ERCAN KERMAN
RİNDANE ÖLÜM
Yayın Tarihi: 11 Haziran 2018, Pazartesi
Diğer Yazıları

Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;

  Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.

  Gece; bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış

  Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle.

 

  Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;

  Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.

  Ve serin serviler altında kalan kabrinde

  Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.

  Yahya Kemal BEYATLI

 

Bu yazıyı yazabilmek için Yahya Kemal’in bu şiirinin bestelenmiş halini Münir Nurettin SELÇUK da dahil birçok sanatçıdan defalarca dinledim. Her dinleyişimde ayrı bir haz ve heyecan duydum. Ruhumun derinliklerinde kıpırtılar hissettim.

Yahla Kemal’i resimlerinden tanıyorum. Anladığım kadarıyla iri yarı, hantal sayılabilecek bir bünyeye sahip. Biz duygusal insanları daha naif, biraz çekingen, mahcup, kırılgan gibi kelimelerle terif ederiz. Oysa Yahya Kemal hayat dolu, taşı sıksa suyunu çıkartacak gibi duran biri.

Bizim tam olarak anlayamadığımız gerçek sanatçıların değişken ruh hallerine girebilmeleri.

Yahya Kemal çocukluğunun geçtiği Üsküp yakınlarındaki Rakofça Çiftliği’nden bahsederken “Aldım Rakofça kırlarının hür havasını,

Duydum akıncı cetlerinin ihtirasını.” diyor.

Bu coşkuyu;

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik,

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!

………………

 Şiirinde de görebiliriz.

Tekrar ölüm konusunu işlediği “Sessiz Gemi.” Şiirine gelirsek;

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

…………..

Esas söylemek istediğim dış görünüş olarak pek de uygun olmayan bu şairin böylesi duygusal yaklaşımları.

Yahya Kemal hiç de rindane yaşamamıştır. Aşklarıyla, çapkınlıklarıyla normal bir yaşam sürmüştür.

Rintler kabulleniş insanlarıdır. Onlar devamlı akan zaman nehrinin üzerindeki saman çöpleri gibi yaşarlar. Yani suyun akışına direnmek yerine sakince yol almaya bakarlar.

Onları kolay kolay incitemezsiniz. Onlardan zarar gelmeyeceğini bildiğiniz için sırlarınızı, kendinize bile itiraftan çekindiğiniz sırlarınızı onlara anlatabilirsiniz. Ve de yardım da görürsünüz.

Kendimizi yapayalnız hissettiğniz bu dünyada dertleşebileceğimiz bir dost bulmak kolay değildir.

Konu nereden nereye geldi.

Ölümün bu boyutta görünmez olup, diğer boyuta doğmak olduğunu bilenlere ne mutlu…

Bilenleri, bilmeyenleri selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla…

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
Bal kabağının tam zamanı
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)
Psikolog. Buse Başköylü
15 tatilde çocuklarla yapılabilecekler
Yaver Tetik
Enerji verimliliği nedir, neden önemlidir? (5)
NURAN İKİZ
Kıssadan hisse
Zafer Dereli
Personel müracatları başladı
Şükrü Akıllı
Poşet ve çevre tahribatı
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
MURADİYE AKCAN
TRAFİKTE ZORBALIK MI HOŞGÖRÜ MÜ?
Burhan Aytekin
Bulgaristan Gezi Notlarım-3
EKREM KANTUR
Asgari ücrette yeni değişiklikler
Ahmet Acaroğlu
Doğu Türkistan kan ağlıyor
Numan Özgür METİN
Eskişehir gezisi notlarım
ERTAN ÇEKİÇ
Okumanın önemi
M. ENİS ŞENSEVER
Toplumda Sanat
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
ERCAN KERMAN
GERÇEĞE SAYGI
Teoman Özçuhacı
İP’E TAKVİYE HAMLESİ TELAŞ YARATTI
CELİL ÖZCAN
ATATÜRK’E HAKARET ETMEK DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR.
HAMİT PUHALOĞLU
Kırım'dan gelir bir Tatar
Recep Çınar
“Beka” sorunu mu, iktidarı kaybetme sorunu mu?