterjan, kir sökücü anlamına gelmektedir ve sabun dışındaki temizleyicilerin tümü deterjan sınıfına girer.

Deterjanların yoğun bir şekilde kullanımına 2. Dünya Savaşı sırasında başlanıldı. Fakat deterjan temizlik amacıyla değil, sabun yapımında kullanılan yağlar, askeri araç ve silahları yağlamak amacıyla kullanıldı. İlk üretimi de 1917 yılında yapıldı.

Bu bilgilerden sonra yine geçmişi hatırladım. Ev temizlik maddeleri bu kadar çok değildi. Su, sabun(yeşil ve beyaz), Arap sabunu, soda, kül, çivit, kil, kostik soda.

Ev temizliğine Arap sabunu, sabun, soda ve sirkeyle başlanır, kostik soda ile tahtalar fırçalanırdı. Kostik soda, şimdiki neslin pek tanımadığı kimyasaldır. Kimyasal adı sodyum hidroksit olup sabunun hammadesinden birisidir. Beyaz renkte nem çekici bir maddedir. Suda kolaylıkla çözülür ve yumuşak, kaygan bir sabun hissi veren bir çözelti oluşturur. Küçük bir kap içinde eritilir, ısıtılmış, silinmiş ahşap merdivenlere bu su azar azar dökülerek tahta fırçasıyla fırçalanır, sonra da duru suyla silinip kurulanırdı. Güzel fırçalanan tahtaların renginin kehribar sarısı gibi olması makbuldü. Kostik soda lavoba açıcı olarak da kullanılır. Tehlikeli bir madde olduğundan sıçraması ya da dökülmesi halinde deride ve solunum sisteminde yanıklara neden olur, o nedenle çok dikkatli olunmalıdır.

Çamaşırlar, soda ve sabunla yıkanırdı. Her evin bir çamaşır kazanı vardı. Bir iki su elde sabunla yıkanan çamaşırlar, çamaşır kazanına atılır, içine sabunlar rendelenir, bir tülbente kül konulup kazanın içine atılır ve kazan saatlerce kaynatılırdı. Sonra durulanan çamaşırlar iplere asılırdı. Çamaşırların bembeyaz olması o kadar kolay değildi. Kadınların ne kadar temiz olduğu, ipe serdiği çamaşırların beyazlığına, yani sakız gibi olmasına göre not verilirdi.

Bulaşık da su, soda, sabunla yıkanırdı.

Neticede temizliğin ana maddesi sabundu. Çamaşırlar, tabaklar iyi durulanmasa bile üzerinde kalan madde sabun kalıntısı idi. İnsan vücuduna, sağlığa, çevreye bir zararı yoktu. Şimdi öyle mi? Bütün temizlik maddeleri sağlık açısından bir tehdit oluşturuyor. O nedenle ev hanımlarımız temizlik maddelerini alırken, kullanırken lütfen bir değil bin kere düşünmelidirler.

Sevdiklerimizle, sağlıkla, mutlulukla, huzurla dolu nice bayramlar diliyorum.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55