NURAN İKİZ /
Nerde hareket, orda…
08 Haziran 2018 Cuma, 07:00

Yazımın başlığını okuyunca aklınıza piyasalardaki hareketliliğin bereketinden bahsedeceğim gelebilir. Evet doğrudur. Bu durumu anlatmak için “Nerde hareket, orda bereket” deyimi kullanılır.  Piyasalar hareketlenince esnafa, iş merkezlerine bereket geldiği bir gerçek, ama bazen bunun tersini ifade eden deyimler de vardır. “Nerde çokluk, orda bokluk.”, “Kuru kalabalık” gibi…

Neyse anlatmak istediğim bunlar değil. Ben konuma döneyim. Geçenlerde acile gittim. Yakınımın rahatsızlığının teşhisi için sıra beklerken yanda iki kadının konuşması kulağıma geldi. Hasta taşıma aracında oturan, halinden emekli olduğu anlaşılan eşinden biraz yakınan kadın, “O kadar uyarmama rağmen yerinden kımıldamadı, hareketsiz oturmaya devam etti, şimdi adım bile atamıyor. Adeta ayakları kilitlendi.” diye karşısındaki kadına eşinin durumunu anlatıyordu.  “Şimdi iş işten geçti. Bakalım doktor ne diyecek bu duruma?” diye de ekledi.

Evet sağlık uzmanlarından o kadar uyarı, o kadar öneri bazılarının bir kulağından girip diğer kulağından çıkıyor. Bu örnek bana şahit olduklarımı anımsatıyor.

Bir süredir minibüslerle yolculuk ederken izlediklerim inanır mısınız bana çok garip geldiği gibi şaşkınlık da yaşatıyor.

Yaşı biraz ileri olmasına rağmen yürüyemeyecek kadar rahatsızlığı olmadığı anlaşılan kişilerin bir duraktan bindikleri minibüsten ikinci durakta indiklerini görüyorum, şaşıp kalıyorum. Gideceği yer ya 100 metre, ya da 150. Minibüse rahatla bindiğine göre yürüme sıkıntısı da yok gibi.

 Geçen gün Saraçhane’den minibüse bindim, yıkılan eski İmam Hatip Okulu binası önündeki duraktan binen, kilosu normalin üstünde bir kişi, yine bir sonraki duraktan binen kilosu yerinde bir bayan Üçşerefeli Camii durağında inmelerine ne diyeceksiniz?... Ayakta durup minibüs beklediklerine değmez inanın... Atacakları 80-100, bilemedin 130 adım, sağlıkları için adeta bir ilaç niteliğinde...

Yürümek de bir spordur, bunu yapmazsan paslanırsın, kilo alırsın, o kiloları da taşımak zoruda kalırsın. Ve yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan misali bu kez daha zor yürürsün.

Hatta bu yüzden sağlık uzmanları en sonunda, toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer verilmemesi yönünde açıklamalar yaptı. Bakalım dinleyen olacak mı?..

Yazımı bir fıkrayla bitireyim.

Osmanlı döneminde faaliyette bulunan tembelhanelerde, tembel sayısı o kadar artmış ki yeni gelecek tembellere kalacak yer bulmak zorlaşmış. İlgililer “Bu böyle olmayacak.” deyip tembelhaneyi bir ucundan ateşe vermişler, “Bakalım kim tembel, kim değil anlayalım.” demişler.

Alevleri gören tembeller fırlamış dışarı, kaçan kaçana…

İlgililer, kimse kalmamıştır diye kapıdan içeri şöyle bir bakmışlar ki içerde sadece bir kişinin kaldığını görmüşler. O da uç tarafta yan yatmış vaziyette duruyor. Baştan rahatsız sanıp yanına gittiklerinde, ağzında sigara öylece baktığını görmüşler.“Ne yapıyorsun burda?” diye sormuşlar.

Adam, umursamaz bir tavırla soranların yüzüne bakmış, elindeki sigarayı da göstererek “Ateşin yakına gelmesini bekliyorum. Sigaramı yakacam da…” yanıtını vermiş.

Yetkililer, esas tembeli belirlemiş, tembelhanede bir tek onun kalmasına karar vermiş.  

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55
xx